Bu haber kez okundu.

Üzülmeye Değmeyen Şeyler

Bazen öyle şeylere canımız sıkılır ki, başkası anlatsa “başka derdin mi yok?” diye çıkışırız. Ama o anı yaşayıp, hayatı kendimize dar ettiğimizin de pek de farkında olmayız. İşte aklıma ilk gelenler;

 

1-Araba kullanıyorsunuz ve cep telefonunuz enteresan bir şekilde sessiz. Müzik dinlemek için radyoyu kurcalıyorsunuz, birden kulağınıza son dönemde en sevdiğiniz şarkı çalıyor. Ama ne yazık ki son nakaratta yakaladınız. Merak etmeyin kimse küfür ettiğinizi duymadı.

2- Önemli bir yemeğe ya da partiye davet edildiniz. Evden çıkarken son kez aynaya baktığınızda, siz bile kendinizi çok beğendiniz. “Bir elbise, bir kadına, ancak bu kadar yakışır” dediniz. O da ne? Girdiğiniz o önemli ortamda, bir başka kadının üzerinde de aynı kıyafet. Pişti olmak bir yana, elbise ona daha çok yakışmış. Galiba, hanımefendi sizden, biraz daha (en az 10 kilo) zayıf.

3-Bir zamanlar, dilekçe vermek diye bir kavram vardı. Dilekçeyi ilgili makama verir, cevabını beklerdik. Makamın da yasal süre içinde cevap vermesi gerekirdi. Sonra e-posta çıktı mertlik bozuldu. Şimdi her isteğimizi e-posta ile anlatıyoruz ve ışık hızında yanıt gelmediğinde öfkeleniyoruz. Halbuki, alıcı ne kadar meşgul olursa olsun önce size yanıt vermeli değil mi?

4- Teknoloji mobil hale geldiğinden beri, bize her yer ofis. Kafeler, pastaneler daha çok müşteri çekebilmek için ücretsiz internet bağlantısı sağlıyor. Bir kahve içip, iletişimi beleşe getirebilirsiniz. Ama acil bir e-posta göndermek için uğraştığınızda, nedense bu ücretsiz hatta bir sıkıntı yaşanır.

5-Yeni biriyle tanışırsınız. Sizden hayli gençtir ama, gerek kariyer, gerek aile hayatı gerekse sosyal duruşu ile sizden fersah fersah ileridedir. Damarlarınızdaki kanın normalden daha sıcak aktığının hissedilmesine, biz dünyalılar “kıskançlık” diyoruz.

6-Bir kitap okursunuz, bir film izlersiniz ya da bir proje duyarsınız, “ama ben bunu daha önce düşünmüştüm” diye hayıflanırsınız. Belki haklısınız siz düşünmüştünüz ama başkası yaşama geçirmiş. Ne derdi Rahmetli? “Son pişmanlık neye yarar?”

7- Arkadaşlarınızla bir masa etrafında toplanmışsınız. Herkes cep telefonunu masa üzerine park etmiş. Sizinki biraz eski model, olsun varsın cep telefonları henüz camları silme ya da ütü yapma yeteneğine ulaşmadı. Üzülmeyin, cep telefonu hala iletişim amaçlı kullanılıyor.

 

kentlikadin.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber