Bu haber kez okundu.

Terör psikolojisini nasıl atlatırız
 Terör travması normalleşerek atlatılır.
Son günlerde yaşanan terör saldırıları hepimizde korku, tedirginlik ve güvensizlik oluşturdu. Terör olayları, saldırılar ve savaşların toplumlarda travmaya yol açabileceğini belirten uzmanlar, travmaların normalleşerek aşılabileceğine dikkat çekerek  “Mümkün mertebe normal yaşantıya devam etmek gerekir. Zor da olsa kişinin çoluk çocuğu ile birlikte dışarı çıkması, toplumsal ilişkilerine devam etmesi gerekiyor. Toplum olarak birlikte hareket etmek gerekiyor” önerisinde bulundu.

Üsküdar Üniversitesi NP İstanbul Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mahir Yeşildal, terör saldırılarının toplumda tedirginlik, korku, umutsuzluk ve güvensizlik oluşturabileceğini söyledi.Psikiyatri Uzmanı Dr. Mahir YeşildalPsikiyatri Uzmanı Dr. Mahir Yeşildal

TOPLUMUN TÜMÜNDE TRAVMA YAŞATIYOR

Terör olaylarının sadece olaylara maruz kalan kişileri değil, toplumu da derinden etkilediğini belirten Dr. Yeşildal, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Terör olayları toplumda en çok çaresizlik hissi yaşatır. Bu tip toplumsal travmalar; sadece o travmaya maruz kalmış insanları değil bir karabasan gibi toplumun bütün kesimlerini etkiliyor. Bu karabasanın içerisinde maalesef en çok gördüğümüz şey çaresizlik hissi. İnsanların en temel duygularından biri güvende olma ihtiyacıdır. İnsanın olmazsa olmaz hiyerarşik sıralamasında yeme-içmeden sonra güvende olma ihtiyacı gelir.

PSİKİYATRİ POLİKLİNİKLERİNE BAŞVURULAR ARTIYOR

Terör olayları, saldırılar, savaşlar, deprem gibi olaylar bu güvende olma hissini ortadan kaldırıyor. Daha sonra bireyde başlayan çaresizlik, şaşkınlık, donakalmak, umutsuzluk, hiç kimseye güvenememe, kendi içine kapanma, uykusuzluk, en küçük ses geldiğinde irkilme, yüksek sesle biri konuştuğunda korkma, olayı rüyasında görme, kabuslarını yaşama, o olayı yeniden yeniden yaşama. Bu olaylardan sonra psikiyatri polikliniklerine başvurma oranı artıyor”

NORMAL YAŞANTIYA DEVAM EDİLMELİ

Travmadan sonra üç temel semptomun ortaya çıktığını belirten Dr. Yeşildal, travmayla başa çıkmada en öncelikli durumun normalleşmeye dönmek olduğunu söyledi. Dr. Yeşildal, şöyle devam etti:

“Birincisi, yeniden yaşama belirtileri. İkincisi aşırı uyarılmışlık belirtileri. Üçüncüsü, kaçınma belirtileri. Kaçınmadan kaçınmak zordur. Daha önce patlama olmuş bir yere gitmek zordur. Bir riski göze alıp hareket etmek zordur ama nihayetinde eğer terör gruplarının böyle bir amacı varsa toplumsal olarak bu amacı da gerçekleştirmemek gerekiyor.

Mümkün mertebe normal yaşantıya devam etmek gerekir. Zor da olsa kişinin uykusuna, yediği yemeğe dikkat etmesi gerekir. Zor da olsa kişinin çoluk çocuğu ile birlikte dışarı çıkması, toplumsal ilişkilerine devam etmesi gerekiyor. Aksi takdirde kronik ruhsal hastalıkların da kapısını açmış olabilir”

YARDIMLAŞARAK YARALAR SARILMALI

Bu tip olaylara maruz kalmış kişilere yardım etmek gerektiğini vurgulayan Dr. Mahir Yeşildal, “Hamasi birlik beraberlik söyleminden ziyade pratikte birlikte hareket etmek gerekiyor. Burada yöneticilere, siyasetçilere de önemli görevler düşüyor. Toplumun her kesiminin ötekileştirmeden, travmayı arttırmadan yapıcı bir dil kullanılması gerekiyor. İnsanların da yaşadıkları ruhsal travma sonrasında psikiyatrik ya da psikolojik destek almaları gerekiyor” dedi.

NP GRUP

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber