Bu haber kez okundu.

Seçmeli derslerinizin farkında mısınız?

Evet, kabul ediyorum ki hayat derslerle dolu, bazıları boş geçiyor bazıları blok oluyor yani soluk bile aldırmıyor. Bizlerde ne öğrensek kardır umuduyla kafamızı bile kaldırmıyoruz, çalışıyoruz.

Benim kabul edemediğim şey ise seçmeli derslerle zorunlu derslerin karıştırılması, yani bir seçmeli dersi birden fazla kez seçmek ve seçtikçe acı çekmek…

Uzun süredir evli olan bir arkadaşım (yaklaşık 8 yıl ki 1,5 yıllık evli olan ben için bu süre oldukça uzun) evliliğin ona yüklemiş olduğu ağır sorumlulukları taşımaya çalışırken diğer yandan hemen her gün ona acı veren bir eşle de baş etmenin kestirme yollarını keşfediyor.

Aslına bakarsanız benim kabul edemediğim yerin başlangıç noktası burası! Tam da burada bir soru takılıyor aklıma;

“Acaba arkadaşım zorunlu derslerle seçmeli dersleri mi karıştırıyor?”

Peki diğer soru “Cevabı bulursa hayatında neler değişir?”

Şimdi onu bir kenarda tutalım ve nedir bu zorunlu ve seçmeli dersler ona bakalım;

Zorunlu dersler, aslında bizim tercih etmeden sahip olduğumuz ve hayatımızdan çıkarsak bile bize bir şeyler öğretmeye (bu iyi ya da kötü olabilir) devam eden kişilerdir.

Mesela annenizi düşünün. Onu sizin seçmediğinizi, ondan mecburen öğrendiklerinizi hatta büyüdükçe nasıl da ona benzediğinizi, hayatınızda her zaman olacağını, eğer artık yaşamıyorsa bile yine de öğretilerinin sona ermediğini…

Aynı şeyi çocuğunuz (dünyaya bir bebek getirmek çoğu zaman bizim tercihimiz ancak onun dünyaya nasıl geleceği bizden bağımsızdır)  için düşünün, babanız için de ya da ilkokul öğretmeniniz…

nasil motivasyon sağlanır

Gelelim seçmeli derslere!

Seçmeli dersler, katılımı öğrenciye bırakılmış, ana derslere destek olan ve öğrencinin almaktan zevk duyduğu derslerdir. Seçmeli derslerde bilinçli bir tutku vardır.

Bizzat bizim seçtiğimiz ancak zaman aşımına girdikten sonra zorunlu derslerle karıştırdığımız ve almayı bir türlü bırakamadığımız dersler…

Bir şekilde bir seçim yapıyoruz, bu seçimi de tam olarak o günün koşullarını göz önüne alarak yapıyoruz. Bazen her şey yolunda gidiyor bazense seçtiğimiz o “şey” artık bizi mutlu etmiyor.

Beklentilerimizi karşılamıyor, daha ileri giderek bizi zarara sokuyor. Buraya kadar garip bir durum yok aslına bakarsanız.

Sonra biz ne yapıyoruz?

Öğrenmemiz gerenleri cebimize koyup sonra bir gün cebimizin varlığını bile unutuyoruz. Tekrar seçiyoruz aynı acıyı yaşamayı, tekrar başvuru yapıyoruz, tekrar aynı sıraya oturuyoruz, tekrar sayfalarca not tutuyoruz.

Zaman gidiyor, fark etmiyoruz. Bu dersten alınan alındı, ama biz kabul etmiyoruz. Belki de zorunlu derslerle karıştırıyoruz.

Gelelim benim canım arkadaşıma…

Sizce 8 yıl önce seve seve seçtiği dersi her yıl her ay her gün her an almaya devam ederse ne olacak?

Bildiniz…

Şimdi durup bir düşünün, zorunlu ve seçmeli derslerinizi bir kağıda yazın. Zorunlu derslerden bir türlü geçemiyorsanız hangi konularda eksiğiniz olduğunu hatırlayın.

Seçmeli dersler içinse kağıdınızda geniş bir yer ayırmış olun.

Neden seçtiğinizi,

Size ne öğrettiğini,

Hala fayda sağlayıp sağlamadığınızı,

Sağlamıyorsa eğer, diğer seçeneklerinizin neler olduğunu ve hayatınızın geri kalanında nasıl yaşamayı tercih ettiğinizi düşünün.

Ve seçmeli derslerinizden vazgeçmekten korkmayın, onu siz öğrenmek istediniz ve siz istediğiniz zaman da o dersin sınavlarından sorumlu tutulmayacaksınız, unutmayın…

Herkese iyi dersler…

Yazan : Tuğçe Güçnar Kengil | kendinigelistir.com



Kaynak : http://www.kendinigelistir.com/secmeli-derslerinizin-farkinda-misiniz/#ixzz3d9hPW9rH

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber