Bu haber kez okundu.

Okur-yazarlık oranlarında utanç tablosu!

Türkiye’de okullaşma ve okur – yazarlık oranı yüzde 96,5’lere ulaşıyor ancak TÜİK verilerine göre okuma- yazma bilmeyen 2 milyon 663 bin kişi var.
Birleşmiş Milletler UNESCO teşkilatının eğitim alanındaki önemli konu başlıklarından biri olan yetişkin eğitimi okuma yazma konusuna dikkat çekmek için her yıl 8 eylül tarihini Dünya Okuma Yazma Günü olarak kutlamaktadır.

Dünyada halen 800 milyona yakın okuma yazma bilmeyen insan bulunmaktadır. Bilinenin aksine, okumaz yazmazlık sadece az gelişmiş ülkelerin problemi değil; aynı zamanda gelişmiş ülkelerin de problemi durumundadır.

KADINLAR OKUMA-YAZMADA GERİDE

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 77 milyonu geçen ülke nüfusunda okullaşma ve okur – yazarlık oranı yüzde 96,5’lere ulaşıyor ancak okuma – yazma bilmeyen 2 milyon 663 bin kişi bulunuyor. Bu rakamın yüzde 83’ü yani 2 milyon 208 bin 336’sını kadınlar oluşturuyor. Dünya genelinde ise 771 milyon okuma yazma bilmeyen yetişkin var ve yüzde 64 ile yine kadın nüfusunun geride kalıyor.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Kütüphane Müdürü Ali Tutal, UNESCO tarafından 1967 yılında dünyadaki okuma yazma bilmeme sorununa dikkat çekmek amacıyla 8 Eylül’ün Dünya Okuma – Yazma Günü ilan edildiğini anımsatarak, okuma yazma bilmemenin dikkat çekici boyutlarda olduğunu söyledi.

Türkiye ve dünya genelinde okuma yazma bilmeyen kadın nüfusunun yüksek olduğuna işaret eden Tutal, “Okuma-yazmayı bilmeyen 2 milyon 663 bin kişidir. Bunların 1 milyon 372 bin 767’si 65 yaş ve üzerinde. 1 milyon 290 bin 329 vatandaşımız ise 7 ile 64 yaş aralığında. Bu tablo da utanç vericidir. Ayrıca yüzde 83’ü yani 2 milyon 208 bin 336 vatandaşımızın kadınlardan oluştuğunu görmek ülkemiz açısından oldukça ciddiye alınması gereken bir sorundur” dedi.

Ali-Tutal

‘OKUMAYI KİTLELERE YAYAMADIK’

Okuma-yazmayı bilmenin yanı sıra okuma kültürünün oluşmasının da tek taraflı bir  eylem olmadığını aktaran Tutal, “Aslında ülkemizde ciddi bir okur kitlesi bulunuyor. Yılda, ortalama 7 kitap okunuyor. Okuma konusundaki sorunumuz okumayı kitlelere yayamamaktır. Okuma kültürünün kurumsallaşması için mutlak suretle kamunun  desteği olmalıdır ama kamunun tek başına bir okuma kültürünü oluşturması da mümkün değildir” diye konuştu.

‘GENÇ NESİL E-KİTABA YÖNELİYOR’

Tutal, Ulusal Yayıncılık İzleme Komitesi araştırmalarına göre internetin yayınlaşmasıyla genç neslin özellikle elektronik ortamda e-yayın okuma kültürünü yakaladığı belirtti.

Tutal, şu bilgileri verdi:

“TÜİK verilerine bakıldığında; 2014 yılı içerisinde toplam 50 bin 752 materyal yayınlandı. Toplam 561 milyon adet basım yapıldı. Bu yayınlardan 46 bin 613’ünü basılı kitap oluştururken, 5 bin 728’i ise e-kitap olarak yayınlandı. Konu dağılımı açısından bakıldığında 12 bin 380’i eğitim, 11 bin 652’si kültür, 9 bin 542’si kurgusal edebiyat, 7 bin 171’i akademik, 6 bin 889’u da çocuk-gençlik yayını oluşturdu. 3 bin 118’i de inanç içerikli yayın olarak görülüyor.”

İzmir Ekonomi Kütüphanesi

İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki okuma oranlarını değerlendiren Tutal, şunları

söyledi:

“Kütüphanemizde, 52 bin 976 adet basılı ve 255 bin 551 adet e-kitap olmak üzere

toplam 308 bin 527 adet kitabımız okuyucuların hizmetine sunuyoruz. e-kitaplar

kütüphanemizde 2007 yılından itibaren kullanılmaya başlandı. Sayısal büyüklüğü

basılı kitaplarımızın 5 katına yakın. Bugüne kadar 9 yıllık süreçte 155 bin 117 adet

kitap okundu.”

 

Sözcü

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber