Bu haber kez okundu.

OKUL YA DA DİĞER KURUMLARDA TACİZ OLAYLARI

Görev yaptığım yıllarda cinsel istismar olaylarında adı geçen öğretmen, öğrenci. Yönetici gibi sorumlular ve şikayetçiler hakkında çok hassas soruşturmalar yaptım.


 Ayrıca İnceleme ve Değerlendirme Komisyonlarında uzun yıllar görev aldığım için bu tür dosyalarla çok karşılaştım. Bunları komisyon görevlisi olarak okudum ve değerlendirdim.

Bu görevler ve soruşturmalar sonucunda bu tür olaylara basına yansıyanların çok çok üzerinde karşılaşıldığını, bunları bazen öğrencilerin, bazen yöneticilerin ve bazen de velilerin örtbas ettiklerini, ya da örtbas etmeye çalıştıklarına tanık oldum. Bu tür olaylar neden saklanmaya çalışılır? Neden örtbas edilir? Hepsi anlatıldığı gibi midir? Bunları ayrı ayrı ele almak gerekir. Bunların temellerine girmek gerekir.
 
Öğrenci not korkusu ile aile ve çevresinden gelecek baskı ve suçlamaları düşünerek, yöneticiler okullarının adının çıkmaması ve makamları tehlikeye girmesin, diğer öğrenciler bunların hepsinden öteye ispiyoncu duruma düşmemek ya da olayların gerçek sebeplerini bildikleri için bu tür açıklamada bulunmaları halinde tepki göreceklerini düşünerek farklı davranışlar içine girerler.
 
Adını vermeyeceğim bir okulda bir taciz soruşturmasında şikayette kullanılan kişinin ahlaki yönden iyi bir yaşantısının olmadığını tanık ifadeleri ile belgeledik, okul müdürüne komplo kurulduğunu ortaya çıkardık. Başka bir okulda öğrencinin öğretmenine aşık olması, bu öğretmene başka öğrencilerinden ilgi duyması sonucunda bu tür söylentilerin çıkarıldığına tanık olduk. Başka okul ya da kurumlarda bunların aksine sapık diyebileceğimiz bazı kişilerin öğrencileri, öğretmenleri taciz ettiğini gördük, duyduk ve yaşadık.
 
Bu tür işlerde okul idarecilerinin yanlış bir uygulama ya da davranışının ne gibi sorunlar yaratabileceğini bilenlerdenim. Hiç unutmam seksenli yıllarda bir okulda öğretmenin birisinin öğrencisini taciz ettiği şeklinde bir şikayet geliyor. İlçe milli eğitim müdürlüğü kaymakamlıktan aldığı bir onayla soruşturmayı ilçe şube müdürlerinden birisine veriyor. Şube müdürü kötü niyetli değil ama soruşturma tekniklerini iyi bilmediği için konuyu dallandırıyor, dillendiriyor. Ertesi günü adı geçen öğretmenin intihar ettiğini duyduk. Soruşturma sonucunda da iddianın  doğru olmadığı anlaşıldı.
 
Kısacası bu tür durumlarla karşılaşan okul idarecileri ya da veliler olayı dallandırmadan, okul rehberlik birimlerinin de yardımı ile olayı araştırmalı. Tanık, bilgi ve belge gibi şeyleri elde etmeye çalışmalı. Doğru çıksın ya da çıkmasın “Şüyu aslından beterdir”  özdeyişini dikkate alarak ve “Şüpheden sanık istifade eder” hukuk anlayışına göre hareket etmeli, gerekiyorsa öğretmenin yerini, öğrencinin sınıfını ya da okulunu değiştirme vb. cihetine gitmeli, sağlıklı rehber öğretmenlerle ve diğer birimlerle hareket ederek gerekli önlemleri almalıdır.
 
Yok eğer olay doğru ise; yasal, idari ve insani her türlü tedbiri almalı gerekli uygulamaları yerine getirmekten de çekinmemelidirler. Bu tür davranışlarda bulunan kişilerin senden, benden, bizim partiden, sizin partiden, bizim ırktan, bizim mezhepten olasının, hatta çok yakınımız olmasını bile dikkate almamalıyız. “Her koyun kendi bacağından asılır.” düşüncesi ile hareket etmemeli, şunu düşünmeliyiz kendi bacağından asılan koyun kokarsa o kurum kokar ve de toplum kokar. Bu da bizi, eğitim sistemimizi, ailemizi, kısacası tüm toplumumuzu  etkiler.

Metin ÇANGA-Emekli Maarif Müfettişi

Kaynak: www.egitimajansi.com
                                                                                      
                                                                                              

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber