Bu haber kez okundu.

 Mutlu evliliğin formülü !

Uzmanlara göre, günümüzde yapılan evliliklerin yüzde 40 ila yüzde 50’si boşanma ile sonuçlanıyor. Peki, evliliği sağlıklı bir şekilde devam ettirmek için hangi noktalara dikkat etmek gerekiyor?

 

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Uzman Klinik Psikolog Zeynep Zat, konu hakkında yapılan araştırmaları analiz ederek mutlu evliliğin sırlarını anlattı.

 

Yazı tura misali

 

ABD Sağlık İstatistikleri Ulusal Merkezi (NCHS) verileri, günümüzde bir çiftin 20. evlilik yıldönümlerini kutlama olasılığının, bozuk paranın yazı veya tura gelme olasılığından daha yüksek olmadığını gösteriyor.

 

Buna göre, kadınların yüzde 52’si, erkeklerin ise yüzde 56’sı 20. evlilik yıldönümünü kutlayabiliyor. Uzmanlara göre, günümüzde yapılan evliliklerin yüzde 40 ila yüzde 50’si boşanma ile sonuçlanıyor.

 

Psikolog Zeynep Zat, başarılı evliliğin temelinde ‘sadelik’ yattığının altını çizdi.Zeynep Zat, “Uzun yıllardır evliliğin sürekliliğini sağlayan unsurlar tartışılıyor. Çözüm ise sade ve basit davranışlardan geçiyor. Michigan ve Oakland Üniversiteleri’nde ders veren Terri Orbuch, 264 evli çift ile Evliliğin İlk Yılları Projesi adı altında bir araştırma yürüttü. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, mutlu çiftlerin dörtte üçü, eşlerini ‘Benimle ilgilenir, beni sever, bana kendimi önemli hissettirir’ şeklinde tanımlıyor. Mutsuz hisseden çiftlerin ise yarısından daha azı bu hissi yaşıyor” diye konuştu..

 

Erkekler daha fazla ihtiyaç duyuyor

 

Karşımızdaki kişiyi önemsediğimizi, sevdiğimizi ve onun önemli olduğunu hissettirmek için yapılması gerekenlerin olabildiğince yalın hareketlerden ibaret olduğunu anlatan Zat, “Güzel kelimeler, yorucu bir günün ardından dinlenmek ve keyifli geçirilen birkaç saat… Bunlar, çiftlerin mutlu bir ilişki sürmesini sağlayan ve boşanmayı önleyen önemli anlar olarak görülüyor. Orbuch’un analizlerine göre, erkekler bu olumlu ifadelere kadınlardan daha fazla ihtiyaç duyuyor. Eşleri tarafından olumlu karşılanmadığını düşünen erkeklerin boşanma oranının, diğerlerine kıyasla iki kat daha yüksek olması da bu analizi doğruluyor” ifadesini kullandı.

 

Konulara öfkeyle  yaklaşmanın faturası

 

Yakın zamanda, UCLA Üniversitesi’nden Justin Lavner’ın bir çiftin kavga etme şeklinin evliliği nasıl etkilediğini incelediğini belirten Zat şunları söyledi: “Lavner, 10 yıl boyunca 136 çift ile yürüttüğü çalışmada, 10 yılın sonunda boşanan veya birlikteliğini sürdüren çiftler arasındaki en temel farkın, bu çiftlerin evliliklerinin ilk yılı boyunca yaşadıkları sorunları ele alış şekilleri olduğunu gördü. Lavner araştırma sonunda, evliliklerinin ilk yılında zor konulara öfke ve karamsarlıkla yaklaşan çiftlerin, 10 yıl sonra boşanma olasılıklarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Buna göre çiftlerin iletişim şekillerinin bir ilişkiyi; ait hissetme, kişilik özellikleri ve stresten daha çok yıprattığı ortaya çıktı.”

 

Üslup çok önemli

 

Evlilikte başarının iletişimden geçtiğini ancak üslubun çok önemli olduğunu farklı araştırmalardan verdiği örneklerle anlatan Zat, “Gottman Enstitüsü ve Washington Üniversitesi (Love Lab) Aşk Laboratuvarı kurucusu Gottman’a göre evliliklerde yaşanan sorunların yüzde 69’u asla çözümlenemiyor. Ancak araştırma sonuçları, asıl önemli olan hususun sorunların çözülmesinden ziyade, partnerler tarafından o sorunların nasıl ele alındığının önemli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

 

Davranış problemleri artıyor

 

Boşanmaların yüzde 40’ının evliliğin ilk beş yılında görüldüğü Türkiye’de, bu durumdan en çok etkilenen çocuklar oluyor. Bu ailelerin çocukları daha çok davranış sorunları gösteriyor

 

Boşanmış ailelerin çocuklarının diğerlerinden daha fazla davranış problemi gösterdiğini belirten Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Berrin Eylen Özyurt, Aile Psikolojisi Dergisi (Journal of Family Psychology) tarafından yayımlanan araştırmaya değindi.

 

Yalnızlık ve suçluluk duyuyorlar

 

Özyurt, şunları kaydetti: “Bu araştırmada, çocukların içe yöneltilmiş ve dışa yöneltilmiş davranış problemleri boşanma açısından incelenmiş ve anne babalar için önemli bulgular ortaya çıkarılmıştır. Çalışmada, çocukların boşanmaya nasıl uyum sağladıkları araştırılmıştır. İçe yöneltilmiş davranış problemleri dediğimizde çekingenlik, yalnızlık, suçluluk, gerginlik, üzüntü gibi duygular, dikkat odaklamakta güçlük, sevilmediğini düşünme, yeme ve uyku örüntülerinde değişimler anlaşılırken dışa yöneltilmiş davranış problemleri saldırganlık, zarar verme, evden kaçma, içki içme gibi davranışları ifade etmektedir. Araştırmada, boşanmış ailelerin çocuklarının, boşanmamış ailelerin çocuklarından daha fazla davranış problemi gösterdiği bulunmuştur. Bu problemler hemen boşanmadan sonra, erken veya orta ergenlik döneminde görülmektedir. Araştırmanın diğer önemli bir sonucuna göre de boşanmadan önce düşük gelire sahip ailelerin çocukları, boşanmadan sonra daha fazla dışa yöneltilmiş davranış problemleri göstermektedir.”

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber