Bu haber kez okundu.

MÜLAKAT DEĞİL YAZILI SINAV OLMALI
 Milli Eğitim Bakanlığı’nı ilgilendiren o kadar elzem yönetmelikler var ki; en başta Eğitim Öğretimle ilgili olanı.

Bunun yanında “Din Öğretimi, Özel Eğitim, Hayat Boyu Öğrenme, Kantin Yönetmeliği, Servis v.s.”

Ama bakıyorsunuz her gün, her an yönetmelik değişikliği.

Nedir acaba diye incelediğinizde, tabi ki atama yönetmeliği.

Son birkaç yıldır Bakanlık merkez teşkilatından tutun, taşra teşkilatlarına kadar en önemli birim, atama birimi oldu. Artık bilinçaltımıza yerleşti. Atamada bugün ne olacak, kim nereye gelecek ve kim nereye gidecek?

Bu algı MEB merkez teşkilatındaki İnsan Kaynaklar Genel Müdürlüğünü, diğer genel müdürlerin önüne, illerde ise atamadan sorumlu yöneticileri İl milli eğitim Müdürlerinin önüne geçirmekte.

Neden eğitim öğretim bölümü ,yada sosyal kültürel etkinlikler bölümü, önemli olmaz da, atama bölümü önemli olur.

Eğitim, bütün yönetmeliklerin eşit şartlarda uygulanmasıyla dizayn edilecekken, sadece atanacak yöneticiler üzerinden dizayn edilmeye çalışılıyor. Ama ne hikmetse, yöneticilik isteyen birisinden, şöyle bir teminat alınmıyor: 

"Kardeşim sen yönetici olduğunda, bu okulu buradan şuraya taşıyabilir misin diye, ya da neden yönetici olmak istiyorsun."

Maalesef hayır.

Sadece kim kime yakın, ya da nereye mensup?

Kaydın nereye gibi sorularla yönetici olunuyor.

İdareci olan kişi su gibi akan zamanın farkında olduğundan,4 yıl sonraki yerini garanti etmek istiyor. Yöneticiliğe başladığı günün ertesinde başlıyor, kapıları aşındırmaya. Tabi ki bu durum birilerinin hoşuna gidiyor. Yani hazcı bir sisteme dönüşüyor.Bu arada idareci ne yapsın, sistem böyle. Sonra arada git geller başlıyor. Şurdan selam getir, burdan selam götür.

Akademik Eğitimciler Derneği olarak sormak istiyoruz.

Ne zaman, yöneticilikte liyakate ve çalışmaya bakılacak, merakla bekliyoruz. Liyakat açısından mülakatında devreye girmesi gerekirdi ama maalesef ülkemizde mülakat sistemi çalıştırılamadığından (yanlı, dost, ahbap, çavuş ilişkisi zirvede olduğundan) sadece yazılı sınav sistemi ile değerlendirme yapılması daha adil olacağı kanaatindeyiz.

Bu gün Gaziantep’te idareci olan arkadaşların bir çoğu, yarın ki akıbetlerinin ne olacağı kaygısındalar.

Hali hazırda iki yıldır atanmış olan okul müdürleri, okullarının inşaatından dolayı diğer okullarda sığıntı gibiler. Zaten iki yıl sonra yeniden mülakata girecekler, belki de atanamayacaklar, çünkü yönetmeliğin ne olacağı belli değil.

Bir de özelde, Gaziantep’teki bir türlü düzene binmeyen mülakat sonuçları; Duyumlarımız ikinci mülakatında iptal olduğuna dair.

Okul yöneticileri bu durumdan oldukça muzdarip. Şimdiden herkes şunu konuşuyor. İptalle beni nereye verecekler?

İki yıl önce görev süresi uzatılan, yöneticiliğini başka bir okulda devam ettiren bir idarecimizin yerine, eski okul müdürü mahkemeye vererek tekrar gelmiş. Tam iki yıl, şimdi bu insana kabul ediyorsan köy, yoksa da idarecilik yok deniyor.

Bu insandan nasıl verim beklenir?

Bu idarecinin durumuna düşme kaygısı yaşayan idarecilerden ne beklenir. Burada MEB ten isteğimiz,illerde oluşacak komisyonların, adil, şeffaf ve liyakate dayalı bir mülakat yapmaları. Mülakat komisyonlarını, kişiler ve kurumlar oluşturmamalı. Bizzat İl Milli Eğitim Müdürü’nün oluşturması gerekir. Yoksa daha birçok iptal yaşanır ve eğitim öğretime bir türlü zaman ayrılmaz. Zarar gören Gaziantep eğitimi, Türkiye eğitimi. Umarız bir daha böyle sorunlar yaşanmaz, ehliyetli ve liyakatli insanlar idareci olurlar.

 


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber