Bu haber kez okundu.

KAFA KARIŞTIRAN İŞLER

Nerden geliyor bu işin aslı diye düşünüyorum fakat gerçekçi bir sonuca ulaşamıyorum. Karışık merakıdır almış gidiyor. Karışık seviyoruz belki de. Öyle ya sofranın, tabağın karışığı makbuldür bizde. Dondurma desen en renkli olanı sadesine beş çeker. Peki, bu karışık sevdamız her zaman bu denli lezzetli ve keyifli midir? Maalesef bu soruya evet diyemiyoruz. Bu sevda(!) milli ve manevi konularda pek tat vermiyor. Hatta bildiğiniz tadımızı tuzumuzu kaçırıyor.

Bu terkiplerden en çok zararı hiç şüphesiz manevi dünyamız görmektedir. Bu kafa karışıklıkları öyle tahribatlara sebep olmaktadır ki düşünce iklimimizi yazdan kışa, hatta zemheriye çevirmektedir. Tarihi, edebi, sosyal, kültürel bağlamda bu durumu hülasa etmek zor fakat birkaç örnek kafa karışıklıklarının sonuçlarını anlayabilmek konusunda bize yardımcı olacaktır. Bu misallerin bir kısmı kültürel yozlaşma ile sonuçlanmıştır. Bir kısmı ise daha da fena sonuçlar doğurmuştur. Bu misallere -ilk kaynağımız olması hasebiyle- Bilge Kağan’dan başlamak gerekir. Orhun Yazıtlarında ilk kafa karışıklıklarının izlerine rastlıyoruz.

Bilge Kağan’ın şu sözlerine kulak vermemiz gerekiyor: ‘’ Türk beyleri Türk adını bırakır olmuşlar. Çinli Beyler gibi ad alır olmuşlar.’’ Örnekte görüldüğü bu eleştiri, bizzat dönemin entelektüellerine yani us sahiplerine yapılmaktadır. Bir nevi balık baştan kokar iletisi telkin edilmektedir. Küçük gibi görünse de kültürel çözülmeye sebebiyet verdiği için önemli görülmüş ve tenkit edilmiştir. Bu kitabeler, bahsetmeye çalıştığımız kafa karışıklığının ilk izlerin barındırması bakımından önemlidir. Bu kafa karışıklıkları bazen de milleti felaketlerle dolu, çıkmazlara sürüklemiştir. Bunun örneğini ise İslamiyet Öncesi Türk destanlarında görmekteyiz.

Destan motifleri arasında ‘’Yada Taşı’’ adında doğa üstü güçleri olan bir taştan bahsedilir. Bu taşın düşman eline geçmesi ile başlayan felaketler zikredilir. Bu anlatılarda, milli ve manevi konularda gaflete düşmenin millet açısından nasıl pahalıya patladığını görürüz.

Zira destanlar sembolik anlatılardır. Kıymetli olan taş gibi görünse de kast edilen hars yani kültürdür. Bu metinlerde, en büyük felaketin öz benliğin -kültürün- yitirilmesi olduğu vurgulanmaya çalışılır. Tarihi bir vakıadır ki ne zaman kafalar karışsa felaketler yakımızı bırakmaz. Bu durumun bir başka tezahürü de Tanzimat döneminde karşımıza çıkmaktadır.

19. Asır diye okuduğumuz tarih baştan sona kafa karışıklarını önümüze serer. Dönemin meşhur parodisi batılılaşma daha doğrusu batılılaşamamadır. Dönemin romanları, piyesleri, tenkitleri hep bu minvalde konuları işlemiştir. Meşhur kafası karışıkların türediği bir dönem olmuştur Tanzimat. Felatun Bey’le Rakım Efendi’den Araba Sevdası’na oradan da Cumhuriyet dönemi romanlarına kadar uzanan bir silsile meydana gelmiştir. Özetle kafa karışıklığı pek yeni bir mesele değildir.

Yüzlerce hatta binlerce yıllık uzantıları olan bir gendir adeta. Peki ya bugün durum nasıl? Uzun bir yılı geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Çamlar süslendi tüm ritüeller eksiksiz bir şekilde düşünüldü. Okuryazar grafikleri en parlak dönemini yaşarken düşünür grafikleri niçin gün geçtikçe diplere yaklaşmakta? Bu soru güncel gibi görünse de yanıt çok eski. Cevap verelim: Kafalar karışık…

Yeni yıl için binlerce lirayı gözden çıkaran belediyeler, gayri ahlaki halleri kendine mal eden binleri üzüntüyle izlemeye az kaldı. Geri sayım yapıyoruz ya her yıl yine yapacağız. Ve sonunda sıfır diyeceğiz. İşte o sıfır düşülen seviyemizi tarif edecek. Telafisiz sıfırları karnemize yazdırmaktan korkmak ümidi ile….

Ey Ulu Bilge Kağan isminden vazgeçenlere kızıyordun bir zamanlar. Torunların bırak isminden cisminden bile vazgeçmenin eşiğinde. Ne diyelim Allah bizleri kafası karışanlardan etmesin!!!

OĞUZHAN KARADUMAN

31.12.2015

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
kafa karıştıran işler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber