Bu haber kez okundu.

İşinize olan heyecanınızı arttıracak 10 yöntem!

Human Workplace IK danışmanlığı firmasının kurucu CEO’su Liz Ryan’ın Forbes için yazdığı yazıda işe duyulan heyecanı arttırmanın 10 yolundan bahsetmekte. 

Her gün aynı işi yapıyorsunuz. Belli bir rutininiz var. Yaptığınız işleri neredeyse gözünüz kapalı yapıyorsunuz. Her şey otomatiğe bağlanmış. Yeni bir şey yok. Yeni bir şey olmadığı gibi, yeni hiçbir şey öğrenmiyorsunuz. Bir sonraki işiniz gene aynı görevleri yerine getirmenizi istiyor. Özgeçmişiniz değer kazanacağı yere, değerinden kaybediyor. Siz de biliyorsunuz, sadece kendinizi tekrar ediyor, ileriye gideceğinize yerinizde sayıyorsunuz. Eski zamanlarda, iyi iş tanımı şöyleydi: iyi iş iyi maaş verilen ve iş güvencesi olan yani uzun bir süre devam edeceğiniz iş demekti. Bugünlerde iyi işi tasvir etmek için çok daha karmaşık bir kavrama ihtiyaç var, en azından iyi işin tanımı herkese göre değiştiği gibi, belli nüansları içinde tutmakta. Sizin zamanınızın çoğunu alan bu işin sadece maaş ve iş güvenliğinin ötesinde bir şeyler sunuyor olması gerekli. Neticede yaşamınızın çoğunu işte geçiriyorsunuz. 

Şuan bilgi ekonomisinin bir parçası olduğumuz gibi, yeni şeyleri demekle işvereniniz ve müşterileriniz için daha büyük değerler yaratıyorsunuz. Özgeçmişiniz bu yenilikler sayesinde gelişiyor, detaylanıyor, farklılaşıyor, derinleşiyor… Profesyonel anlamda büyümek ve gelişmek özgeçmişin zenginleşmesiyle değişik deneyimlerin edinilmesi, sürekli öğreniyor olmakla gerçekleşiyor. Liz Ryan bu öğrenme tutkusuna sürekli yenilenme yolculuğuna “alev” adını veriyor. Bu sözünü ettiği alev sizin yaratıcı zekânızı, sizi ileriye götüren enerjiyi, kendinize olan inancınızı simgeliyor. Eğer sevdiğiniz işi yaparsanız, ateşiniz yüksek oluyor.

Eğer işinizde küçücük bir kutuya sıkıştığınızı hissediyorsanız ve saçma sapan işler yapmak zorundaysanız, aleviniz çok daha cılız olur. Var olma çabası içinde olursunuz ancak rutin işlerin monotonluğu ve sıkıcılığı içerisinde kendinizi kaybedersiniz. Yaptığınız işin herhangi bir değer yarattığına, büyük bir amaca hizmet ettiğine inanmanız güçleşir. Birçoğumuzun kendimizi içinde kayboluyormuş gibi hissettiği işlerde çalıştığı dönemler olmuştur. Böyle işler insanın her sabah yataktan kalkmasını, kendi kendini işe sürüklemesini zorlaştırır, bundan daha iyi şeyler hak ettiğinizi bilirsiniz ancak sabahtan akşama sürüklendiğiniz bu kısır döngünün içinden nasıl çıkacağınızı bir türlü bilemezsiniz. 

Unutmayın her işte alevinizi coşturabilirsiniz. Ne zamanki standart iş tanımınızdan çıkar, kendinizi zorlayan işlere yönelirsiniz, o zaman aleviniz harlanır. Kendinizi farklı bir bakış açısı içinde bulunca, işinizi farklı hale getirecek gücü gene kendi içinizde bulabilirsiniz.

Nasıl mı?

Beyaz yaka işlerin çoğunda, her zaman kolaylıkla anlaşılmasa da, iş tanımınızı esnetmek ve genişletmek için şansınız vardır. 

10 basit yöntemle alevlenin!

Liz Ryan, işyerinde alevinizi harmanlamak, özgeçmişinizi zenginleştirmek ve öğrenmeye devam etmek için 10 basit yöntemden söz ediyor.

1. Diyagram çizin

İşinizin departmanınıza yarattığı faydaları gösteren bir diyagram çizin. Bu diyagram başkalarının sizin ne yaptığınızı anlamasına yardımcı olsun. Sizin departman içindeki rolünüz nedir? Pozisyonunuzla ilgili geribildirimlerinizi, yorumlarınızı, kendi kendinize geliştirdiğiniz prosesleri bu diyagram içerisinde anlatın. İster elle çizin ister bir çizim programı kullanın. Yaptığınız her işi bir diyagram içerisinde görmek size neleri geliştirebileceğiniz, neleri daha farklı yapabileceğiniz, nelerden kurtulmanız gerektiği konusunda önemli tüyolar verecektir. Bu sayede, kendi işinizi daha objektif bir şekilde analiz eder hale geleceksiniz.

2. Öğretin

Bir e-kitap yazın veya bir PowerPoint sunumu hazırlayın. Konunuz avucunuzun içi gibi bildiğiniz uzmanlık alanınız olsun. Çok anladığınız ve öğretmek istediğiniz bir konu. Örneğin, kızgın bir müşteriyi nasıl sakinleştiririm veya şirket Facebook sayfası nasıl oluşturulur, etkileyici bir Linkedin profili nasıl yaratılır. Kitap veya sunum şeklindeki bilgilerinizi herkesin kendi öğle yemeğini getirdiği bir toplantıda ekip arkadaşlarınızla paylaşın. Sadece kendinizin öğretmen olduğu bir düzenden herkesin kendi uzmanlık alanlarını paylaştığı “öğle yemeği uzmanlık serilerini” başlatın.

3. İş networkü kurun

İşyerinizde masa başında, başınız bilgisayarın önünde saklanmayı bırakın ve yeni insanlarla tanışın. Farklı departmanlardan, şirketlerden, profesyonel geçmişlerden bambaşka profilde insanlarla sohbet edin. Birbirinizi tanımaya zaman ayırın. Hep görüp gülümsediğiniz insanların kim olduğunu merak edin ve onlarla konuşmayı alışkanlık edinin. Ne zamandır asansörde karşılaşıyorsunuz, benim ismim şu… Sizin? Hangi şirkette veya bölümde çalışıyorsunuz? Öğle arasında beraber yemek yiyeceğiniz, yürüyüşe çıkabileceğiniz veya öğleden sonraları kahve içerken sohbet edebileceğiniz yeni birini tanımış, belki güzel bir dostluğun, profesyonel bir ortaklığın temelini atmış olacaksınız. İletişim yeteneklerinizi geliştirmek için biraz pratik yapın. Gün geçtikçe daha hızlı çevrenizdekilerle iletişime girecek hale geleceksiniz.

4. Takım arkadaşlarınızı takdir edin

Herkes çok çalışıyor ancak kimse yeterince takdir edilmiyor. Bugün yanınızda çalışanların sıkı çalışmalarından ne kadar memnun olduğunuzu göstermek için bir adım atın. Yaptıklarının boşa gitmediğini görmelerini sağlayın. Ailelerinden uzakta kaldıkları zaman boşa değil, işe yaptıkları yatırım fark ediliyor ve takdir görüyor. Yaratıcı bir fikir getiren takım arkadaşınızın sırtını sıvazlayın. Onu daha da yaratıcı düşünmesi için teşvik etmiş olursunuz.

5. Süreçleri tekrardan yaratın

Her zaman kullandığınız bir süreci yeniden gözden geçirin. Nasıl daha basit ve uygulanır hale getirilebilir? Sadece sizin için değil, tüm departman için nasıl daha kullanışlı hale getirilebilir? Nasıl daha eğlenceli olabilir? Düşünün. Hiç düşünmediğiniz artık otomatikleşmiş süreçlerin pürüzlerini nasıl giderebilirsiniz kafa yorun. Yeni çözümler üretmek eskiyi daha iyi bir yeniyle değiştirmek hem sizi hem işinizin kalitesini ileriye taşıyacaktır. Sizinle beraber çalışan insanların da fikrini alın. Hep gelişime odaklanın. Böyle bir değişim için patronunuzun onayı gerekiyorsa, ona da gerekçelerinizi anlatın. Kim daha etkin bir çalışma istemez ki!

6. Ufak değişikliklerle ortamı sallayın

Çalışma ortamınızı nasıl iyileştirebilirsiniz, takım arkadaşlarınızla oturup enine boyuna tartışın. Neler değişebilir? Nasıl ufak değişikliklerle insanları daha motive çalışanlar haline getirebilirsiniz? Patronunuza istekler, ihtiyaçlar ve yapılması gerekenler listesi vermekten çok daha kolay bir yöntem. Üstelik çoğunluğun katılımıyla yapıldığından, daha çok kişiyi mutlu ve motive edecek güce sahip. Bazen ufacık şeyler örneğin ofise bir kahve makinesi almak veya masanıza birkaç saksı bitkisi koymak bile size düşündüğünüzden çok pozitif etki edebilir.

7. Ortamı ve işinizi eğlenceli kılın 

Yaratıcısınız ve bu yaratıcılığınızı işinizde kullanmak istiyorsunuz. Nasıl? Bir günlük yazmaya başlayın. Yaratıcı düşüncelerinizi kayıt altına alın, unutulmasın. Aklınıza geleni yazın. Nasıl daha eğlenceli olunur? Düşünün, düşünün ve çeşitli aktivitelere başlayın. Gününüzü basitleştirin, stres düzeyinizi minimuma çekin. Göreceksiniz kısa zamanda kendinize güveniniz artacak ve eğlenmek için fırsatlar kollayacak hale geleceksiniz.

8. Önerilerde bulunun

İş akışınızı iyileştirecek, departmanlar arası prosedürleri ve şirket süreçlerini kolaylaştıracak yöntemler üzerine kafa yorun. İşyerini daha insan odaklı hale nasıl getirebilirsiniz? İş ortamını daha çalışılabilir, keyif alınabilir bir ortama nasıl çevirebilirsiniz? Kendi öneri listenizi oluşturun ve çevrenizle paylaşın.

9. Bir yol haritası çizin

Önümüzdeki 12 ay içinde kariyerinizle ilgili sizin için neler önemli? Peki ya, daha uzun sürede? 2016 bitmeden neleri başarmayı planlıyorsunuz? Belki yeni projeler üstlenmek istiyorsunuz, belki başka bir departmanda çalışmak, belki de eğitiminize devam etmek? Nedir amacınız? Hedeflerinizi belirleyin ve onları takip etmek için net bir plan yapın. Bu planı sene boyunca takip edin.

10. Kendi gerçeğinizle barışık olun 

Kendi kendinize doğruları söyleyin. Başka biri olmaya çalışarak ya da istemediğiniz bir kariyerde sürüklenerek kıvılcımınızı alevlendiremezsiniz. Kendinize doğruları söylediğiniz gibi, iş çevrenizdekilere de gerçekleri söyleyin. Yani, kendiniz gibi olun. İşiniz sizin sanatınız. Nasıl sanatçılar kendi eserleriyle ilgili yapmacık, inanmadıkları şeyleri yapmazlarsa, siz de kendi işinizi yaparken inanmadığınız şeyleri yapmaktan uzak durun. Samimi olun, kendi iç sesinizi dinleyin ve kendiniz gibi davranın. Ne kadar kendiniz olursanız, o kadar potansiyelinizi dışarı çıkaracaksınız, unutmayın.
Kaynak: www.datassist.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber