Bu haber kez okundu.

Hiçbir şey yapmadan çok önemli biri gibi görünmenin 18 kuralı.

Bu yazıdaki tavsiyeleri sosyal yaşamınızda harfiyen uygulamaya kalktığınızda hayatınız, çevreniz değişecek; popülerliğinize inanmayacaksınız! Ve dikkat: Birazdan okuyacağınız yazı, toplumda bazı kurnaz tırmanıcıları deşifre etmenize yardımcı olabilir. Yeni çıkan ‘The Social Climber’s Bible’ (Sosyal Tırmanıcılığın Kutsal Kitabı) ışığında, yeni fenomen meslek ‘sosyal tırmanıcılığı’ inceliyor, bu yola baş koyanlara altın değerinde bir kılavuz sunuyoruz.

Gazete, dergi karıştırırken gözünüz arada bazı ‘kim olduğu belirsiz’ simalara takılabilir. Hani şu sürekli şöhretlerle yanak yanağa poz veren, fotoğrafları her yerde karşınıza çıkan, ne ara/nasıl/neden ünlendiğine kimsenin akıl sır erdiremediği, her işi yapan, aslında mesleği olmayan, üfürükten bir unvanla çok iş başarmış gözüken çok popüler, çok şahane kişiler. Bir başka deyişle: Sosyal tırmanıcılar! Ya da: Büyük blöfçüler!

 

Bu blöfü anlamak da aynısını uygulamak da zor değil. İsterseniz siz de onların arasına karışabilirsiniz! Ne iş yaptığınızın bir önemi yok. Cebinizde ne kadar az para olduğunun da. Kendinize inandığınız sürece siz de sosyal sınıflar arası zikzaklar çizerek ‘çok mühim’ biri olabilirsiniz! Uzun, ince bir yol bu. Ağır ağır çıkacaksınız bu sosyal merdivenlerden. Hazırsanız başlayalım:

 

Sosyal tırmanıcılık, tam zamanlı bir iş. Hiçbir şey olmadan, hiçbir şey yapmadan sosyal düzende belli bir statüye erişmeye çalışacaksınız. Her işin ucundan  tutacak, karşılığında bir tomar cici sıfatlar elde edeceksiniz: Tasarımcı, köşe yazarı, mekân sahibi, parti sahibi/organizatörü…

 

Eskiden yolun başındaki gençlere “Ne kadar yetenekli olduğun değil, kimi tanıdığın önemli” denirdi. Artık bu cümle de geçerliliğini yitirdi. Sıfırdan, en dipten başlayın. Besin zincirini takip ederek küçük balıktan büyük balığa doğru gidercesine. İlk hedef, henüz olmayan çalışan modeller, oyuncular, girişimciler…

 

Karşılıklı çıkar çok mühim. Siz onların ‘duyurulmasına’ yardımcı olacaksınız; onlar da sizin. Siz onların gazetelere çıkmasını sağlayacaksınız, onlar da sizin partinize gelerek popülerliğinizi büyütecek. Sayelerinde “Ne kadar da ünlü tanıyor!” iltifatları alacaksınız.

 

Bir noktada, sizi kıskananlara “Ben buralara alın terimle geldim” diyerek çıkışmanız lazım. Haklısınız: Telefon rehberindeki numaralar ve Instagram hesabındaki ünlüsü bol ‘selfie’ler için az kan dökmediniz. Fakat bu çıkışınızın altını doldurmak için de daha evvel birkaç köşede yazmanız, defilede yürümeniz, tasarımcı olarak anılmanız ve mutlaka hayır işlerine bulaşmanız şart. Mümkünse hepsinden. Azar azar.

 

HERKESİN EN İYİ ARKADAŞI OLACAKSINIZ

 

Çok gülümsemeniz, bol yalan söylemeniz, çok kez dilinizi ısırmanız gerekecek. ‘Olduğun gibi görün’ü unutun. Bir süreliğine. Merdivende belli bir noktaya çıkana kadar.

 

Varlıklı, mühim insanların ortak zaafı şu: Sürekli kendilerinden ve başarılarından bahsedilsin isterler. Ve bunun da çok doğal bir şekilde yapılmasını. Mütevazı durarak nasıl da başarılı olduklarını göstermeleri için hep birilerine ihtiyaçları olacak. Boşlukları iyi değerlendirin, rolü siz kapın. Partilerde, davetlerde eşe dosta söz konusu kişinin ne kadar da başarılı ve şahane olduğunu anlatırkan şunu mutlaka, her seferinde ekleyin: “Nasıl da mütevazı!”

 

Şu cümleyi kendinizi inandırana kadar tekrar edin:  Sen farklısın. Sen farklısın. Sen farklısın. Sen…

 

ZARİF OLUN

 

İncelikler yapın. Ama insanların vaktini çalmadan. Teşekkür telefonu açmak yerine her seferinde çiçek yollayın. Pahalı olmasa da olur. Ama ucuna iliştireceğiniz not mutlaka kaliteli bir kartta, mürekkep kalemle el yazısıyla yazılmış olmalı.

 

Mesajlarda asla kısaltma kullanmayın, emojilere elinizi bile sürmeyin. Toplu mesajlarda, Whatsapp gruplarında rol çalarak ‘tırmanıcılığınızı’ belli etmeyin. Sessiz olun, takipte kalın. Gerektiğinde özelden yürüyün!

 

Coco Chanel’e kulak verin, fark edilmek için giyinin. Her yere aitmiş gibi giyinmelisiniz. Moda literatüründe geyik konusuna dönen ‘çabasız şıklık’ tabirini ciddiye alın. Şık olun. Ama tabii çabalamadan.

 

Kıyafet konusunda amacınız merak uyandırmak ve konuşturmak olmalı. Dalga konusu olmadan. Aşırı giyinmeyin, abartmayın. “Nereden?” dedirtecek bir aksesuar olsun üzerinizde. Ve cebinizde “Geçen yaz İzlanda’ya gittiğimizde…” ile başlayan tatlı bir hikâye.

 

Bir davete asla zamanında gitmeyin. Sakın çok geç de kalmayın. Davetiye üzerindeki başlama saatinden tam bir saat sonra olay mahalline varın.

 

Beyazperdede Leonardo DiCaprio’nun canlandırdığı muhteşem Gatsby karakteri edebiyatın en meşhur sosyal tırmanıcılarından biri.

 

Direkt bara yürüyüp bir içki almak yapacağınız en büyük hata. Hiç kimseyi tanımıyor olabilirsiniz, sorun değil. Kimse kimseyi tanımıyor zaten.

 

Tanıştığınız, sohbet ettiğiniz insanlara sormamanız gereken üç soru: 1. Siz kimdiniz? 2. Nerede yaşıyordunuz? 3. Ne iş yapıyordunuz? ‘Tırmanıcı’ kimliğinizi ele verecek sorular bunlar.

 

Ünlü isimleri cümle içinde kullanmanın da bir raconu var. Samimiyet göstergesi olarak onlardan sadece adıyla bahsetmek sadece amatör tırmanıcıların yapacağı bir hata.

 

İyi bir sosyal tırmanıcı asla terlemez, gergin gözükmez. Suratında her zaman onun için çok sıradan, çok rutin bir gece, bir muhabbetmiş gibi bir ifade vardır.

 

Konu mankeni olarak Jay Gatsby’den daha uygun bir karakter olamaz. Gatby’nin nasıl da adım adım yükseldiğini hatırlayın. Gatby’den öğrenmeniz gereken ilk ders: Enteresan gözükmek için farklı giyinmeyin. Ama kıyafetiniz merak uyandırmalı, davetkâr durmalı, bir hikâye anlatmalı.

 

KAYNAĞINIZI GİZLİ TUTUN

 

Geçen aylarda Penguin Books’tan çıkan ‘The Social Climber’s Bible’ kitabının yazarları Dirk Wittenborn ve Jazz Johnson uyarıyor: “Bu kitabı toplum içinde okumayın. Evdeyse kitaplıkta değil en gizli çekmecenizde, kirli çamaşırların arasında saklayın. Bir tırmanıcı asla tırmanıcı olduğunu belli etmemeli.” Aynı ikazı bu yazı için de tekrarlamak mümkün. Kahvaltıda, kahvede okumayın. Notlarınızı, evde gizli gizli alın.

 

ALİ TUFAN KOÇ / HÜRRİYET

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber