Bu haber kez okundu.

Erkekler boşanılan eşten para isteyecek

‘Erkekliğe yakışmaz’ diyerek boşanılan eşten para istememe dönemi geride kaldı. Yargıtay’ın ‘Ev işlerinden mahrum kalan erkeğe karısının tazminat ödemesi’ kararı, bu davalarda patlama yaşattı.Mahkemeler erkeklerin ‘Ütü, çamaşır davası’ ile meşgul. Yargıtay, 2009 yılında aldığı bir kararla boşanma davalarında erkeklerin eşlerinden ‘ev işlerinin aksaması’ gerekçesiyle tazminat istemesinin yolunu açtı. K.A ve F.A arasındaki boşanma davasında ‘evdeki düzeni bozulan, temizlik gibi işlerden yoksun kalan ve yeni düzen kurma külfetiyle karşılaşan’ erkeğin, düzenini yeniden kurabilmesi için yaşayacağı maddi külfetin karşılanması için tazminat istemesini haklı buldu. Bu karar, son üç yılda aralarında çok sayıda ünlü veya sıradan kişinin de yer aldığı boşanma davalarında karısının ütü yapmaması veya benzeri nedenlerle erkeklerin tazminat istemesinin yolunu açtı. Son olarak Müşerref Akay’dan Emin Atalay’ın ‘çoraplarının yıkanmadığı’ gerekçesiyle 900 bin lira tazminat istemesi gündeme geldi. Birkaç yıl öncesine kadar aksi ‘erkekliğe sığmaz’ düşüncesiyle boşanma davasında sadece nafaka ve tazminat ödeyen erkekler artık değişen toplum düzeninde eşlerinden yüksek miktarlarda tazminat taleplerinde bulunuyor. Farklı nedenlerle Sibel Can’dan ayrılan Hakan Ural, Şahnaz Çakıralp’ten ayrılan Prof. Dr. Murat Öncel, Defne Samyeli’den ayrılan Eren Talu, İvana Sert’ten ayrılan Yurdal Sert, Özge Özberk’ten ayrılan Hayim Sadioğlu’da, boşanma davası sürecinde eşlerinden yüksek tazminat talep eden ünlü erkeklerden birkaçı. Biz de konunun uzmanı hukukçulara, psikologlara ve ‘mağdurlara’ bu Yargıtay kararını ve değişen ‘erkekleri’ sorduk. Aldığımız yanıt, ‘Erkekler çok değişti çok’ dedirtiyor.İlk iki neden, intikam ve boşanmaktan vazgeçirmeye çalışmak. YARGITAY ne demişti? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2007 yılında karara bağladığı olayda K.A.ve F.A. karşılıklı boşanma, maddi ve manevi tazminat istemiyle nafaka davası açtı. Davacı koca, eşinin kendisini yengesiyle duygusal ilişki içinde olmakla suçladığını, haksız olarak müşterek evi terk ettiğini, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ileri sürdü. Davacı eş, boşanma, düğünde takılan ziynetlerin aynen iadesi ya da karşılığının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili, ayrıca maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep etti. Yerel mahkemede istediğini alamayan eş temyize gitti. Yerel mahkemenin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin temyiz kararına direnmesi üzerine Yargıtay kararında şu ifadeler yer aldı: “Kadının, ev kadını olması ve evlilik birliği içinde gelirinin bulunmaması, tazminat sorumluluğunun esası değil, tazminatın kapsamını belirlemekle ilgilidir. Bu bakımdan maddi tazminatın koşulları oluşmuştur.” Reislik eskide kaldı, evdeki emek de değerlendiriliyor İSTANBUL BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ KOORDİNATÖRÜ AYDENİZ ALİSBAH TUZKAN: Medeni Kanunu’nda karı koca ayrımı yapılmadan ‘eşler’ deniyor. Eşlerin görevleri, ortak olarak değerlendiriliyor. Eve sadece bakmak, ev işlerini yapmak, artık kadının işi olarak bakılıyor. Kadın dışarıda çalışmıyorsa ev içindeki emeği değerlendiriyor. Erkek de işsiz kalabilir, evde çalışabilir, kadında dışarıda çalışabilir, evdeki emeğinin değerlendirilmesiyle ilgili erkekte tazminat isteyebilir. Burada eşlerden birinin daha kusurlu olduğu ispatlanırsa, daha az kusurlu eşe tazminat öder. Yargıtay’ın bu kararı genelleştirilemez. Eskiden erkek ev reisiydi. Ancak yeni kanunda bu durum değişti. Yanlış bir gerekçe. Dışarıda eşle birlikte çalışıyorlarsa, kadının böyle bir şeyi yok. ‘Evde bu işi yapmadın’ diye taraflar böyle bir şey isteyemez. Kadın çalışmıyor ve evde bu işi yapıyorsa, kadının ev içindeki emeğinin değerlendiriliyor. Burada, tamamen eşitsizlik durumu olduğu çıkıyor. Kadında bir birey. 2002 yılında değişen Medeni Kanun’a göre eşler arasında eşitlik prensibi, boşanma nedeniyle menfaatleriyle nedeniyle kusursuz kişi kusurludan tazminat istiyor. Kadınlara, olumlu ayrımcılık olması gerekir. Malı eşit paylaşmadığı halde nafaka ödemek zorunda kalıyorlar. Burada bir eşitsizlik var. Kadınlar lehine, olumlu ayrımcı maddeler eklenmesi gerekiyor. MİGROS FİŞİ VE ÇORAP DAVASI Boşanma davasında kocasının tazminat istediği Müşerref Akay: Komik şeylerle hakimin karşısına çıkacağına inanıyorum. Kendisi 900 bin lira tazminat istiyor. En son, ‘Benim çorabımı bile yıkamıyorsun’ dediğinde ipler koptu. Boşanmanın nedeni çorap değil, alt yapısı farklı. ‘Ben ona çok para harcadım, araba aldım’ diyor. Evet aldı ama bu arabanın 20 senedini de ben ödedim. Migros’tan üç yıl boyunca yaptığı alışveriş dekontlarını da delil olarak sunmuş. Bunları saklamış. Hakikaten evlilikler artık korkutucu rüya haline geldi. En çok ağrıma giden, boşanma davasında, benden hemen 15 gün sonra oğlumla boşanma aşamasına gelen gelinim Sanem Tezcan’ın eski eşime tanıklık etmesidir. Birbirlerinden nefret eden iki insandı. Bunun içinde intikam var, tazminat var. İyi bir yerden duydum. Oğlumun eski eşi demiş ki, ‘Tazminattan pay verirsen sana şahitlik yaparım.” AMAÇLARI İNTİKAM VE CAYDIRMA Evlilik uzmanı Psikolog Sibel Dinç: “Erkeklerin artık boşanma davalarında eşlerinden tazminat talep etmesinin birçok nedeni var. Artık rol tanımları değişiyor. Toplum daha eşitlikçi, kadınların geliri bazen erkeklerden yüksek olabiliyor. Kadınlar ekonomik durumu daha düşük erkeklerle birlikte olabiliyor. Artık, ayıp, yasak, kavramları da değişti. Erkek, ayrılmak istemediği karısını boşanmaktan vazgeçirmek için tazminatı caydırıcılık için kullanabiliyor. Hiçbir şey yapamasa intikam için tazminat parası istiyor. Evliliklerde eşitlik ilkesi ve dengelerin değişmesiyle her şey değişti. ‘Erkekliğe uymaz’ rol ve kavramları da... Kadınlar çalışıyor ve erkeksi roller alıyor. Her şeyde denge varsa, erkekler de böyle gerekçelerle dava açabiliyorlar. “ ERKEK ELİNİN KİRİNİ YIKAR GİBİ Medeni Hukuk uzmanı Prof. Dr. Kezban Hatemi: “Kanun kadın erkek ayrımı yapmıyor, ‘eş’ diyor. Mahkemelerde, ‘karım dolmanın altını yaktı, kravatının rengi gözüme uymadı, çoraplarımı yıkamadı’ gibi gerekçelerle boşanma olmaz. Mahkemede aile birliğinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle boşanma ve tazminat gündeme gelebilir. Maddi ve manevi tazminatta ağır kusurlu olmak gerekir. ‘Sen yaşlısın, ne biçim kadınsın’ gibi onur kırıcı sözler veya başka kadın veya erkekler ile aldatma tamamen manevi tazminat konusu olur. Erkekler, eskiden tazminat davası açmazdı ama şimdi açıyor. Kadın ekonomik bakımdan erkekle eşit değil. Kadına ait olsa bile malların yüzde 70’i erkeğin üzerine kayıtlı. Dolasıyla kadın mağdur oluyor. Erkek boşanıyor, elinin kirini yıkar gibi gidiyor. Kanunda pozitif ayrımcılık geldi bunun için.” KadınveKadın

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber