Bu haber kez okundu.

Dünya, bu iki harfin eline geçecek !!

Kuşak farkları her dönemin tartışılan konusu. Antik tabletlerde bile gelecek nesillere öğütler mevcut. Kurucu, Refah, X, Y, Z... Bunlar 20. yüzyılın başından günümüze adlandırılan kuşaklar. Ancak iki ‘harf’ var ki özellikle eğitim ve iş dünyasına getirdikleriyle öne çıkıyor.


İşteki Y’ler

Mümin Sekman, Kişisel Gelişim Merkezi’nin kurucusu. Sosyal başarı ve kişisel gelişim konusundaki çalışmalarıyla tanınıyor. İş hayatındaki Y’leri bakın nasıl yorumluyor...


MARATONDA ZAYIF, 100 METREDE GÜÇLÜ

Y kuşağının karakteristik yanı, beklentilerinin yüksek, irade güçlerinin düşük olması. Gelecekte elde edecekleri uzun vadeli hedefler için, gönüllü bir şekilde çile çekmekte zorlanıyorlar. Hemen sonuç görme eğilimindeler. Maraton tipi başarılarda zayıflar ama 100 metre tipi kısa vadeli başarılarda güçlüler. Başarı dayanıklılıklarını arttırarak uzun metrajlı kariyerlerde kendilerini göstermeye çalışmaları, daha öne çıkmalarını sağlayacak.

DONANIM REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ OLMAKTAN ÇIKIYOR

X kuşağı ‘görmeyenlerin arasında tek gözle kral olabilme’ şansına sahipti. Y kuşağında ise rakipleri de kendileri kadar iyi olduğu için, donanım rekabet üstünlüğü olmaktan çıkacak. Y kuşağının daha yetenekli ve yaratıcı olması, yeteneklerini kullanma becerilerini geliştirmesi gerekiyor. Yetenek ayrı, yeteneği yönetme becerisi ayrı.

BEN NE ISTIYORUM?

Y kuşağının dikkat etmesi gereken noktalardan biri de, ‘Ben ne istiyorum’ sorusunun üzerine hayatını kurması. Ben bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Bütün hayatını ‘Ben ne istiyorum’ üzerine kurmak,  uyun üzerine ev yapmak gibi. Kişisel istekler, 70 yıllık hayata temel oluşturmak için değişken ve dayanıksız kalıyor. Temelleri sadece bunun üzerine kurmamak lazım. Bir istek üçgeni içinde düşünmeliler. Bir köşesinde “Ben ne istiyorum”, ikinci köşesinde “Yapım neyi istememi gerektiriyor”, üçüncü köşesinde, “Çevresel koşullar neyi istememi gerektiriyor” olmalı.

ARAZIDE PUSULASIZ KALMAK

X kuşağı için özgürlük ve kendi kendine yetebilirlik, bir onur meselesi. Y kuşağındakilerin çoğunun böyle bir derdi yok gibi görünüyor. Y kuşağı, aile yanından kendi ailesini kurma dönemine geçtiğinde, haritasız arazide pusulasız kalabilir.

YARARLANMANIN BIR ADIM ÖTESINE GEÇMELI

“Her yerde yararlı olmanın yollarını arayın, yararlı olan insan hiçbir yerde yabancı olmaz” der Goethe. Y kuşağı doğal bir dürtüyle, “Bundan nasıl yararlanırım” diye sorar. Bu soruyla yetinmeyip, “Buraya nasıl değer katarım” diye düşünen vazgeçilmez olur.

İŞYERINDE TERS MENTORLUK

Kuşaklar arası başarı çatışmasını çözmenin en iyi yollarından biri ‘ters mentor’luk, yani yol göstericilik. Y kuşağının iyi olduğu teknoloji ve sosyal medya alanlarında, diğer kuşaklara danışmanlık yapması, başarıyı arttıracak.

KARTON KAPLAN OLMASINLAR

Y kuşağının özgüveni bazen karton kaplana dönüşebiliyor. Bir yandan çok iddialı ama öte yandan son derece kırılgan olduklarını görüyoruz. Altı doldurulmamış, sonuçlardan çok söyleme dayanan özgüven sürdürülebilir değil. Kuşaklar önemli olaylarla değişiyor. Savaşlar, buluşlar, sosyal veya teknolojik değişimler kuşak geçişlerine neden oluyor. Kişiler hangi dilimde doğduysa o kuşağın kimliğini kazanıyor. 20. yüzyılda ilk olarak ‘Kurucu Kuşak’ ortaya çıktı. Bu nesil savaş, kıtlık, yıkım dönemlerinin tanığı oldu. Ardından savaş sonrası ABD’deki bolluk ve üretim yıllarının şekillendirdiği ‘Refah Kuşağı’ sahnedeydi. Bir sonraki X nesli ise daha tedirgin yaşadı. 1968 öğrenci olayları, ABD’de siyahi hareket, Soğuk Savaş, Berlin Duvarı... Politikayla ilgili, detaycı, tasarrufa yatkın bir kuşak. Bu neslin çocukları özellikle Türkiye’de, ‘renkli’ televizyonda Eurovision izleyerek büyüdü. Onların ardından da sahneye Y’ler çıktı.


İLK GLOBAL KUŞAK: Y

Y kuşağı iletişim olanaklarının hızla arttığı, bilgisayar sistemlerinin, internetin geliştiği bir çağda doğdu. 1980-1997 yılları arasında doğanları kapsıyor. Deloitte Eğitim Vakfı’nın 17 ülkede gerçekleştirdiği ‘Y kuşağı İnovasyon’ araştırmasında bu global kuşağın temel özellikleri şöyle sıralanıyor:

Teknolojiyi yakından takip ediyorlar

Öncekikuşak X’lere oranla teknolojiyle çok daha ilgili Y’ler, aynı zamanda bunu keyif haline dönüştürüyor. Bu kuşak artık 7/24 online. Y’ler bir önceki kuşak X’lerin aksine yüz yüze görüşmek yerine SMS, e-posta gibi yollarla iletişim kurmayı tercih ediyor. Yaş ortalaması ve imkânları itibariyle geleceği şekillendirme potansiyelini ‘şu an için’ ellerinde tutuyorlar.

Aile odaklılar 

Y’ler ‘daha az çalışıp çok gelir elde ettiği’ işlerde yer almak istiyor. Esnek çalışma koşulları arayışları önceki kuşaklar tarafından genellikle disiplinsizlik olarak algılanıyor. Y kuşağının dikkat çeken bir diğer özelliğiyse ailelerini, işlerinden ön planda tutmaları.

Başarıyı hedefliyorlar

 İyi eğitimli, özgüven sahibi, hırslı ve başarı odaklılar. İş hayatında yöneticileri sorgulamaktan çekinmiyorlar. Sürekli yenilik arayışındaki Y’ler yaptıkları işlerin anlamlı olmasını istiyor. Önceki hiçbir kuşakta olmadığı kadar inovasyona değer veriyor ve bunu iş hayatlarının bir parçası kılmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Takım çalışmasına inanıyorlar

Y kuşağı çocukları futbol, basketbol gibi takım sporlarıyla ilgilendi. Bu nedenle takım çalışmasına değer veriyor ve çevrelerine katkı sağlayabilecekleri bir yapıyı tercih ediyorlar. Y kuşağı sadık ve kabul görmek istiyor.

İlgi odağı olmak istiyorlar

Y kuşağı yaptıkları işlerden dolayı övülmek ve onaylanmaktan mutluluk duyuyor. Kendilerine mentorluk yapanlardan kariyerleri konusunda yardım almaktan çekinmiyor.


Elinde tabletle yaşıyorsa ‘Z’dir

Evde tabletinin başından kalkmayan bir ilkokul, ortaokul öğrencisiyle yaşıyorsanız Z kuşağının özelliklerini tahmin etmek çok zor değil. Diğer tüm kuşaklardan bariz farkla global, hıza önem veren, hayatta her şeyin mümkün olduğunu düşünen ve en önemlisi tüketimi baş tacı eden bir kuşak, Z. Analitik düşünme güçleri, bilgi açlıkları ve özgüvenleriyle dikkat çekiyor. Bilgisayar kullanmayı ‘doğuştan’ biliyorlar. Y kuşağı iş dünyasında sınanırken Z kuşağı eğitim hayatını sürdürüyor. Onlar internetin artık olmazsa olmaz olduğu bir dönemde dünyaya gözlerini açtı. Teknolojiyi kavrama hızları öncekilerle kıyaslanamayacak kadar ileride. Bu nedenle ders alışkanlıkları da farklı. ‘Geleneksel eğitim’ dönüşmeye başladı. İşte bu değişimdeki en büyük paya sahip Z kuşağı için çok önemli eğitim trendleri:


İnteraktif cihazlar sınıf içi eğitim araçlarına dönüşüyor

ABD, kuşak üzerine eğitim çalışmalarının yoğun olduğu başlıca ülke. ABD’de iPad gibi eğitimde çığır açan cihazları edinmek çok kolay. Türkiye’de böyle olmasa da iPad, Z kuşağının elinde gittikçe daha büyük bir eğitim ekipmanına dönüşüyor. Kâğıt yerine ona not alıyor. İnternetten ulaşabildiği sayısız interaktif metin sayesinde ders çalışıyorlar.

Evde daha fazla eğitim

Evde eğitim çok alışılmadık bir yöntem. Ancak artık kimi aileler evlerinde daha bireysel, özerk eğitim çevresi yaratıyor. Eğitimciler her türlü eğitim materyaline ulaşılabilen bir çağda fiziki olarak okulun yapısını sorgulamaya başladı. Z kuşağı da okulun fiziki yapısıyla sınırlandırılmak istemiyor. Daha özgür ve deneyime olanak tanıyan bir eğitim sistemi onlar için daha iyi. Bu ileride iş hayatında ofislerin sorgulanmasını

da beraberinde getirecek.

İşbirlikçi çevrimiçi projeler

Z kuşağı sınıfa daha fazla teknolojinin girmesini sağlıyor. ‘Flipped Classroom’lar, interaktif ders yapısına kapı aralıyor. Birçok eğitim uzmanının dikkat çektiği ise, bu alanda Z kuşağını eğitmek kadar, eğitimcileri de değişime hazırlamak gerektiği. Bu nedenle Y kuşağından gelen yeni eğitimciler, Z’ler için büyük şans. Çünkü Y’ler de teknolojiye çok meraklı.

Görsel eğitime odaklanmak

Çalışmalar Z’lerin beyninin önceki kuşaklara göre yapısal farklar barındırdığını gösteriyor. Bunun genetikle ilişkisini kurmak güç. Ancak bu farklılık Z’lerin çevresel etkilere karşı beyinlerini nasıl kullandıklarıyla ilgili. Z’ler görselliği öğrenmede daha etkili ve eğlenceli kullanabiliyor. Eğitimci ve yöneticiler bu veriler ışığında müfredatlara yeni bir ‘görsel’lik kazandırmalı.

Eğitimi bir oyun gibi öğretmek 

Oyunlar eğitimde sadece eğlenceli olmakla kalmıyor, etkililer de. Bu noktada eğitimde kullanılacak oyunların klasik tabirle eğlendirirken de öğretmesi gerekiyor. Bu dozaj Z kuşağının eğitiminde çok önemli bir yerde duruyor.

Ezberden ziyade, eleştirel düşünce 

İnternet eğitim alışkanlıklarını acımasızca değiştirmek için yanı başımızda bekliyor. Neden istekli öğrenciler bir şeylere tek tıkla ulaşmak varken hafızalarında tutsunlar? Bu  artışılan soru bir kenarda bizi beklesin. Eğitimciler artık ezber yerine, eleştirel düşünce ve problem çözümlemeyi daha ön plana çıkarıyor.

1914-1946 Kurucu Kuşak 

1947-1963 Refah Kuşağı 

1964-1979 X Kuşağı 1980-1997 Y Kuşağı 

1998-2004 Z Kuşağı 2005- Armağan Çocuklar Kuşağı


Önder ÖNDEŞ

Hürriyet

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber