Bu haber kez okundu.

Çocuklara Fiziksel Cezanın Sonlandırılması için Harekete Geçiyoruz”

Uluslararası Çocuk Merkezi tarafından yürütülen, çocuk hakları ağlarının güçlendirilmesi; “Çocuklarla Birlikte Daha Güçlü” çalışmaları kapsamında Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı küçük Deniz’in[1] öğretmeni tarafından 1,5 yıl boyunca sistematik bir şekilde fiziksel cezalandırmaya maruz bırakılması ve eğitim hakkının ayrımcılık nedeniyle doğrudan ihlal edilmesi nedeniyle ÇAÇAV Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Küçük Deniz 9 yaşında, %25 engelli birlikte “Tam Zamanlı Kaynaştırmalı Eğitim” modeliyle öğrenim görmesi gerekmekte, gelişimini ve eğitimini en iyi ve sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için asla “Özel Eğitim Sınıfı”na gitmesi gerekmemektedir ancak ilk günden itibaren sınıf öğretmeni Deniz’i kendi sınıfında istemediğini belirterek okul idaresinin de desteğiyle, Deniz’i ağır ve orta düzeyde zihinsel engelliler sınıfına yerleştirmek için çabalamış, aile karşı çıkınca sınıf öğretmeni ve rehberlik öğretmeninin “sınıfta engelli çocuk istemiyoruz” direnirseniz “delilerin” arasında yaşamaya mahkum ederiz dayatması ile karşı karşıya kalmışlardır.

OKUL İDARESİ TARAFINDAN ÇOCUĞA KARŞI ŞİDDET VE AYRIMCILIK

Küçük Deniz’i okula kayıt için başvurduğu zamandan beri istemediğini belirten okulda “Deniz” konulu toplantılar yaparak velileri kışkırtıp, öğrencinin atılması için imza toplamaya çalışan sınıf öğretmeni, küçük Deniz’i yüzü duvara dönük oturtarak, izole edip ayrı bir köşeye oturtarak, sınıfa almayarak, sınıf arkadaşlarının onunla konuşmamaları için telkinde bulunarak, düşerse kaldırmamaları ve hiçbir şekilde muhatap olmamaları için uyarıda bulunarak, küçük Deniz’e 1,5 yıl boyunca sistematik olarak fiziksel cezaya maruz bırakmıştır.

Anayasa’nın 17inci maddesinde yer alan işkence ve kötü muamele yasağının ihlaline hükmedilmesi için başvuruda bulunan Avukat Şahin Antakyalıoğlu “Çocuklara yönelik şiddetin yasal düzenlemeler veya yargı tarafından korunmaması uluslararası ilke ve normlara aykırı. Deniz’in akranlarıyla beraber ayırım gözetilmeksizin eğitim hakkından yararlanması sağlanmamış tam tersine sanki okulun kapısından girmekle sahip olduğu haklarını kaybetmiş gibi davranılmıştır.” dedi.
FİZİKSEL CEZALANDIRMA TÜRKİYE’DE HALA SERBEST

Fiziksel güç kullanılarak, ne kadar hafif olursa olsun belirli bir ölçüde acı veya rahatsızlık yaratma amacını taşıyan her ceza çocuğa karşı şiddetin en yaygın biçimi.

İlk olarak 1783 yılında Polonya’da, ardından 1900 yılında Avusturya, Belçika ve Finlandiya’da yasaklanan fiziksel cezalandırma Türkiye’de halen TCK madde 232’de belirtilen “disiplin yetkisi” tanınmakta.

Fiziksel cezalandırmanın Türkiye’de de yasaklanması için farklı sivil toplum örgütleri bir arada çalışıyor. ÇAÇAv’ın çalışmalarının yanında YÖRET Vakfı ve Uluslararası Çocuk Merkezi’nin desteğiyle Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı, Türkiye’de çocukların fiziksel/bedensel olarak cezalandırılmasını önlemek amacıyla “Çocuklara Fiziksel Cezanın Sonlandırılması için Birlikte Harekete Geçiyoruz” kampanyasını başlatıyor.

Küçük Deniz ve diğer yüzlercesi için çocuk hakları ağları sizleri çocukların fiziksel cezalandırmasına siz de HAYIR demeye çağırıyor

 

Kaynak: www.egitimajansi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber