Bu haber kez okundu.

‘Annelik’ en güzel lütuf

‘Annelik’ en güzel lütuf

ESER AKGÜL/ SÖZCÜ HAYAT

\"anne1\"Bir kadının başına gelen en güzel şeylerden biri, annelik. Kadına güç veren, çok şey öğreten ve görevlerinden en eğlencelisi. Kadının hayatını baştan sona değiştiriyor elbette.  İş hayatı, sosyal hayatı ve evliliği başka bir form alıyor. Doğumdan sonra kadını bekleyen hayatı, kadınların yaşadıkları sıkıntıları ve çözümlerini, Hamile ve Doğum Psikoloğu/ Doğuma Hazırlık Eğitmeni Uzm. Psk. Nergis ÖZDİNÇ AZANPA, SÖZCÜ HAYAT okuyucularına anlattı. AİLE VE TOPLUM PSİKOLOJİSİ DERNEĞİ (ATOP)‘inde  görev alan Azanpa, kadının hamile kalmadan önce kendisini tanıyıp, anneliğe nasıl baktığını anlaması gerektiğini söylüyor.

 

Günümüzde hamilelik sonrasında yaşanan psikolojik sorunlar arttı diyebilir miyiz?

Hamilelik sonrası psikolojik sorunlar arttı diyebilmemiz için bunun araştırma bulguları ile desteklenmiş olması gerekiyor. Ne yazık ki ülkemizde doğum öncesi takip yeni yeni benimsenirken doğum sonrası anne takibi ise yeterli anlamda yapılamamakta. Bu nedenle doğum sonrası psikolojik sorunların arttığına ilişkin bilgiler maalesef yetersiz. Ancak pratikteki gözlemlemelerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki kadınlarımız artık yaşadıkları sorunlarla ilgili uzman desteği alma konusunda eskiye göre daha bilinçliler. Tabi bu hamilelik ve doğum alanına da yansımış durumda. Gebelikte ve doğum sonrasında psikolojik destek almak isteyen kadınlarımızı daha sık görür olduk diyebilirim.

 

Gebelik sürecini problemli geçirenler riskli grubunda

 

Kimler doğum sonrası depresyon riskini taşır?

Daha önce depresyon geçirmiş olan veya ailesinde depresyon öyküsü bulunan kadınların diğerlerine göre doğum sonrası depresyon riski daha fazladır. Bunun yanında sorunlu çift ve aile ilişkileri, kendisinde veya ailesinde daha önce yaşanmış travmatik doğum, kürtaj, çocuk kaybı hikayeleri, annelik ve kadınlık rolleri ile ilgili kaygı ve korkuları olanlar, doğum sonrası desteği olmayan ve bu süreci yalnız geçiren kişiler, istenmeyen gebeliği olan kadınlar, gebelik sürecini problemli geçirenler doğum sonrası depresyon için risk grubundadırlar.

Çalışan bir kadın doğum yaptıktan sonra psikolojik olarak ne kadar süre sonra işe dönmeye hazır olur?

Bunun için net bir zaman dilimi vermek doğru olmaz. Her kadının işe dönmeye hazır oluş süreci farklılık gösterir. Bunda, ekonomik durum, kişinin annelik ve iş kadını rolüne bakış açısı, çocuğunu bırakacak bir destekçinin olup olmaması, kadının fizyolojik ve psikolojik durumu gibi faktörler etkili olur.

 

\"annelik\" “Bebek stresi” genellikle ilk çocukta gözlenir

 

İlk çocuk ve 2. Çocuk doğumundan sonra yaşanan sıkıntılar açısından farklar oluyor mu?

Doğum sonrası yaşanan psikolojik sorunlardan biri, ilk kez aileye bir bebeğin katılmasının yarattığı strestir. Buna “bebek stresi” de denir. Bu genelde ilk çocukta gözlenir. Çünkü anne daha önce deneyimlemediği annelik rolü ile ilgili kaygılar yaşayabilir. “Nasıl bir anne olacağım” ,“bebekle hayat nasıl olacak”, “bebeğime bakabilecek miyim” ve benzeri düşünceler genelde ilk çocukta olur. Oysaki ikinci çocukta bu stres ya daha azdır ya da hiç yoktur. Ancak ikinci çocuğun planlanan bir bebek olup olamaması da bu durumu değiştirebilir. İkinci çocuk için hazır olmayan anne- baba, ilk çocukta olduğu gibi bebek stresi yaşayabilir.

Kadının doğum sonrasındaki psikolojik olarak yaşadıklarını doğumdan önceki psikolojisi ne derece etkiler?

Kadının doğum öncesi psikolojik durumu, gebelik öncesi psikolojik bir tedavi görüp görmemesi doğum sonrası psikolojik sorunlar yaşamasında etkili olabilir. Her kadın doğum sonrası lohusalık hüznü dediğimiz bir durum yaşar ancak bunun günlük hayatı sekteye uğratması ve uzun sürmesi kadının kişilik yapısı ve daha önceki psikolojik durumu ile ilişkilidir. Psikolojik anlamda güçlü bir kadın bu süreci daha çabuk atlatabilir.

 

“Lohusalık hüznü” iki haftadan fazla sürerse uzmana başvurulmalı

Doğum sonrasında bir kadını bekleyen temel sorunlar nelerdir? Hangi sıkıntılar normal görülmeli? Kadın hangi sorunları yaşadığında bir psikologa danışmalı?

Doğum sonrası yaşanan temel sorunlardan biri yeni yaşam düzenine uyum sağlama sürecidir. Aileye yeni bir üye katılacaktır ve öncesinde var olan düzende değişim söz konusu olacaktır. Yeni bir bebeğin aileye katılımı stres yaratabilir. Bu stres kısa sürede normal kabul edilir. Yeterli destek kaynakları ile bu stres atlatılabilir. Atlatılamadığı ve uzun sürdüğü durumlarda uzman desteğine başvurmaktan çekinilmemelidir.

Doğum sonrasında bir kadını bekleyen temel sorunlardan bir diğeri “Lohusalık hüznü” dür. Yeni  doğum yapmış annelerin % 50-70‘inde görülen normal sınırda olan bir üzüntü, karamsarlık, zihin bulanıklığı, yorgunluk ve bitkinlik veya endişe hali, kolay ve sık ağlama, en yakınlarına sıkıca bağımlılık şeklinde görülür. Bu durumun genellikle on gün sürmesi normal kabul edilir. İki -üç haftadan fazla sürerse doğum sonrası depresyondan ve daha ciddisi doğum sonrası psikozundan şüphelenilmelidir. Belirtiler iki haftadan fazla sürerse, günlük durumlarla başa çıkmada sorun yaşandığında, günlük rutin işler yapılamaz hale gelindiğinde, kendisine veya bebeğe zarar verme düşünceleri varsa, günün çoğunluğu aşırı endişeli, korkmuş veya panik halinde geçiyorsa mutlaka psikolojik destek için bir uzmana başvurulmalıdır.

 

\"anne3\"İlk 6 haftadan sonra kadın kendini cinselliğe hazır hisseder

Doğum sonrasında cinsel isteksizlik normal mi? Ne kadar süre bu durum yaşanırsa bir sıkıntı arz etmez? Bu durumda eşinin tutumu nasıl olmalı? Ne yapılmalı?

Doğum sonrasında cinsel isteksizlik hem hormonal değişikliklerden (özellikle prolaktin salgılanmasının yarattığı sonuçlardan) hem de psikolojik sebeplerden dolayı görülebiliyor.

Psikolojik açıdan kadın, doğum sonrasında beden algısı ile ilgili problemler yaşayabilir. Kendini eskisi kadar çekici görmeyebilir. Bu durum da cinsel isteksizliğe neden olabilir. Lohusalık dönemi denilen ilk 6 hafta sonrasında kadın kendini hem fiziksel hem de psikolojik açıdan hazır hissettiğinde cinsellik başlayabilir. Eşler bu süreçte kadına destek olmalı, cinsellik konusunda zorlamamalı ve kadının kendini iyi hissetmesine yardımcı olmalıdırlar. Eşlere önerim, yeni doğum yapmış kadın ile sadece annelik rolü üzerinden değil, kadın ve eş rolleri üzerinden de iletişim kurmaya özen göstermeleri. Böylece doğum sonrası kadın kendini sadece çocuğunun annesi olarak değil kocasının eşi olarak görecektir. Bu şekilde eşler, kadının beden algısı ve kadınlık rolleri ile ilgili kaygılarından uzaklaşmalarına yardımcı olacaklar ve cinsellik ile ilgili sorunları daha çabuk atlatabileceklerdir. Cinsel isteksizliğin devam etmesi durumunda bir uzmanın desteğini istemekten çekinilmemelidir.

 

Anne bebeği ile yalnız kalabilmeli

 

\"basbasa\"Loğusa dönemi en sağlıklı nasıl atlatılır? Yapılması gereken temel şeyler nelerdir?

Lohusalık döneminde destek çok önemlidir. Özellikle eşin desteği bu dönemi sağlıklı geçirmede yardımcı olacaktır. Destek önemli derken bu kültürümüzde yanlış anlaşılmakta ve lohusalık döneminde sıkça ev ziyaretleri gerçekleştirilmekte. Lohusanın asıl ihtiyacı dinlenmek, bebeği ile baş başa kalarak bağ kurabilmek, annelik pratiklerini bebeği ve eşi ile birlikte yapabilmektir. Bu dönemde sıkça ve uzun süren ziyaretler annenin dinlenmesini ve bebeği ile bağ kurmasına engel olacaktır. Bu nedenle lohusalık döneminin sağlıklı geçirilebilmesi için annenin dinlenmesine ve bebeği ile yalnız kalmasına fırsat verilmelidir.

Doğum sonrası psikozun belirtileri nelerdir?

Yorgunluk, uykusuzluk, duygularda değişkenlik, sık ağlama, şüphecilik, zihin bulanıklığı, dezorganize davranışlar, kendini gerçek dışı hissetme ve kendine dışarıdan bakma hali, yönelim kaybı, duygu durumda artış veya şiddetli depresif duygu durum, dağınıklık, mantıksız ifadeler, bebeğin sağlığı ile ilgili takıntılı düşünceler ortaya çıkabilir.

Kadının bebeğine bakmak istememe, bebeğe ya da kendisine zarar verme düşünceleri olur. Bebeği ile ilgili sanrısal düşünceler görülür. Bu sanrısal düşünceler çocuğu gelecekteki acılardan kurtarmak için onu öldürme eğilimine yol açabilir. Varsanılar ise bebeği öldürmesini söyleyen sesler şeklinde görülebilir.

 

Normal depresyona göre daha kısa sürer

 

Doğum sonrası depresyon ile normal depresyon arasında fark var mı?

Gebelik ve doğum sonrası dönem ile ilgili çalışmalar incelendiğinde doğum sonrası depresyonun klasik depresyondan ayrı özel bir bozukluk olduğu ve “atipik depresyon” şeklinde tanımlandığı görülür.

İntihar düşüncesi doğum sonrası depresyonda çok daha azdır. Doğum sonrası depresyonda akşamları daha kötü olma öyküsü vardır. Süre normal depresyona göre daha kısadır (6-8 hafta) ancak zihin karışıklığı daha fazladır.

 

Anne olmadan önce kadın bu konuda kendini tanımaya çalışmalı

 

Bu dönemden önce yapılması gereken psikolojik hazırlıklar nelerdir?

Gebeliğe ve doğuma hazırlanmak doğum sonrasına da hazırlanmak demektir. Bir kadın gebe kalmadan öncesinde veya gebelik döneminde doğumla ve annelik ile ilgili kaygı ve korkularını keşfetmelidir. Bunun için kendi annesi ve ailedeki diğer doğum yapmış kadınlarla konuşabilir, doğuma hazırlık eğitimlerine katılabilir. Doğuma hazırlık eğitimlerinde hem fiziksel hem psikolojik olarak doğuma nasıl hazırlanacağını öğrenerek doğum sonrasındaki sürece de kendini hazırlanmış olur. Bu eğitimlerde anne adayları doğum sonrasını da etkileyecek kaygı ve korkularını keşfederek bunlarla nasıl baş edebileceklerini öğrenirler. Bu da doğum sonrası sürecin daha kolay atlatılmasına yardımcı olacaktır.

Bunlara ek olarak gebelik öncesi ve sırasında doğumla ilgili geçmiş travmalar da mutlaka bir uzman eşliğinde çalışılmalı. Kadının aile öyküsünde veya geçmiş doğumlarındaki travmalar temizlenmediğinde bu doğum sonrası sürece olumlu bir şekilde yansıyacaktır.

 

“Doğuma hazırlık” eğitimi, erkeklerin kadınları anlamasında çok faydalı

 

Eşi ile birlikte bu dönemde mutlaka yapması gereken şeyler, paylaşmaları gereken konular neler olmalı? Ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Bebek bekleyen her çiftin mutlaka bu dönemde “doğuma hazırlık” eğitimi almalarını öneriyorum. Çünkü, eşli katılımın gerçekleştiği bu eğitimlerde anne ve baba adayları aslında neleri konuşmaya ihtiyaçları olduğunu burada keşfetmiş oluyorlar. Eğitim sonrasında daha konuşulacak ve hazırlanılacak çok şeyin olduğunu fark ediyorlar. Eşler anne adayı ile empati kurarak onu daha iyi anlayabilir hale geliyor. Böylece baba adayları eşlerinin neye ihtiyacı olduğunu ve eşlerine nasıl destek olabileceklerini de deneyimlemiş oluyorlar. Hatta derin gevşeme çalışmalarında bebekleri ile iletişime geçip onlarla doğum öncesinde bağ kurabiliyorlar. Kısacası hem anne hem de baba adayları aynı zamanda ebeveynliğe de hazırlanmış oluyorlar. Bu şekilde doğum sonrası döneme uyum sağlama konusuna da destek verilmiş oluyor.

 

\"anne-baba\"Annelik en güzel lütuf ama bir kadın sadece anne değildir

 

Bir kadının hayatındaki en önemli rolü “annelik”. Bu konuda neler diyebilirsiniz? Annelik olgusunun Türkiye’deki algısını nasıl görüyorsunuz? Annelik konusunda yapılan yanlışlar nelerdir? Hem kadının kendisi hem de çocuk açısından değerlendirebilir misiniz?

Henüz 30 günlük taze anne olarak şunu söyleyebilirim ki bence “Annelik” bir kadına verilebilecek en şahane lütuflardan biri. Annelik olgusunun Türkiye’deki algısına baktığımda, “annelik” bir kadına yüklenen en önemli toplumsal rol olarak karşımıza çıkıyor. Gözlemlemelerim şunu gösteriyor ki, toplum bir kadına önce annelik rolünü yüklüyor. Çocuğu olsun olmasın potansiyel anne, anne adayı olarak görülüyor bir kadın. Anne olmadan öncesinde eşim ve diğer yakınlarım tarafından anneler günümün kutlanıyor olması bana bunu düşündürmüştür hep.

Aile ve çiftlerle yaptığım psikoterapi seanslarında, özellikle çocuklu çiftlerde kadına önce anne rolü sonra kadın ve eş rolü yüklendiğine tanıklık ettiğim çok oluyor. Tek bir rolden iletişim kurmak hem çift hem de çocuklarla olan iletişimde büyük problemlere yol açabiliyor. Oysa bizim annelik rolünün dışında da rollerimiz var. Çocuklar, anne babalarının iletişimlerini gözlemlerken onların annelik ve babalık rolleri dışında da iletişim kurabildiklerini gözlemlemeli ki bunları kendi sosyal rollerine uygulayabilsinler. Bizlerin kadın ve anne rollerimizin yanı sıra aynı zamanda eş, arkadaş, iş kadını, evlat ve benzeri rollere de sahibiz.

Maddi açıdan iyi durumda olmayan anneler bu tarz sıkıntılar yaşadığında nasıl yardım alabilirler?

Aile ve Toplum Psikolojisi (ATOP) derneğimizin acil destek hattı 7/24 hizmet veriyor. 0212-560 70 83/84 numaralı telefonu arayarak bu hattan uzmanlarımıza ulaşıp yaşadıkları sıkıntılarla ilgili bilgi alabilirler. İstanbul’da bulunan anneler derneğimizi ziyaret edebilirler, diğer anneler ile iletişime geçebilirler.

 

Kimse mükemmel değildir

 

\"anne4\"Profesyonel yardım alamayan annelere neler önerirsiniz?

Doğumdan sonra eve ilk gelindiğinde ziyaretçilere bir sınır koymalılar.

Yalnız kalmaktan kaçınsınlar. Yakınlarından destek istemekten çekinmesinler.

Kendileri gibi yeni anne olan kişilerle iletişime geçebilirler. Bu hem sosyal destek sağlayacak hem de kendileri ile benzer durumda olanları görmek onları yalnız hissettirmeyecektir.

Duygu ve düşüncelerini kendilerine destek olacak kişilerle paylaşmaktan çekinmesinler. Çevrelerindeki negatif düşüncelere sahip insanlardan uzaklaşsınlar.

Kendilerini suçlamaktan uzak dursunlar.

Kendileri ve bebek ile ilgili gerçekçi beklentilere sahip olsunlar. Kimse mükemmel değildir. Bazı günler diğerlerine göre çok daha zor geçebilir buna izin versinler.

Yakın zamanlı küçük planlar yapabilirler. Bu gelecekle ilgili onlara umut verecektir.

Sık sık temiz havada fiziksel egzersiz yapmayı ihmal etmesinler. İsterlerse yalnız ya da bebekleri ile birlikte kısa yürüyüşler için zaman ayırabilirler.

Doğum sonrası psikolojik durum günlük rutinlerini yapmalarına engel oluyorsa, kendileri ve bebeğine karşı zarar verici düşünceleri var ise çok geçmeden psikolojik destek almak için bir uzmana başvursunlar.

 

 

 

sozcu.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
annelik güzel lütuf

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber