Bu haber kez okundu.

“Anne Lütfen Okula Kel Gelme”

Kanser artık bilindiği gibi zor ve korkunç bir hastalık değil. Akıllı ilaçlar, yoğun kemoterapilerle birlikte yenilebilecek duruma geldi. Bu duruma birçok örnek var...
Ayşemden Kargın 6 aylık hamileyken kanser olduğunu öğrenmiş ve oğlu için savaşmış. Tuuba Samanova ise mücadelesinde 2 çocuğundan güç almış. İşte size iki kanser savaşçısı annenin muhteşem öyküsü…

İkisi de anne… İkisinin de öyküsü birbirinden farklı ama aynı kaderi yaşamışlar. Biri havalimanında kayıp eşya sorumlusu olan Ayşemdem Kargın diğeri de Azerbaycanlı piyano öğretmeni Tuuba Samanova. Henüz çok gençler ama toplum arasında “Kötü hastalık” denilen kansere yakalanmışlar. Evlatları onlara güç vermiş, kanseri yenmişler…
Ayşemdem Kargın, altı aylık hamileyken meme kanseri olduğunu öğreniyor. Hamileliği boyunca da kemoterapi tedavisi görüyor. Kargın, “Hamile olmasaydım bu hastalığı daha geç öğrenebilirdim. Oğlum doğmadan hayatımı kurtardı, o benim kahramanım” diyor.
İLK BELİRTİSİ BASİT BİR AĞRIYDI
İlk oğlu Ahmet dünyaya geldikten sonra ikinci kez anne olmak isteyen 39 yaşındaki Ayşemden Kargın 2 yıl önce hamile kaldı. Hamileliğinin 6. Ayında göğsünde ağrı hisseden Ayşemden ertesi gün eşi Suat ile birlikte doktora gitti. Süt bezelerinin şişmesinden dolayı ağrı hissettiğini düşünen Ayşemden Kargın hastanede kontrollerden geçti.
KENDİNİ HEP ENDİŞELİ HİSSETTİ
Bebeğine bir şey olacağından korktuğu için bu süreçte hep tedirgin olduğunu söyleyen Ayşemden Kargın'a lokal anestezi altında biyopsi yapıldı. Biyopsi sonuçlarıyla birlikte Antalya Memorial Hastanesi'ne gelen Kargın burada meme kanseri olduğunu öğrendi. Kargın'ın hastanede yapılan tetkiklerinde karaciğerinde de kitleler tespit edildi. Prof. Dr. Mustafa Özdoğan'ın tedavisini yürüttüğü Kargın'a doğum sürecine kadar 4 kür kemoterapi uygulandı.
UMUT'U HAYATINA UMUT OLDU
Hastalığını öğrendikten sonra çok üzüldüğünü ama çabuk toparlandığını anlatan Ayşemden Kargın, bebeğine Ata ismini koymayı planladıklarını ama hastalığı yenmekteki umudu olduğu için adını Umut koyduklarını söylüyor. Hastalığı yenmekteki tek sebebinin bebeği olduğunu söyleyen Ayşemden, “Otuz altıncı haftada tedavime tam devam edebilmek için bebeğimi dünyaya getirdim. Bebeğim için hayatta kalmak zorundaydım” diyor.
TEDAVİYE DOĞUM ARASI VERDİ
Doğumun olduğu zaman diliminde Ayşemden Kargın'ın tedavisine kısa süre ara verildi. Umut'un sağlıklı bir şekilde hayata gelmesinden sonra tekrar kemoterapi ve hedefe yönelik tedavi almaya başlayan Kargın'ın tedavileri devam etti. Sonra ameliyat edilen Kargın ameliyat oldu. Ameliyattan sonra ise akıllı ilaç ve hormanal tedavi uygulandı.
“ANNE LÜTFEN OKULA KEL GELME”
Meme kanseri olduğunu oğlu Ahmet'ten gizleyen Kargın, tedavi yüzünden saçlarının dökülebileceğini anlatmış. Kemoterapide saçlarının dökülmesinden oğlunun çok etkilendiğini belirten Kargın, “Bir gün okula giderken bana 'kel gelme anne peruğunu takıp gel olur mu?' dedi. Neden diye sorduğumda arkadaşlarımın dalga geçmesini istemiyorum diye cevap verdi. Şimdi bir kardeşi olduğu için mutlu” diye konuşuyor.

Bebeğini sallayamaz hale geldi

Tuuba Samanova

29 yaşındaki Azerbaycanlı Tuuba Samanova da evli ve iki çocuk annesi. Dilinin üzerindeki beyazlık nedeniyle memleketinde bir hastaneye gidiyor. Teşhisi ise konulamıyor. Kan değerlerini yükseltici tedaviler almasına rağmen merdiven çıkamaz, küçük bebeğini ayağında sallayamaz hale geliyor. Kolundan kan alan hemşire, “Senin kan değerlerin çok kötü. Bu kötü bir hastalık gibi. Bence daha iyi bir hastaneye gitmelisin” dediğinde Samanova telaşlanıyor ve Bakü'de başka bir özel hastaneye başvuruyor. Bakü'de gittiği hastanede kendisine biyopsi uygulandıktan sonra kanser olduğunu öğrenen Samanova, “Azerbaycan'da kemik iliği nakli yapılmıyordu, biz de Türkiye'ye geldik. Eşim kürkçülerle çalışıyordu. Duyduğu hastaneler belli hastanelerdi" diyor...

HEP KONTROL ALTINDAYIM

Sonra İstanbul'a geldiklerini söyleyen Samanova anlatıyor: Bayram olduğu için doktor bulamadık. İstanbul'da doktor bulduk. Orada 2 kür kemoterapi aldım. Kemik iliği merkezi kapandı sonrasında da beni Antalya Medstar Hastanesi'ne aktardılar. Abimin iliği bana uydu. Abimden ilik nakli yapıldı. Bir sene beş ay kadar tedavi gördüm. Kemik iliği naklim yapıldı. Kendimi toparladım ve Antalya'da bir ev kiraladık. Hastaneye gidip geldik. Sonrasında da doktorum beni Azerbaycan'a gönderdi. 3 ayda bir de buraya geliyorum. Orada da sürekli kontrol altındayım. Sonuçlarım çıkınca buraya fakslıyorum, doktorum yönlendirme yapıyor” diyor.

Hastalığı ilk duyduğumda umutlu değildim.

Sonra iyileşenleri gördüm. Türkiye bize kardeş ülke olduğu için kendimi kötü hissetmedim. Çocuklarım için iyileşmeyi kafama koydum” diyen Samanova şöyle devam ediyor: Hemşirelerimi, doktorlarımı çok seviyorum. Piyano öğretmeni olduğum için hemşireler odaya şarkı söyleyerek giriyorlardı. Bu hastalıkta moral çok önemli. Prof. Dr. Rabin Saba, Prof. Dr. İhsan Karadoğan, Prof. Dr. Mustafa Özdoğan'a çok teşekkür ederim. Ve Ayşe Karadoğan, başhemşire. “Acaba ne zaman topuklu ayakkabı giyeceğim?”, “Ne zaman makyaj yapabileceğim?” diye düşündüm. Ve kanseri yendim.

Türk onkologlar başarılı

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “Hastamızda olduğu gibi hastalık dördüncü evrede ve hamile olmasına rağmen modern tıbbın tüm imkanları en iyi şekilde kullanıldı ve çok başarılı sonuçlar alındı. Ülkemizde bu ve buna benzer her onkoloji kliniğinde yüzlerce umut veren hasta ve başarı öyküleri Türk onkologları tarafınca gözler önüne serilmektedir. Ayşemden Kargın da bunlardan birisidir. Güzel yavrusu ve ailesi ile birlikte mutlu bir yaşam dilerim” dedi.

Kaynak: Ayşe Begüm Çelikkol, Yeni Şafak

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber