Bu haber kez okundu.

Öğretmenlerin Ataması Neden Yapılmıyor?

Atanamayan öğretmenlerle ilgili çok mail geliyor. Geçenlerde bir bayan öğretmen mecliste, kpss'den çok yüksek puan aldığını ancak atanamadığını söylemişti. Neden böyle bir sıkıntı hala devam ediyor?

2002 yılında Akp henüz iktidar olmamıştı. Seçim meydanlarında şuanki Cumhurbaşkanımızın, eski Başbakanımızın seçim mitinglerinde konuşmalarını hatırladım. 2002 yılında Ataması yapılmayan öğretmen sayısı  72 Bindi. Sayın Recep Tayyip Erdoğan seçim meydanlarında: '72 Bin öğretmeni atayamadılar. Böyle iktidar, böyle devlet olur mu?' diyordu. O tarihte 72 Bin olan Ataması Yapılmayan Öğretmen Sayısı son 12 yılda tam 300 Bin'e çıktı.

 

Bununla ilgili dün de bir açıklama vardı. 261 Bin öğretmen atandığı söyleniyor. Ancak bu süreçte 180 Bin öğretmen de emekli oldu. Demek ki reel olarak 12 yılda yapılan yeni atama sadece 70 Bin civarında. Bu durum, İktidarın son 12 yılda sağlam bir Öğretmen istihdam politikası oluşturamadığını gösteriyor. Hükümet öğretmen atama konusunda aynı mehter takımı gibi 2 ileri 1 geri gitmiş. Yani problemi çözen bir politika, strateji geliştirememiş.

 

Bugün geldiğimiz noktada ciddi bir öğretmen açığımız var. Türkiye'nin yönü Avrupa Birliği ülkeleridir. Bu ülkelerde öğretmen başına düşen öğrenci sayısını göze aldığımızda, Türkiye'de hem branş hem de sınıf öğretmeni sayısı 200 Bin gibi bir sayı karşımıza çıkıyor. Hatta Portekiz gibi bazı ülkeleri baz aldığımızda öğretmen ihtiyacı sayısı 350-400 Bin'e çıkıyor.

 

Şu anda bizim Türk Eğitim Sen olarak 2015 Şubat ayında bir ek atama yapılması talebimiz var. Şubat'ta 40 Bin Öğretmen ataması istiyoruz. Şuanda Milli Eğitim Bakanlığının açıklamış olduğu öğretmen ihtiyacı (bana göre doğru olmamakla beraber) 106 Bin. Zaten 40 Bin öğretmen atasanız bile o ihtiyacı karşılamış olmuyorsunuz.

 

Tabi burada biliyorsunuz dershanelerin kapatılması ile ilgili kanun çıktı. Eğer bu kanun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmezse 1 Eylül 2015 tarihinden itibaren bütün dershaneler kapatılacak. Okullarımızı dershanelere çevireceğini iddia eden bir iktidar var. Peki bu kadar iddialı bir söylemin altını doldurmadan siz vatandaşın huzuruna nasıl çıkıyorsunuz. Hafta içinde ders yapan ve yorgun düşen öğretmenleri, her saat 22:00'ye kadar çalıştırırsanız, Cumartesi, Pazar çalıştırırsanız, bu öğretmenin bir sonraki derse hazırlanma mecalinin kalmayacağı ve gücünün yetmeyeceği çok açık.  Madem ki okulların dershaneye dönüştürülmesi konusunda bu kadar büyük laflar ettiniz. Gelin samimiyseniz en azından Ataması yapılmayan öğretmenler içinden 100 Bin tanesini bu dershane faaliyetlerinde kullanılmak üzere öğretmen olarak atayalım.

 

Madem ataması yapılmayan 300 Bin öğretmen var, ve bir o kadar da açık var. Problem nedir? Neden bunların ataması yapılmıyor?

 

Bina da var, öğrenci de var, atamayı yapacak irade yok bu iktidarda. Türkiye'de hazinenin gençlere yönelik iş istihdamında harcanması iradesini 12 yıldır göremedim. Türkiye'de bütçenin nereye gittiğini merak ediyorum. Kişi başına düşen gelirin 10 Bin dolar olmasıyla övünen iktidarın, Fransa'da 23 Dolar milyarderi varken, Türkiye'de 43 tane Dolar milyarderi nasıl olduğunu milletimize, gençlerimize açıklaması lazım.

 

Türk Eğitim Sen olarak 23.562 öğretmenin katıldığı bir anket çalışması yaptık. Gerçekten tüyler ürpertici rakamlar ortaya çıktı. Ankete katılan öğretmenlerin %93.9'unun kredi kartı var. Bunlardan %49.9 u borçlarını düzenli ödeyemediğini söylüyor. %81.4'ü son 5 yıl içinde kredi çekmiş, %14.8'i de borçlarını ödeyemediği için bankaların kara listesine girmiş. Bunlardan 24.8'i 50 Bin TL'den fazla borçlu.

 

Öğretmenlerin ekonomik durumu bu kadar kötü. Peki bunun sorumluluğu kimde? 2013 Ağustos ayında bir toplu sözleşme imzalandı ve kamu çalışanlarına 2014 yılı itibari ile sadece 123 TL zam yapıldı. Hükümetin enflasyon hedefi o zaman 5.2 civarındaydı. Bugün hükümetin enflasyon hedefi 9.4'e çıktı. Bunu açıklayan Ali Babacan'dır. Enflasyon hedefi yükselmesine rağmen, kamu çalışanlarının 123 TL'lik zammına bir ek zam söz konusu olmadı. Bu nedenle kamu çalışanları şuanki enflasyonun çok altında bir zam ile yetinmek zorunda. Türkiye Kamu Sen Arge Merkezi'nin tespitlerine göre son 10 ayda bütün kamu çalışanlarının alım gücünde 240 TL'lik bir azalma olmuş. Türkiye Kamu Sen olarak aylardır memurlarımıza ek zaman verilmesi gerektiğini ifade ediyoruz.

 

Biliyorsunuz ki HSYK seçimleri öncesinde hakim ve savcılara 1155 TL zam yapılacağı sözü verilmişti. Önümüzdeki günlerde bu zam yapılacak. Eğer siz hakim ve savcılar için bir irade kullanıyorsanız, bu iradeyi enflasyonun altında ezilen bütün kamu çalışanları için de kullanın ve %12 ek zam yapın diyoruz. Bunun yansıması, en düşük devlet memuru maaşına 201 TL, ortalama devlet memuru maaşında 262 TL'lik bir artık olacaktır. Ancak bu iradeyi şu ana kadar İktidardan görmedik.

 

Bu nedenle 6 Aralık tarihinde Ankara'da Sıhhiye'de Abdi İpekçi parkında büyük bir miting yapacağız. Kamu çalışanlarının içinde bulunduğu durumu orada ortaya koyacağız. Bütün kamu çalışanlarını ve ailelerini bu mitinge destek vermeye davet ediyoruz. HSYK seçimlerinde hakim ve savcılar oy kullanıyor ama, 2 Milyon 600 Bin Kamu çalışanı ve 1 Milyon 800 Bin emekli 2015 genel seçimlerinde oy kullanacak. Bunu Hükümete hatırlatmak gerekiyor. 

 

İSMAİL KONCUK

TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL BAŞKANI

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber