Bu haber kez okundu.

NÖBET EYLEMİ HAKKINDA

Nöbet problemi, iş güvencesinin ortadan kaldırılması, ekonomik ve sosyal haklarımızın her geçen gün geriye gitmesi gibi sıkıntılarımız düşünüldüğünde, elbette, en önemli problemimiz değildir. Belki de, yaşanılan problemler içinde ağırlık yönünden, daha az ağırlığı olan problemlerdendir, ancak öğretmenler, nöbet görevini angarya bir iş olarak görmüş, böyle bir angarya işi ücretsiz yapmayı bir türlü kabul edememişlerdir.

 

 

Nöbet problemine her öğretmenin farklı bakış açısı olabilir. Büyük çoğunluk, ücretsiz nöbet tutulmasına karşı olduğu gibi, bir kısım öğretmenler de, kendilerinin, emniyet mensubu olmadığından hareketle, ücretli de olsa, nöbet tutmaya tamamen karşıdır. Burada, Türk Eğitim Sen olarak çoğunluk görüşü doğrultusunda, nöbet karşılığı, her nöbet gününe, 6 saat ek ders ücreti verilmesini talep ediyoruz.

 

 

Nöbet eylemine karşı olan öğretmenler de olacaktır. Bu öğretmenler de, öğrenciyi başıboş bırakmanın öğretmene yakışan bir davranış olmadığını düşünmekte, ancak nöbet görevine ücret verilmesinin doğru bir talep olduğunu düşünmektedir.


 

Türk Eğitim Sen, problemin çözümünden yanadır, derdimiz üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değil. Bu sebeple, aldığımız ilk karar, her ay bir gün nöbet tutmamak şeklinde olmuştur. Bu eylem kararımız sonrasında, bazı okul yönetimlerinin, nöbet tutulmayan güne karşılık, başka bir gün nöbet görevi, yani çift nöbet görevi vermesi sonucunda eylem kararımızı gözden geçirmek ve sonuç alabilmek için, 2014-2015 Eğitim Öğretim yılının sonuna kadar süresiz eylem kararı alınmıştır.

 

 

Bazı okul yöneticilerinin eylemi sulandırmak amacıyla, öğretmenleri ikna çabalarını da görüyoruz. Mesela, “Siz dilekçenizi verin, nöbet defterini de imzalamayın ama nöbet görevinizi de yerine getirin, ben bunları yukarıya duyurmayayım.” diyerek, öğretmenleri nöbet tutmaya ikna edenler de var. Bu şekilde davranan öğretmen arkadaşlarımızın nöbet eylemine katılması, problemin ortadan kalkması yönünde fayda sağlamayacaktır.


 

Soruşturma açmakla tehdit eden idarecilerin varlığı da, bir başka problemdir. Bu idareciler, açıkça eylem kırıcılığı yapmaktadır, ayrıca sendikal faaliyeti engelleme suçu da işlemektedir. Sendikal faaliyetleri engellemek, TCK’nın 118. Maddesine göre suçtur. Türk Eğitim Sen, sendikal faaliyetleri engelleyen idarecilerle ilgili, her türlü hukuki yolu takip edecektir.

 

 

Bütün öğretmenlerimiz, nöbet eylemini ciddiye almalıdır. Bu eylemimizin başarılı olması, diğer haklarımızın kısıtlanması karşısında da, aynı tepkiyi göstereceğimiz anlamını taşıyacak ve idarenin haklarımıza karşı daha duyarlı olması sonucunu doğuracaktır. Bu kadar sendikanın, neredeyse ortaklaştırdığı bir eylemin, hangi sebeple olursa olsun, başarısız olması,  öğretmenin kaybetmesi sonucunu doğuracak, sendikaların yaptırım gücünü ortadan kaldıracaktır.


 

Yapılan bazı haberlerde, nöbet eyleminin, vatanseverlikle bağdaşmayacağı, öğrencinin başı boş bırakılmasının sorumsuzca bir davranış olduğu, dolayısıyla nöbet eyleminin öğretmenlere yakışmayacağı gibi ısmarlama haberler yapılmaktadır. Öğretmenlerimizin tamamı vatanseverdir, bu konuda hiç kimse bize akıl vermeye çalışmasın. Öğrencilerimiz ise, bizim varlık sebebimizdir. Bütün öğretmenler aynı şuuru taşımaktadır. Öğretmen ve memurlardan yıllardır fedakarlık isteyen bu anlayış, ne hikmetse, öğretmen ve memurlarımıza hak vermek söz konusu olunca bin dereden su getirmektedir. Biz görevimizi yapalım, amenna ama sizler de görevinizi yapın. Yıllardır, nöbet görevine ücret verilmelidir, dediğimizde, hiç umurunuzda olmadı, şimdi çıkıp, bize duygusal mesajlar vererek, yine işinizi yapmaktan kaçma çalışmayın. Bu sebeple tüm öğretmenler, yapılmak istenileni görmelidir.

 

 

Bu günlerde, bazı sitelerde Bakan Avcı’dan, öğretmen dostu Bakan, diye söz edilmekte, Bakan Avcı, her ne hikmetse göklere çıkarılmaktadır. Öğretmen dostu bakan ise, bir nöbet problemini dahi çözememekte, adeta kulağının üzerine yatmış bir durumdadır. Öğretmen dostu diye takdim edilen, bir bakan döneminde ise, binlerce okul yöneticisi adeta infaz edilmiş, öğretmen ve memurlar fişlenmiş, ama bakan Avcı, öğretmen dostu diyebileceğimiz bir tavır sergileyememiştir. Öğretmen dostu bakan döneminde, MEB’in bir kısım bürokratları yargı kararlarını dahi uygulamamış, meydanı yandaşlara bırakmayı tercih etmişlerdir.

 

 

Şimdi, tüm öğretmenlerimiz ve eğitim çalışanları adına, öğretmen dostu bakana soralım. Onbinlerce öğretmen nöbet eylemi yaparken, okullarımız ne hale geldi diye neden düşünmüyor, gereğini neden bir an önce yapmıyorsun? On binlerce okul yöneticisinin hakkı, ellerinden bağırtıla bağırtıla alınırken, neden seyirci gibi seyrettin? Okul müdür yardımcılığına teklif edilenler dahi, gerekçesiz reddedilirken, yandaş sendikanın meydanda at oynatmasına, il, ilçe müdürlerinin keyfi davranmasına neden izin verdin?


 

Nöbet eylemini, sonuna kadar götüreceğiz, iddiamızdan vazgeçmeyeceğiz. Nöbet eylemi yapmaktan korkan, sendikamsı yapıları da, elbette değerlendireceğiz. İnşallah, her zaman olduğu gibi, bu problem çözülünce, yüzleri kızarmadan, biz çözdük, demezler. Nöbet eylemi konusunda, erkekçe eylem yapan, tüm sendikaları kutluyorum. Kaçak güreşenleri de, kınıyorum. Tüm eğitim çalışanlarının, bunca yaşadıkları karşısında, artık, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi ve gerçekleri görmesi dileğiyle…

 

 

İSMAİL KONCUK



GENEL BAŞKAN

 

personelmebhaber.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
nöbet eylemi

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber