Bu haber kez okundu.

“Milli Eğitim Müdürü Olmuş, Her Şeyi Yapabileceğini Zannediyor. Kimsin Sen?”

Adam altına Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğunu almış, her şeyi yapabileceğini zannediyor. Kimsin sen? Senin iraden de, gücün de kanunların, mevzuatın sana verdiği güç kadardır. Onun dışına çıkamazsın. Sen kral, padişah...

Adam altına Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğunu almış, her şeyi yapabileceğini zannediyor. Kimsin sen? Senin iraden de, gücün de kanunların, mevzuatın sana verdiği güç kadardır. Onun dışına çıkamazsın. Sen kral, padişah değilsin. Kanunlar çerçevesinde görevini yürüteceksin.”

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türk Eğitim-Sen Yalova Şubesi’nin düzenlediği istişare toplantısına katıldı.Toplantıda bir konuşma yapan Koncuk sözlerine Osmanlıca tartışmaları ile başladı. Koncuk şunları kaydetti: “Biz başkaları gibi Osmanlıca’nın Türkçe olduğunu kimseden gizlemeden söyleyeceğiz. Osmanlıca da Türkçe’dir, Türkçe de Osmanlıca’dır. Alfabe değiştirmekle dil farklı bir dil olmaz. Maalesef böylesine yanlış bir zeminde, cahilce söylenen sözleri duymak bizi eğitimcileri kahrediyor. ‘Türkçe ağzımda anamın ak sütü gibidir’ diyen Yahya Kemal Beyatlı şiirlerini Türkçe yazdı; ‘Süleymaniye’de Bayram Sabahı’ şiirini Türkçe yazdı. Yunus Emre Türkçeyle düşüncesini, felsefesini bu millete asırlar önce anlattı, hala feyz almaya devam ediyoruz. Hacı Bayram Veli, Hacı Bektaş-ı Veli Türkçe düşündü, Türkçe seslendi. Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Türkçe seslendi. Türkçe bir aşiret, kabile dili değildir. Türkçe, on bin yıllık tarihi macerası olan Türk milletinin kendisini ifade ettiği bir dildir. Asırlardır sevdamızı, Düşüncelerimizi, inançlarımızı, felsefemizi Türkçe ifade ettik. Bu milletin kökleri çok derindedir. Bizim dilimiz imparatorluk dilidir. Türkçe dünyanın en zengin dillerinden biridir. Allaha şükür Türkçe ile felsefe de, bilim de yaparız. Esasen bu cahilce tartışmalara Kaşgarlı Mahmut yüzyıllar öncesinde Divanü Lügati’t-Türk  ile iyi bir cevap vermiş ama demek ki Divanü Lügati’t-Türk’ten bile feyz almayanlar hala var. Öğretmenlerimizin, akademisyenlerimizin, aydınlarımızın, memurlarımızın görevi bunları milletimize anlatmaktır.”

Okul yönetici görevlendirmelerine de değinen Koncuk şunları söyledi:

“Alın teri çalınan insanların her zaman yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz. Bunun hesabını soracağız. Haksızlık yapanların burnundan fitil fitil getireceğiz. Zulüm ile payidar olunmaz. Zalimlerin hiçbir geleceği yoktur. Bu zalimliği yapanlar bunun bedelini er veya geç ödeyecekler. Adam altına Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğunu almış, her şeyi yapabileceğini zannediyor. Kimsin sen? Senin iraden de, gücün de kanunların, mevzuatın sana verdiği güç kadardır. Onun dışına çıkamazsın. Sen kral, padişah değilsin. Kanunlar çerçevesinde görevini yürüteceksin.”

Bu ülke demokrasiyi de gördü, anti demokratik dönemleri de gördü. O zaman kendilerini kral zannedenler, bugün zelil durumdadır.

Türkiye’deki bütün kurum müdürlerine seslenen Koncuk, “Size verilen yetkiyi kanunlar çerçevesinde kullanacaksınız. Bu devir geçer. Sel gider, kum kalır. Hesabınızı ona göre yapın. Bu ülke 12 Eylül’leri de, 28 Mart post-modern darbeleri de gördü. Bu ülke demokrasiyi de gördü, anti demokratik dönemleri de gördü. O zaman kendilerini kral zannedenler, bugün zelil durumdadır. Yanlış yapanlar er ya da geç bedelini öderler. O şaşalı makamlar düştüğünde, bedelini öderler. Bütün idarecilere sesleniyorum: Merdivenleri çıkarken dikkat edin, çünkü, inerken aynı insanlara rastlayabilirsiniz” diye konuştu.

kamu.tv.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber