Bu haber kez okundu.

ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER, İ.İ.B.F’LİLER BU ÜLKENİN SIRTINDA YÜK DEĞİLDİR

Siyasal iktidarın işsizlik konusunda hiçbir projesi olmadığını belirten Genel Başkan Koncuk, “Bugün Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’yı dinledim, kendisi, “Muhalefetin sırtında yumurta küfesi yok, o nedenle bütün öğretmenleri iş sahibi yapacağız diye sallıyorlar” diyor. Bu nasıl bir ifadedir? Ataması yapılmayan öğretmenler sizin sırtınızda yumurta küfesi değildir. İ.İ.B.F.’liler sırtınızda küfe değil, İş ve Meslek Danışmanları yumurta küfesi değildir. Esas siz bu yaptıklarınızla milletin sırtında ağır bir yük haline geldiniz ve bu millet sizi taşıyamaz duruma geldi. 2002 yılında bugün Cumhurbaşkanı olan sayın Erdoğan’ın konuşmalarını hatırlıyorum, “72 bin öğretmenin hepsini atayacağız” diyordu. Bugün bu sayı 350 bine çıktı. İ.İ.B.F. mezunları 400 bine yükseldi sayenizde. Bu laflarla artık meseleyi geçiştiremezsiniz. Siyasal iktidarın gençlerimizi iş sahibi yapma konusunda hiçbir projesi olmadığını gördük. Bırakın projeyi bilgileri dahi yok.


Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’ye ataması yapılmayan öğretmenlerimizden birinin annesi “Bu çocukları atayın” diyor o da diyor ki o anneye, “Bana akıl vereceğine çocuğuna nasihat et daha fazla KPSS’ye çalışsın” diyor. Bu çocuklarının atanamaması KPSS’den aldığı puana bağlı değil, açtıkları kontenjanların azlığı nedeniyle atanamıyorlar. Çocuklar 90-95 puan alıyorlar ama o branşta kadro sayısı çok az açıldığı için yerleşemiyorlar. Bunu bilmeyen bir Bakan o anneye böyle söylüyor. Sayın Bakan sen nasihatten bile anlamıyorsun, o çocukların yüksek puanlarla açıkta kaldığını dahi bilmiyorsun. Vatandaşın derdinden bihaber bir Ekonomi Bakanı var bu ülkede. Türkiye’nin 7 Haziran’dan sonra radikal bir adım atmasını bekliyorum. Bu adımın atılması için 13 yıl daha mı verelim bu iktidara?


AKP’li Burhan Kuzu geçtiğimiz günlerde bir twit atmış ve “Gençler iktidar olduğumuzda siz küçüktünüz, bizim iktidarımızda genç oldunuz, bizi dedelerinize, babalarınıza sorun” diyor.  Bende kendisine, “Gençlerimiz bu yaşa geldi ama yaşamaktan umudunu kesenler var, dedelerimiz ve babalarımızda size destek verdikleri için ah çekiyorlar artık” dedim.  Türkiye’de 5 milyon işsiz genç olduğu realitesi var artık.  Her evde bir genç işsiz var.  15 – 24 yaş arası nüfus yüzde 16 buçuk civarında ve Avrupa’nın en genç nüfusu Türkiye’de. Bu aralıktaki gençlerimizin yüzde 17.9’u işsiz geziyor.


Tabii 24 yaşından büyükleri de sayarsak bu rakamın çok daha yükseldiğini görüyoruz. Bizim buradan hareketle yeni bir anlayış bulmamız lazım, bir yere takılıp kalmamalıyız. Aynı nakaratı dinliyoruz yıllardır, ne diyorlar, “Beraber yürüdük, beraber ıslandık” Tamam güzelde benim çocuğum hala işsiz demeliyiz artık, sizin çocuklarınız gemiler alırken, benim evladım hala işsiz oturuyor. Aynı nakaratı artık dinlememek gerekiyor. Siyasi ve ideolojik olarak değil bir baba hassasiyetiyle, Türkiye sevdalısı bir vatansever insan olarak söylüyorum bunları.


 Elbette öğretmelerin hepsini bir anda atayamazsınız, tamam zaten kademeli olarak yapılsın diyoruz. Ben ortaya on tane proje koyarım bu çocukların iş sahibi olabilmesi için. Siz bunları düşünemiyorsanız neden Milli Eğitim Bakanlığını, iktidar koltuğunu meşgul ediyorsunuz? İnsanların gençlerin, ömürleri geçiyor, evlenemiyor bu çocuklar. Millet olarak bu olayları irdelemek ve değerlendirmek lazım. Bakan çocukları AKP’li  vekil çocukları işsiz gezmiyor. Bizim evlatlarımız KPSS ile bile iş bulamazken onlar sınavsız devlet memuru oluyor.


Köylünün  , esnafın, asgari ücretlinin, memurun çocuğu işsiz gezecek, Bakan çocuğu en iyi kadrolara gelecek, ondan sonra bu millete garip gureba edebiyatı yapacaksınız, kimse kusura bakmasın. Bu milletin evlatlarının geleceğini düşünmek siyasetse ben siyaset yapıyorum, ataması yapılmayan öğretmenin çilesini dile getirmek siyasetse siyaset yapıyorum, İ.İ.B.F. mezunu 400 bin memleket evladının gelecekten umudunu kestiğini söylemek siyasetse siyaset yapıyorum.


Anayasa emrediyor, “Vatandaşlarınıza geçinebilecekleri iş ve gelir temin edeceksiniz” diyor. Bu sorumluk ne kadar yerine getiriliyor? En kötü dönem denilen 2002 yılı yani kriz döneminde, işsizlik oranı yüzde 8.3 , bugün istikrar var denilen dönemde işsizlik yüzde 11.3,  genç işsizlik yüzde 20’leri aşmış durumda.  Bu her ne kadar siyasi iktidarın suçu ise de bu hataları görmezden gelen insanlarında sorumluluk altında olduğunu ifade etmek isterim. Benim çocuğumun işsiz kalmasının sebebi kim diye sormak lazım.” dedi.

 

Kaynak: www.kamugazetesi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber