Bu haber kez okundu.

ANAYASAL NÖBET EYLEMLİLİĞİ!

Birçok okulumuzda, nöbet eylemliliği kararı alan sendikaların üyeleri öğretmenlerimiz, nöbet görevini yapmayarak, sendikalarının bu konuya ilişkin eylemlilik çağrısına uyup eylemsel örgütlülüğün gücüne güç katmaktadır. Bu eylemlilik, oransal olarak istenilen seviyeye çekildiğinde inanınız ki, beraberinde kazanımları getirecektir. Öğretmenlerimizin, bu eylemliliklerinin en ala hukuksal dayanağı Anayasa`nın 18. Maddesidir, bu madde ise aynen şöyledir :


II. Zorla Çalıştırma Yasağı


Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.


Öğretmenlerimiz, bu eylemliklerinin anayasal dayanağına dayanarak, nöbet görevlerinin ücretlendirilmesini talep etmektedir. Nöbet eylemliliklerini, nöbet görevi ücretlendirildiği ana kadar da devam ettiriceklerdir. Zira; birçok kurumda nöbet görevi ücretlendirilmesine rağmen öğretmenlerimizin tuttuğu nöbet, ücretsel olarak hak ediş şeklinde tahakkuk ettirilmemiştir. Nöbet görevi, yıllarca sanki öğretmenin görev alanında herhangi bir ücret beklentisi olmadan yapması zorunlu bir görevmiş gibi değerlendirildi. Ve bu görevin öğretmenlerce sorgulanmasına bile müsaade edilmedi. Ama gelinen noktada, bu konuya ilişkin sendikal anlamda da tam manasıyla bir örgütlenme bağı kurularak, eylemselliğe gidildiğini müşahede ediyoruz.


MEB, nöbet görevinin ücrete bağlanmasına ilişkin son yıllarda bazı çalışmalar yapmaktadır. Hatta, son şura toplantısında bununla ilgili tüm sivil ayakların da tam mutabakatıyla tavsiye niteliğinde bir karar da alındı. Fakat, şura kararlarının ya da MEB’in bazı konular üzerinde yaptığı çalışmaların, sanki uygulamaya sokulmuş ya da yürürlüğe konmuş gibi bir algı yaratması, ilk etapta birçok öğretmenin harekete geçmesine engel oluşturmuştur. Çünkü, olmamışı olmuş gibi görüp olmasını beklemek, sendikal manada da eylemsel örgütlenmeyi geciktirmektedir. Bu gecikme, MEB ‘in oyalama taktiğinin bir neticesidir. Nöbet görevinin ücretlendirilmesine dair süreç de, MEB’in aynen bu taktiğe bağlı olarak yönettiği bir süreçtir. Bu süreç, şu an sürüncemededir... BU SÜRÜNCEME, BU EYLEMLİLİĞİN DAHA DA YAYILARAK GÜÇLÜ VE KARARLILIKLA ÖRGÜTLENİLEREK SÜRÜP GİTMESİ İLE KIRILACAKTIR... YOKSA, MEB HER KONUYA İLİŞKİN TASLAKLARINI SANKİ YÜRÜRLEKTEYMİŞ GİBİ SERVİS EDİP, OYALAMA TAKTİĞİNE BAĞLI SÜRÜNCEME OYUNLARINI ZAMAN KAZANMAK ÜZERE DEVAM ETTİRECEKTİR... Şöyle ki;


MEB, her ne kadar nöbet görevini ücrete bağlayan öneri mahiyetinde kararlar almış olsa da, illere gönderdiği yazıya göre anlaşılmaktadır ki, nöbet görevi ücretlendirilsin diye eylem yapan öğretmenlere karşı yeni bir hamle geliştirmiştir. Bu yazı, nöbet tutmayarak eylem halinde olan öğretmenlere karşı tamamen engel niteliğindedir. Yazıda, Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin, sonra Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin nöbet görevi ile ilgili maddeleri gereği öğretmenlerin nöbet görevinin asli vazifeleri olarak sayılacağında ve bundan ötürü disiplin işlemi yapılacağından söz edilmektedir. Okul Müdürlerinden, bu yazıya istinaden nöbet görevi ile ilgili eylemlilik halindeki öğretmenlere disiplin işlemi başlatarak, gözdağı verilmesi istenmektedir. Bilinmelidir ki, bu gözdağı, eylemlilikte bu denli ögütlülük oranını yakalayan öğretmenleri geri adım attırmayacaktır. MEB’in nöbet görevini yapmayanlara disiplin işlemi başlatın diyerek telkinde bulunduğu öğretmen gibi eğitim öğretim hizmet sınıfı mensubu Okul Müdürü arkadaşlarıma şu uyarılarda bulunmayı kendime bir sorumluluk addediyorum:


1-      MEB’in, nöbet görevini yapmayanlara disiplin işlemi başlatın uyarısının dayanakları, yukarıda da anılan ilgili yönetmeliklerdir. Yönetmelik, normlar hiyerarşisinde alt katmandadır.


2-      Öğretmenlerimizin nöbet tutmuyoruz dayanağı ise anayasaldır. Anayasa ise normlar hiyerarşisinde en üst katmandadır.


3-      Hukuki yönden sendikal eylemliliğe karşı takınılan bu engelleyici tutumun, hem yerel mahkemeler hem uluslararası sözleşmeler nezdinde hukuksal aykırılığı ve tutarsızlılığı bulunmaktadır.


Netice olarak, MEB’in illere yolladığı nöbet görevi ile ilgili eylemlilik halindeki öğretmenlere disiplin işlemi başlatın yazısının hukuki açıdan tutarsızlılığı ve aykırılığı bulunmaktadır. HUKUKİ ÇERÇEVEDE, KİM Kİ NÖBET EYLEMLİLİĞİNİ ENGELLEME AMACI İLE YUKARIDA ANILAN MEB YAZISINI DAYANAK YAPAR İSE HUKUKİ OLARAK ANAYASAL VE YASAL ÇERÇEVEDE MÜEYYİDESİNE KATLANMAK ZORUNDA KALIR.


NE YAZIK Kİ, TÜRKİYE’DE ÖZELLİKLE SON DÖNEMDE, ALT MEVZUAT ÜST MEVZUATIN ÜSTÜNE GEÇMİŞTİR, BU BAĞLAMDA AMİYANE TABİRLE ALT MEVZUATIN ÜST MEVZUATIN ÜSTÜNDE TEPİNDİĞİNİ SÖYLESEK YERİDİR... DİLERİZ, BU TEPİNME KISA SÜRER... BU BAKIMDAN, DİYEBİLİRİZ Kİ, MİLLETİN KAFASI KARIŞIK VE SÜRÜNCEMEDE, RESMİ BİR YAZI YÖNETMELİĞE, YÖNETMELİK YASAYA, YASA ANAYASAYA ÜSTTEN BAKIYOR VE TAHAKKÜM EDİYOR... BU BAĞLAMDA, ÖĞRETMENLERİMİZ, ‘’YÖNETMELİĞİN YASAYA VESAYETİNİ KABUL ETMİYOR VE EYLEMLİLİĞİMİZİ DEVAM ETTİRİYORUZ.’’ KARARLILIKLARINI ÖRGÜTLÜ HAREKETLERİ İLE GÜÇLÜ KILMALIDIRLAR...


SENDİKALARA, EYLEMLİLİK SÜREÇLERİNDE DAHA DERLİ TOPLU GÖRÜNTÜ VERMELERİ İÇİN TÖS’ÜN 1969 GENEL KURULU’NA SUNULAN ÇALIŞMA RAPORU’NDAN BİR BÖLÜMÜ AŞAĞIDA SİZLERLE PAYLAŞIYORUM:


‘’SENDİKALAR PARTİLERİN YAN KURULUŞLARI DEĞİLDİR. BUNUN AÇIK YA DA ÖRTÜLÜ OLARAK BENİMSENMESİ, BİR SENDİKAYI İKİYE ÜÇE BÖLEBİLİR. SENDİKALAR, HELE BİZİM SENDİKALARIMIZ, HALKI KURTULUŞ VE KALKINMA AMAÇLARIMIZA DOĞRU UYANDIRIR VE BİLİNÇLENDİRİRKEN, BUNU GELECEK SEÇİMLER İÇİN DEĞİL, MİLLETİN GELECEĞİ İÇİN YAPMALIDIR. ÖRGÜT DIŞI HİÇBİR KURUM VE MERCİDEN, DOLAYLI-DOLAYSIZ DİREKTİFİ KABUL ETMEMEK SURETİYLE BAĞIMSIZLIĞINI TİTİZLİKLE KORUMALIDIR. BU YAPILMADIĞI TAKDİRDE, SENDİKALAR, BAŞKA ÖRGÜTLERİN YAN KURULUŞU DURUMUNA DÜŞEREK ÜYELERİNİ VE ETKİNLİĞİNİ YİTİRİRLER .’’


ETKİNLİĞİMİZ, TAM BAĞIMSIZ BİRLİĞİMİZDEN GELİR...


Yahya ASLAN

 

kaynak: kamuexpress.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber