Öğretmen Diyarı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün katıldığı bir canlı yayında Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı'nın (TEOG) kaldırılması gerektiğini söyledi. Erdoğan, TEOG'u yanlış bulduğunu belirterek, "Biz TEOG'la mı geldik? Ne TEOG vardı, ne bir şey vardı. Okursun, sene içinde notların bellidir, bu notlarınla beraber yürürsün. Üniversite imtihanında da sosyalde, sayısalda başarı durumun neyse bu başarıya göre girmen gereken yer nereyse girersin" dedi.

 Çağımız toplum bilimcileri topluma en fazla katma değeri eğitimin yaratabileceğini söylüyor. Anaokulundan üniversite son sınıfa kadar bütün eğitim kademelerinde üreten, düşünen ve girişimci  öğrenci yetiştirme çabası tüm dünyanın üzerine konuştuğu durum. Artık eğitimin her kademesinde bir üst kademeye hazırlanmak yerine, her kademede öğrenciye beceriler katmak daha hızlı düşünen analiz ve sentez yapabilme becerileri olan nesiller yetiştirmek felsefe haline gelmiştir.

Buradan hareketle ülkemizde TEOG adını verdiğimiz ortaokullardan liseye geçişte uygulanan modelin misyonunu yitirdiğine inanıyorum. Bu açıdan sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği görüşe katılıyorum. TEOG varlığı ve sonuçlarıyla tüm toplumu, çocuklarımızı ve eğitim sistemimizi olumsuz etkilemektedir. Düşünün ki 8.sınıfı bitiren her öğrencinin girmek durumunda olduğu bu sınavlar için 6.7. ve 8. sınıflarda okullarda sadece bu sınavlar için hazırlık yapılmakta, 13-16 yaş arası en yüksek beceri kazanma döneminde olan gençler sadece bu sınavla uğraşmakta, okullarda TEOG skorları ve çoktan seçmeli herhangi bir beceri gerektirmeyen bu sistemle öğrenci kabul etmek durumunda kalmaktadırlar.

PEKİ YERİNE NE GELMELİ?

Benim önerim; her okul kendi öğrencisini seçebilmelidir. Okullar kendi kültürüne, hedeflerine  göre öğrenci seçebilmelidir. Eğer okulların bunu yapmasına izin verilirse her okulun kültürü, kimliği ve tarzı olacaktır. Öğrencilerde buna göre anaokulundan, ilkokuldan itibaren kendini bu okula göre hazırlayabilecek, okulların rekabet gücü ve öğrencilere farklılaştırılmış modeller sunma şansı doğacaktır. 

YENİLİKÇİ SİSTEMDEN KORKULMAMALI


Okulların kendi öğrencilerini seçebilmesi her açıdan daha uygun olacaktır. 2016 yılı TEOG sonuçlarına bakıldığında öğrencilerin yüzde 92’sinin zaten kendi semtindeki veya ilindeki okuluna devam ettiği görülmektedir. Yenilikçi sistemlerden korkulmamalıdır. Bu sistemler 1-2 saatlik sınavlarla, sadece puanla okulların ezbere tek tip seçilmesi yerine daha bilinçli seçimler ve daha kaliteli okullar yaratacaktır. Okullar başarılarını bütün  alanlarda  sergileme şansına sahip olacaktır(Spor,Sanat,Projeler,Ödevler). Sınavlar tabii ki olacaktır; ancak öğrencinin neyi bilemediklerinin ölçümü yerine neyi bildikleri test edilecektir. Ona göre de yetenekleri teşhis edilip daha iyi bir yönlendirme yapılabilecektir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Mahir 1 ay önce

Tebrikler güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık.