Bu haber kez okundu.

Sosyal Medyada Beğenilmek Uğruna Hayatlarımızı Tükettiğimizin 15 Kanıtı
Ailelerimizden sık sık "bırak şu telefonu da biraz bizimle konuş", "bu yeni nesil artık robot gibi oldu" cümlelerini duymaya alışkınız. Gerçi artık onların da bizden aşağı kalır yanı yok. Otobüste, parkta, herhangi bir mekanda, ellerinde telefon, çılgınlar gibi oyun oynayan orta yaş ve yaşlı insanlar görüyoruz.

Elbette "yahu biz bu telefonlar yokken ne yapıyorduk" düzeyinde bir serzenişte bulunmayacağım. Ancak gençler arasında çığ gibi büyüyen, sosyal medyada beğenilme ve kabul görme uğruna yapılan davranışlar, bizlere sağlıklı internet kullanımı konusunda yetersiz olduğumuzu gösteriyor.
1. Daha fazla ilgi çekebilmek için özel hayatımızı tüm mahremiyetiyle gözler önüne seriyoruz. Ev adresimizde check-in yapıyor, hayatını kaybeden dedemizle selfie çekiyoruz.

Daha fazla ilgi çekebilmek için özel hayatımızı tüm mahremiyetiyle gözler önüne seriyoruz. Ev adresimizde check-in yapıyor, hayatını kaybeden dedemizle selfie çekiyoruz.

2. Bir insana olan hislerimizi, düşüncelerimizi yüz yüze konuşmak yerine, iğnelemeli görseller, anlamlı şarkılar paylaşıyoruz.

3. Hayatlarının daima iyi yönlerini paylaşan, lüks otomobillere binip, pahalı mekanlarda vakit geçiren insanların hayatlarına bakıp, kendi hayatımıza yabancılaşıyoruz.

4. Çocuklar birbirlerine karşı acımasızdır. Sosyal medyada ise gerçek hayattakinin en az on katı daha acımasızlar. Bu acımasız ergenlerin eline anonim bir şekilde eleştiri şansı vermek, son derece kötü olaylarla sonuçlanabiliyor.

Zaten bedeni ve imajıyla ilgili kabullenme sorunu yaşayan ve özgüven konusunda eksiklikleri olan ergenler ise sosyal medyadaki olumsuz yorumlar yüzünden daha da kötü bir psikolojik buhranın içine itiliyor.
5. Onaylanmak, kabul görmek için yapmayacağımız şey kalmadı ve bu şeylerin çoğu kendimize olan saygımızı yitirmemize sebep olacak.

Onaylanmak, kabul görmek için yapmayacağımız şey kalmadı ve bu şeylerin çoğu kendimize olan saygımızı yitirmemize sebep olacak.
6. Bilgisayar başında çok fazla vakit geçiren çocuklar, agresif, hiperaktif ve dikkat sorunu yaşayan bireylere dönüşüyor.

7. İnternetin karanlık sokaklarında dolaşan kötü niyetli insanları hep unutuyoruz. Tırnağına zarar gelse mahvolacağınız ufacık çocuğunuza, orta yaşlardaki bir sapık, aşk(!) ve cinsellik içeren mesajlar gönderebiliyor.

8. Yaşadığımız anın tadını çıkarmayı ve mutlu olmayı unuttuk.

Yemeğin lezzetini değil, instagramda paylaşmaya değer bir sunumu olup olmamasını önemsiyoruz. O an ne kadar güldüğümüzü, eğlendiğimizi değil,
etiketlendiğimiz fotoğrafta gözümüzün kapalı çıkıp çıkmamasını önemsiyoruz.
9. 3 dakikalık bir arama ile herhangi bir konunun uzmanı kesiliyoruz.

Sosyal medya üzerinden birisiyle tartışırken 2 dakika içinde o konuyla ilgili araştırma yapıp ona cevap verebiliyoruz ama gerçek hayatta işler bu şekilde işlemiyor. Haliyle, sağlıklı bir şekilde bilgi paylaşma ve tartışma yetimizi de kaybediyoruz.
10. Nasıl bir insan olduğunuza takipçi sayınıza bakarak karar veriliyor.

Ne kadar duyarlı, ne kadar düşünceli ve ılımlı, ne kadar yardımsever olduğunuzun bir önemi yok.Takipçi sayınız yüksekse bu sizi otomatik olarak harika bir insan yapıyor.
11. Sporu bile beğeni almak için yapıyoruz.

Spor salonuna gidip de aynanın karşısında çektiği fotoğrafı paylaşmayan var mı? Sağlığımız için yaptığımız bir faaliyetin bile beğeni ve alkış toplamasını istiyoruz.
12. Marka takıntımız en üst noktalara ulaştı.

9 yaşındaki çocuk bile, bir dizi oyuncusunun o hafta giydiği elbisenin markasını biliyor. Satın alamayacağımız veya belki de tesadüfen görsek beğenmeyeceğimiz bu ürünleri almak için içimizde anlamsız bir istek oluşuyor.
13. Uyursak sanki bir şeyleri kaçıracakmışız hissinden bir türlü kurtulamıyoruz.

Bilgisayarı kapatıp yatağa uzandıktan sonra yeniden telefonu elimize alıp, "sosyal" olmaya devam ediyoruz.
14. Anlamsız bir şekilde çığ gibi büyüyen makyaj videoları yüzünden, kendimizi beğenmemeye başladık.

Hep bakımlı olmak zorundaymışız gibi, sanki her an yüzümüzde olan beş kat ürünle daha güzel görünecekmişiz gibi.
15. Sosyal medyada, canlı yayında intihar eden insanlar bile var.

Belki de yalnızca hayattan neden bıktığını insanlara anlatmak için intihar videosu yayınlıyor ama bu tip eylemler uzun vadede çok ciddi sonuçlar doğuracak. İlgi ve sevgi açlığını gidermek için, pek çok insan intihar girişimi videoları çekebilir ve bunu sosyal medyada paylaşabilir.


Kaynak: Onedio.com



BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber