Bu haber kez okundu.

Öğretmenler, sosyal medyaya dikkat!

 

Bundan on yıl önce sosyal medya diye bir olaydan söz etmek pek de mümkün değildi. Fakat bu gün 7’den 70’e herkesin dilinde, daha doğrusubilgisayarının, telefonununekranındasosyal medya başköşeyi alıyor desek yanılmış olur muyuz? Öncelerigünegazeteleri okuyarak başlayaninsanlarınyerini günümüzde sosyalmedyadakihesaplarını kontrol ederekbaşlayaninsanlar aldı. Çünkü sosyalmedyanın basılı yayın organları gibi belli biryayınlanma süresi yok. İsteyenistediğisaat ve yerde sosyal medyayayeni birfotoğraf, yazı, habervideo,link… ekleyerek anında paylaşabiliyor
Kim ne derse desin toplumun alışkanlıklarının değiştiği çıplak gözle bile çok açık ve seçik olarak görülebiliyor. Yeni alışkanlıklar beraberinde bir takımhak ve sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Sosyal medya; dışarıdan bakıldığında herkesin her şeyi söyleyebildiği, kuralları olmayan bir ortam gibi görünüyor olabilir. Çoğu zaman muhatabınız karşınızda olmadığı için veya başka bir mekânda, başka bir şehirde bir ekranda karşınızda olduğu için daha cesur hatta pervasız olabilme imkânını sağlıyor gibi görünebilir. Fakat hani meşhur bir söz vardır; “Söz uçar, yazı kalır.” diye. Bu söz sanki sosyal medya, internet için söylenmiş gibi. İnternette-sosyal medyada büyük bir cesaretle, muhteşem bir sesle söylenen hakaretler, kızgınlıkla yapılan paylaşımlar ilk önceleri çok fazla sayıda beğeni alabilir; hatta paylaşılabilir.

Burada yine eskilerin bir sözünü hatırlayalım. Eskiler tecrübeleri ile “İşler yolunda gittiği sürece sorun yok. Gel gör ki işler rayından çıkınca hiç kimse ardında durmaz.” derler. Sosyal medyada da durum bundan farklı değildir. İster memur olun, ister sivil bir kişi. İşler yolunda gittiği, paylaşımlarınızı dikkate alanların bunlarla ilgili yasal bir işlem yapmadığı sürece bir sıkıntı yok. Fakat ne zaman ki bir kişi veya kuruluş bu paylaşımlarınız ile ilgili yasal bir süreç başlattığında, internette bıraktığınız tüm ayak izleriniz birer birer karşınıza çıkacaktır. Ben bunu paylaşmadım deme şansınız yok. Çünkü bilişim işi ile görevli yetkililer adım adım sizin izlerinizi sürüp karşınıza çıkaracaktır. Artık muhatapların tek yaptığı veya yapabileceği “Ben öyle demek istememiştim…” demekten başka bir çareleri yoktur. Fakat bu da yasalar karşısında bir çare olarak görülmeyecektir.

Tüm bu satırları niye mi yazdım? Çünkü gün geçmiyor ki medyada, sosyal paylaşım sitelerinde yazdıkları ile ilgili memur veya sivil bir kişi ile ilgili olarak bir soruşturma başlatıldığı haberi yer almasın. Sivil kişiler için ancak dava açıldığında konu kamuoyuna yansıyor. Devlet memurları ile ilgili olarak ise, kamuoyunda daha fazla dikkat çektiği için konu olan olay daha çabuk medyaya yansıyor.

Bu nedenle sosyal medyayı kullanmayın deme gibi bir lüksümüz yok. Zaten böyle bir söylemin kimse tarafından kale bile alınacağını düşünmediğim için; sosyal medyayı kullanırken paylaşımlarınızı rastgele yapmamanızı, öncelikle paylaşımda bulunmadan önce paylaşacağınız linki bir tıklayıp okumanızı önermekten başka bir şey öneremeyeceğim.   

Aslında Nasrettin Hoca gibi “Çocuğu suya göndermeden önce güzelce bir dövüp, ‘Yavrum testiyi kırma!’ mı demeliyim” bilemiyorum. Çünkü testi kırıldıktan sonra yol gösteren maalesef hâlâ çok oluyor.

Geçtiğimiz günlerde medyaya yansıyan bir haberde MEB’in ders kitaplarının birinde kaynak olarak gösteren linke tıklandığında, doğrudan hoş içeriği olmayan bir siteye yönlendirildiği ile ilgili bir haberler yer aldı. İşte bunun için paylaşımda bulunmadan önce paylaştığınız olayı iyice incelemenizi öneriyoruz. Sadece hakaret ve suç içeren yazdıklarınızla ilgili değil, böyle farkında olmadığınız, sizin gerçekten onaylamadığınız paylaşımlardan da dolayı da başınıza işler açılabileceği için dikkatli davranmanız gerektiğini hatırlatıyorum.

Başta sosyal medyanın kanunsuz, herkesin her şeyi söylediği bir ortam olup olmadığını sorgulamıştık. Evet sosyal medya başı boş bir mahalle değildir. Tüm kanunlar orada da geçmektedir. Yine Nasrettin Hoca’mızın bir fıkrasını hatırlayalım. Merhum Hoca’ya öteki dünya ile ilgili görüşleri sorulduğunda ne demişti; “Fincancı katırlarını ürkütmezseniz problem yok.” demişti. Sosyal medyada da canına tak eden biri size denk gelmez ise sorun yok. Denk geldiğinde ise soluğu mahkemede almaktan başka çareniz yok. Gerisi kanunlara kalmış.

Bitirirken. Sosyal medyada takipçileriniz bol olsun. Beğenenleriniz sayıca çok, paylaşımlarınız kaliteli olsun. Bu temennilerle bu günlük bu kadar. (23.10.2013 / Ekram AYTAR /Memurhaber.com)
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber