YGS'ye giremeyen öğrenci sayısı 102 bin !


Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, "Türkiye'nin 2023 ve 2071 hedefleri var. Gayesi olmayan, hedefi olmayan insan ve toplulukların başarılı olması mümkün değildir. Bu hedefler Türk devletinin geleceği açısından çok değerlidir." dedi.

Malkoç, Artvin Çoruh Üniversitesi tarafından Ali Nihat Gökyiğit Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen akademik yükselme, teşvik ve ödül törenine katıldı.

Burada konuşma yapan Malkoç, üniversiteye giriş sınavının birinci basamağının yapıldığını ve sınav öncesi bazı kuralların değiştiğini belirterek, "Sınav 10.00'da başlayacak, bütün öğrenciler en geç 9.45'te gelecek. Fakat gelemeyen çocuklar oldu, 15 değil de 10 dakika kala gelenler oldu, bir kısmını sınava almadılar. Çocuklar ağladılar, sızladılar. Sınava 10 dakika, 5 dakika kala gelenleri bazı görevliler aldı tutanak tuttu, sonradan sınavlarını iptal ettiler." diye konuştu.

Bu çocukların bir kısmının kendilerine geldiğini anlatan Malkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz bunlarla ilgili şikayetleri aldık ve incelemeye başladık. Bir de baktık ki bazı öğrenciler sınava girmiş, mesela çok bilinen nefes darlığı çektiği için cihazla gelmiş, görevli 'bir şey olmaz' diyerek sınava almış, arkasından ÖSYM sınavını iptal etmiş. Bunların da müracaatı geldi. Görüştük, çok şükür böyle lüzumsuz iptal edilen sınavları ÖSYM bizim ikaz ve uyarılarımız üzerine sınavlarını kabul etti. Bunların arasında ilk 40 bine giren öğrenciler var. Şimdi 9.45'e takılan veya gelmeyen 102 bin öğrenci var, onlarla ilgili inceleme araştırma yapıyoruz."

Malkoç, Türkiye'nin bulunduğu bu coğrafyada bundan önce onlarca kavimin yaşadığını ve hepsinin zamanla yok olduğunu vurgulayarak, "Biz 1071'de bu topraklara gelerek buraları vatan yapmışız ve inşallah kıyamete kadar da vatan yapmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Bu coğrafyada yaşama bedelinin şehit kanlarıyla ödendiğini ve düşmanların Türkiye ile uğraşmaktan vazgeçmeyeceğine işaret eden Malkoç, "Bu ülkede sağcı solcu olaylarında 5 bin genç toprağa verildi. Bu ülkede sağcı solcu kavgasından sonra Kürt-Türk kavgası başlattılar. O bir noktaya geldi şimdi Alevi-Sünni, laik-dindar... Bu tartışmalar bitmeyecek. Biz Türk milleti olarak bunların hepsinin üstesinden geleceğiz, hepsini aşacağız." şeklinde konuştu.

- "Türk Silahlı Kuvvetleri bizim göz bebeğimizdir"

Osmanlı İmparatorluğu'ndan Cumhuriyete intikal eden Türk Silahlı Kuvvetlerindeki hastalıklarından bir tanesinin "cuntacılık" olduğunu vurgulayan Malkoç, şunları söyledi:

"Türk Silahlı Kuvvetleri bizim göz bebeğimizdir, başımızın tacıdır. Çünkü Türkiye'ye dışarıdan bir saldırı olduğunda bizim vatanımızı, toprağımızı, namusumuzu koruyacaktır. Cuntacılık hastalığı en fazla zararı onlara veriyor. İnşallah 15 Temmuz'dan sonra kolay kolay cuntacılık olmayacak. 15 Temmuz'da Türk Silahlı Kuvvetleri içinde hem cuntacılığa 'hayır' diyenler oldu, hem de millet alanlara çıktı 'hayır' dedi. 'Hukuku, anayasayı çiğneyemezsiniz' dedi. Türkiye bu yönüyle de vesayet sistemlerinden de kurtuluyor."

Malkoç, İsrail'le yaşanan diplomatik kriz sonrası Amerika'nın da Türkiye'ye insansız hava aracı vermediğini belirterek, "Biz de oturduk Türk mühendisleri ile insansız hava araçlarının en iyilerini yaptık. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Savunma sanayisinde insansız hava aracının yanı sıra Altay tankı, helikopter yapabilecek konuma geldik ama yetmez. Biz bu coğrafyada tutunmak için bunu yapmak zorundayız. Türkiye'nin 2023 ve 2071 hedefleri var. Gayesi olmayan, hedefi olmayan insan ve toplulukların başarılı olması mümkün değildir. Bu hedefler Türk devletinin geleceği açısından çok değerlidir." diye konuştu.

Türkiye'nin ekonomik büyümesinin sürdürdüğüne dikkati çeken Malkoç, "Çok kısa zamanda İstanbul'a dünyanın en büyük havaalanlarından birini yapıyoruz. Biz dünyanın en büyük 3'üncü havaalanını 3,5 senede tamamladık. Önümüzdeki yıl Mart ayında açacağız inşallah. İsteyince yapıyoruz. Hem de bütçeden kuruş harcamadan, yap işlet devret modeliyle." değerlendirmesinde bulundu.

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Tilki ise 2007 yılında kurulan üniversite bünyesinde 2 enstitü, 8 fakülte, 1 yüksekokul, 7 meslek yüksek okulu ve 4 araştırma merkezi olduğu bilgisini paylaştı.

Bilginin en önemli güç olduğunu, üniversitelerin ise bu gücün üretim merkezi olduğunu aktaran Tilki, "Türkiye'nin 21. yüzyıl için belirlediği hedeflere ulaşmasında üniversitelerimiz önemli bir rol oynayacaktır. Üniversiteler, nitelikli insan gücü yetiştirmesi dışında dünyanın hemen her ülkesinde toplumsal ilerlemenin lokomotifi, toplumların beyni, kalkınmanın itici gücüdür." diye konuştu.

Konuşmaların ardından akademisyenlere teşvik ödülleri takdim edildi.

Törene, Vali Ömer Doğanay, Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Recep Tayip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman, daire müdürleri, akademik personel ve davetliler katıldı.
Anadolu Ajansı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim