Öğretmen Diyarı

YGS soruları çalındı mı?
Ölçme, Seçme, Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen ve milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği YGS'de kopya çekerken yakalanan kişilerin üzerinden çıkanlar soruların bazı adaylara sınav öncesinde iletilmiş olma ihtimaline işaret ediyor.

Şanlıurfa'da üzerlerinde haberleşme mekanizmaları ve "notlarla" yakalandıkları Emniyet Müdürlüğünce yapılan açıklamayla duyurulan kişilerin notlarında YGS'de çıkan soruların yanıtlarının olduğu yine Emniyet Müdürlüğü tarafından servis edilen görüntülerde dikkat çekiyor.

SoL’un haberine göre; yakalanan notlarda hangi soru olduğuna dair bir ipucu ve yanıt yer alıyor. ÖSYM'nin sınav sonrasında yayımladığı kitapçıkla kopyacıların notlarındaki yanıtlar karşılaştığında kimi sorulara verilen yanıtların doğru olduğu dikkat çekiyor. Örneğin notlarda yazan "Radyoaktif" sözcüğü Fen Bilimleri Testi'ndeki 17. sorunun (sf. 42) doğru yanıtı olan "C) Radyoaktif Madde" seçeneğine işaret ediyor. Kitapçıktaki tek radyoaktif sözcüğü bu sorudaki doğru yanıtta bulunuyor.



Diğer örnekler şöyle:

"İnanç Birliği": Sosyal Bilimler Testi soru 5 sayfa 13, D) İnanç birliğini [DOĞRU]

"Cumhuriyet ilanı": Sosyal Bilimler Testi soru 12 sayfa 14, A) Cumhuriyet'in ilan edilmesine [DOĞRU]

"Ulaşım Coğrafyası": Sosyal Bilimler Testi soru 20 sayfa 17, B) Ulaşım Coğrafyası [DOĞRU]

"Yunus": Fen Bilimleri soru 33 sf. 46: C) Yunus [DOĞRU]

"Özkütle": Fen Bilimleri soru 1 sf. 37: D) Özkütlesi [DOĞRU]

Notların mürekkepli bir kalemle ayrı kağıtlara yazılmış olması, sınava kağıt ya da kalem alınmadığı düşünüldüğünde yanıtların sınavdan önce hazırlandığı ihtimalini güçlendiriyor. Polisin servis ettiği görüntülerde ve açıklamada yakalanan kişilerin üzerinden mürekkepli kalem ya da boş kağıt çıktığına dair de bir işaret bulunmuyor. Bu durumda notlardaki kimi yanıtların yanlış olması, adaylara "Doğrudan yanıtlar değil de bazı sorular mı sızdırılmıştı" sorusunu beraberinde getiriyor.

2010'DA KOPYA SKANDALININ ÜZERİ ÖRTÜLMÜŞTÜ

2010 ve 2011 yılında da YGS'de büyük bir kopya skandalı yaşanmış, tüm iddia ve kanıtlara rağmen başta dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm AKP hükümeti kopya skandalına karışan bürokratlara tam anlamıyla siper olmuştu. Konuya ilişkin soruşturmalar ancak AKP ve Gülen Cemaati arasındaki çatlak derinleştiğinde açılabilmişti.

Kopya skandalının gündeme gelmesi üzerine liseli gençler yurdun her köşesinde tarihe geçecek büyük yürüyüşler düzenlemişti.

Aynı günlerde konuşan ve "Gençlerimiz rahat olsunlar" diyen Erdoğan, "CHP, MHP ve BDP 1,7 milyon gencin hayallerini, geleceklerini, umutlarını, siyasi malzemeye dönüştürerek, buradan kendilerine bir rant sağlamanın çirkin gayreti içindeler" demişti.

Ardından yürüyüş yapan gençleri açıkça tehdit eden Erdoğan, "Gençlerimiz, kendilerini istismar edenleri, iddiaları fırsatçılığa çevirenleri de lütfen çok iyi görsünler, tanısınlar. Taksim'de bin kişiyi, iki bin kişiyi yürütmek, iki bin genci yürütmek problem değil. Onlar YGS sınavının karşısında tavır ortaya koyduklarını açıklarken, biz de kalkarız onların karşısına 5 bin, 10 bin tane genci koyarız. Ama biz bu ülkede gerilimden yana değiliz. Bırakın kurumlar işini yapsın. Bırakın kurumlar görevini yapsın. Hiç kimsenin asla ve asla hakkı yenemez. Buna müsaade etmeyiz" demişti.

Aynı şekilde Erdoğan, KPSS ile ilgili kopya iddialarını gündeme getirenleri de teröristlikle suçlamıştı. 

Erdoğan'ın 2010 "kefilim" dediği ve "ÖSYM'nin başındaki değerli bilim adamı" diye hitap ettiği Ali Demir'e 15 Temmuz sonrasında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini düşürmeye teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olmak, yardım, yataklık, resmi belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma, ÖSYM Kanunu'na muhalefet, terörizmin finansmanını sağlamak" suçlarından dava açılmıştı.

230 kişinin yargılandığı KPSS davasının iddianamesinde de Ali Demir'in "suç delillerini yok etme" suçlamasıyla 7,5 yıl hapsi istenmişti.

(Odatv)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim