Bu haber kez okundu.

Yeni Sınav Sisteminin Değerlendirmesi

 

Milli Eğitim Bakanlığı ortaöğretime geçişle ilgili yeni sınav sistemini açıkladı. Bu sistemin, adaleti ve eşitliği sağlayacağını, dershanelere olan talebi azaltacağını ve öğretmen otoritesini güçlendireceğini savunuyorlar! Sizce bunlar olabilir mi? Hoş, Bakanlıkta herhangi bir Genel Müdürlüğün bu işi tam da sahiplendiğini düşünmüyorum. Öyle olsa Yeni Sınav Sistemini tanıtan sunumu TRT spikeri yerine ilgili birim yöneticisi yapardı.
Yeni sistemin akademik arka planından kamuoyu habersiz görünüyor. Yapılmış araştırmalar varsa bunları paylaşmak gerekir. Yok, hiçbir kapsamlı çalışma yapmadan bir iki kapalı toplantı ile bu sistem getiriliyorsa hadi akademik ve üniversite çevrelerinden vazgeçtik, çocuklardan ne istiyorsunuz, sizi bu kadar kızdıracak ne yaptılar ki onlara deneyip sonuçlarını bilmediğiniz bir sistemi nasıl dayatıyorsunuz?
Yönetimde çok basit bir soru vardır. Bunu neden yapıyoruz, amacımız ne? Buradan başlayacak olursak bu düzenlemenin amacı ne? Daha nitelikli eğitim hizmeti sunmak desek böyle bir vizyon gözükmüyor, artan sınav ve tatiller bu savımızı ortadan kaldırıyor. Sorunun bir diğer yanı da sınavı olan dersler ile olmayan derslerin önemi konusunda ortaya çıkıyor. Sınavı olmayan dersleri kim nasıl anlatacak, öğrenciyi nasıl motive edecek? Psiko-motor becerilere yönelmek isteyenleri nasıl yönlendireceğiz? Güzel sanatlar ve spor eğitimi ne olacak?
Milli Eğitimin genel amaçları dikkatlice incelendiğinde bireyin beden, zihin, ruh, duygu ve ahlak bakımından dengeli yetişmesinin önemli bir öncelik olduğu görülebilir. Tüm eğitimciler bu amacın ne kadar önemli olduğunu bilir. Böyle bir sistem öğrencileri zihinsel ve bilişsel düzeyde geliştirir mi bilmem, ancak diğer boyutlarda eksik bırakmaya devam edecektir.
Sorunun bir diğer yanı öğretmenler tarafından yapılacak sınavların %30 etkisi. Bu durum öğretmenler üzerindeki baskıyı artıracak, veli-öğretmen ve okul müdürü ilişkisini olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca, öğrenci kayırmasının yolunu da açacaktır. Zaten nepotizmin yani basit tanımıyla akraba kayırmacılığının yoğun yaşandığı bir kültürde böyle bir anlayışla objektif bir değerlendirmenin nasıl yapılacağı da kuşkuludur.
Sınavın uygulanması, güvenliği ve işin ekonomik yanı da sorunun bir diğer boyutu olarak karşımıza çıkıyor. Bu kadar yaygın bir sınavın maliyeti hesaplanmış mıdır? Daha önemlisi soru güvenliği nasıl sağlanacak? Bölgede tek okulun olduğu yerlerde öğrenciler sınava nerede girecek, bu yükü kim karşılayacak?
Bu sisteme yeni demek için bir neden bulamıyorum. Olsa olsa bir değişiklik daha denebilir.
Sınav sistemindeki değişiklik ile ilgili olarak özetle şunlar söylenebilir:
1.       Üzerinde fazla çalışılmamış, araştırma desteğinden yoksun.
2.       Paydaş görüşleri alınmamış.
3.       Denemesi ya da pilot çalışması yapılmamış.
4.       Problemi çözmek yerine daha da derinleştirir.
5.       Dershaneye olan talebi artırır, bunun yanında özel ders patlaması olur.
6.       Okul huzurunu daha da bozar.
7.       Öğretmenleri ve velileri çatıştırır.
8.       Sınav maliyetini (gün ve ekonomik) çok yükseltir.
9.       Sınav güvenliği sorunu ve şaibe artar.
10.     Sınavı olmayan dersler iyice önemini yitirir.
11.     Seçmeli olması gerektiği tartışılan derslerin sınavı toplumsal huzuru daha da bozar.
 
Sorun aslında çok basit. Karmaşık görünen şeyler değişik açılardan bakarsanız hiç de çözümsüz değildir. 1+5+3+3’e geçin. Çocukları rahat bırakın.
 
Prof.Dr. Servet ÖZDEMİR
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber