Bu haber kez okundu.

Türk Milli Eğitim Sistemi Sınavlara Emanet

Son on beş yıl içinde 7 Milli Eğitim Bakanı geldi geçti ve hepsi kendi fikirlerini uygulamaya koymaya çalıştı. Belki kendilerince haklılardı ama onlar yüzünden milli eğitim yapboz tahtası haline geldi ve bu tahtada olan çocuklarımıza ve gençlerimize oldu. Son yirmi yıldır eğitim sistemimiz sınav ağırlıklı öğrenciyi korkutma psikolojisi üzerine kurulu durumda. Her gelen bakan sınav sistemini değiştirdi. Bazen değişiklik her yıl iki üç defa yaşandı. Bunun üzerine yirmi yıl içinde yirmi defa sınav değişikliği yaşandı. Ak Parti hükümetleri döneminde 4 bakan değişti. Hatta bu isimlerden biri Nimet Çubukçu idi ve tarihimez geçmişti ilk kadın Milli Eğitim Bakanı diye. Ama belirgin bir milli eğitim sistemi oturtulmadığı için ne kadar kaliteli isimler gelirse gelsin bakanlıkta sınavlar, atamalar ve diğer pek çok konuda hep bir karmaşa yaşandı, nitekim günümüzde de yaşanmaya devam ediyor. Şimdi her yıl değişen sınav sistemleri ve bakanlarına göre sınavlar hakkında kronolojik bir inceleme yapacağız. 

 

1998: ANASOL-D hükümeti iktidarda. Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay o zamana kadar farklı lise türleri için uygulanan farklı sınavları tek bir sınavda birleştirdi. Artık öğrenciler LGS isimli tek sınavla bütün liseleri tercih edebiliyordu.

 

1999: ANASOL-M hükümeti iktidarda. Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu askeri vesayetin gölgesinde karar veriyor. 28 Şubat sürecinin üzerinden bir yıl geçmiş ve hükümet tamamen ordunun kontrolünde. Ordu adında ve içeriğinde İslam olan her şeye savaş açmış durumda. Bu nedenle sistem ideolojinin gölgesine terk edilmiş ve İmam Hatip Liseleri kapatılıyor, kontenjanları azalıyor. İmam Hatiplilerin üniversiteye girişi zorlaşsın diye meslek liselerinin de dahil olduğu gruba sınavlarda katsayı engeli konuyor.

 

2001: Katsayı engeli devam ediyor. Ancak sınav sistemi değiştiriliyor. Sınavda sözel ve sayısal olmak üzere iki ayrı bölümde sorular sorulmaya başlanıyor. 

 

2002: Heniz Ak Parti iktidarda değil. Türkiye mesleki eğitim bölgelerine ayrılıyor. Meslek lisesi ve imam hatiplerde katsayı engeli hala devam ediyor. Ancak buralarda okuyan öğrencilerin katsayıdan dolayı mahrum kalmaması için meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş hakkı tanınıyor. 

 

2003: Artık Ak Parti iktidarda ancak askeri vesayet hala devam ediyor. YÖK ordu ve ulusalcıların elinde. Dolayısıyla her türlü karar onların kontrolünde çıkıyor. Üniversite sınavlarında katsayı oranı imam hatiplilerin aleyhine değiştiriliyor ve fark daha da arttırılıyor. 

 

2004: Dönemin Milli Eğitim Bakanı Ak Parti'li Erkan Mumcu LGS'yi kaldırarak OKS'yi getiriyor. Sınavın adı ve içeriği değişik. Ancak liselere giriş için sınav sistemi hala uygulanmaya devam ediyor.

 

2007: Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik OKS'yi kaldıracaklarını ve bir sonraki senenin ardından 6,7 ve 8. sınıflarda ayrı ayrı girilecek SBS sistemini getireceklerini duyuruyor. 

 

2009: İmam hatip ve meslek liselilerin önündeki katsayı engelinde rakamlar azaltılıyor. Her ne kadar adaletsizlik devam etse de buralarda okuyan çok başarılı öğrencilere üniversite kapısı açılıyor.

 

2010: Aşamalı bir şekilde kaldırılan SBS yerine tekrar OKS'ye geçiliyor. Bundan sonra 2014 yılına kadar yine sekizinci sınıfların gireceği bir SBS sınav sistemi devam ediyor. Bu süreç içinde Ak Parti hükümeti iki bakan değiştiriyor. 

 

2011: Katsayı adeletsizliği devam ederken hükümet birden üniversite sınav giriş yöntemini değiştiriyor. 1999 yılından beri uygulanan ÖSS kaldırılarak yerine iki aşamalı YGS ve LYS sınavı getiriliyor. Ancak ilk yılında YGS'de ortaya çıkan şifreleme ve soruların çalınma skandalı hükümeti zor durumda bırakıyor.

 

2012: Yıllardır eğitimdeki adaletsizlik uygulaması olan katsayı farkı tamamen kaldırılıyor. Tüm okul türlerine eşit katsayı uygulanıyor. Meslek lisesi ve imam hatip mezunlarına üniversite kapıları sonuna kadar açılıyor. İlk kez uygulanan sistemle birlikte üniversitelerin lisans bölümlerine yerleşen öğrenci sayısında %10 oranını bile geçemeyen bu okullar bir sene içinde %35'in üzerine çıkarak bir rekor kırıyor.

 

Yine aynı yıl Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer tarafından 4+4+4 eğitim sistemi getirilerek zorunlu eğitim kademeli olarak 12 yıla çıkarılıyor. 1999 yılında kapatılan İmam Hatip Ortaokulları başta olmak üzere tüm ortaokullar yeniden kurulmaya başlanıyor. Eğitime başlama yaşı 60 aya indiriliyor. Tüm tartışmalar eşliğinde MEB yasası yürürlüğe giriyor. 

 

2013: Nabi Avcı Milli Eğitim Bakanı oluyor ve ilk uygulaması SBS'yi kaldırıp yerine TEOG sistemini koymak oluyor. Sistemde sadece öğrencinin sınav puanı değil okul başarı puanı da etkili. Ayrıca her dersten ayrı ayrı sınavlar yapılıyor ve öğrencinin sınav stresi yaşamaması için bir yılda iki TEOG sınavı uygulanıyor. 

 

2014: Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı TEOG sisteminin güncellenerek uluslararası sınavlar gibi bir yıl içinde 10 defa yapılacağını ve öğrencinin istediği kadar sınava girerek hangisinden yüksek puan aldıysa o puanına göre tercih yapabileceğini belirtiyor. Hatta sistemin tutması durumunda LYS ve YGS'de de aynı sistemin uygulanabileceğini belirtiyor. 

 

İşte milli eğitimimizin 15 yılı böyle şekillenmiş durumda. Yorumu tamamen size bırakıyoruz. Bu on beş yıllık süre içerisinde okullaşma oranı neredeyse iki katına çıktı. Ak Parti döneminde milli eğitime ayrılan bütçe ilk defa savunmaya ayrılan bütçeyi geçti. Burs oranları arttırıldı. Devlet okullarında okuyan öğrencilere ders kitapları ücretsiz dağıtıldı. FATİH projesiyle her okula internet her öğrenciye tablet bilgisayar dağıtımı başladı. Eğitim yatırımları arttırıldı. Ancak eğitim kalitesinde artış oldu mu işte burası tartışma konusu.

 
 
mebpersonelleri.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber