Bu haber kez okundu.

Şube Müdürlüğü Mağdurları Şimdi de Ombudsman'a Başvuruyor‏

 

OMBUDSMANLIK, ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ MÜLAKATLARI VE YARGI KARARLARININ UYGULANMASI
 

1713 yılında İsveç'te kurulan ve 1809 yılında İsveç Anayasasına girerek anayasal bir kurum niteliğine bürünen ‘ombudsman' ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında diğer devletlerin dikkatini çekmeye başlamıştır. Savaş sonrası kurulan modern devletlerde, kamu hizmetlerinin yoğunlaşıp yaygınlaşması, bu işlemler yerine getirilirken yapılan yanlışlara ilişkin yakınmaların artması sonucunu doğurmuştu. Pek çok insan, işlemlerdeki bürokrasiden, ihmali ya da kasıtlı şekilde hatalı uygulamalardan, şikayet eder duruma gelmişti. İdarenin yargısal denetimi ,hukuk devletinin en büyük güvencesi olmasına rağmen, her zaman, vatandaşları tatmin edici sonuçlar doğurmamakta idi.

Klasik denetim yöntemlerinin, bireylerin şikâyetlerini çözmede yetersiz kalmaları başka denetim mekanizmaları bulma ihtiyacını ortaya koymuştur. Bu ihtiyacın gereği olarak, idarenin işlem ve eylemlerini araştırıp inceleyebilecek, daha az biçimsel, şikâyetin özüne yönelik çözüm arayan ve dolayısıyla daha hızlı işleyen bir kurum olarak ombudsmanlık kurumu ortaya çıkmıştır.

Ombudsmanlığın kökeninin, Osmanlı İm­paratorluğundaki adalet dizgesinden esinlendiğini ve bu esinlenmenin iki kaynağı bulunduğunu söyleyenler vardır. Bunlardan ilkinin, o tarihlerde, Osmanlılarda “Kazasker” İkincisini ise , önceleri Padişa­hın, daha sonraları ise Sadrazamın başkanlığında Kazaskerlerin katıl­dığı Divan-ı Hümayunun bulunması olduğu savunulmaktadır.

Gelelim  Türk Dil Kurumunun (TDK) bu sözcüğü hangi ifadelerle açıkladığına. TDK'ya göre ‘ombudsman'  “ Parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları resmî makamların keyfî ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurum.” olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TDK bu söz için kamu denetçisi karşılığını önermiştir .

Ombudsmanlık ülkemizde 29 Haziran 2012 tarihli ve 28338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ile idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere TBMM'ye bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz özel bütçeli ‘Kamu Denetçiliği Kurumu' olarak  kurulmuş olup, 29/3/2013 tarihi itibariyle şikayet başvuruları almaya başlanmıştır.

Ombudsmanlığın üç temel özelliği vardır.

1-İdari eylem ve işlemleri denetler.

2-Bağımsız bir idare organıdır , vesayet altında olamaz.

3-Kararları ilke olarak bağlayıcı değildir.

Ombudsmana Kimler Başvuru Yapabilir?

İdarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarına karşı, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kanunu ve 28 Mart 2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde menfaati ihlal edilen gerçek ve tüzel kişiler Kurumumuza şikâyet başvurusunda bulunabilir

Ombudsmana Hangi Konular Şikayet EdiMerkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının, mahallî idarelerin, mahallî idarelerin bağlı idarelerinin, mahallî idare birliklerinin, döner sermayeli kuruluşların, kanunlarla kurulan fonların, kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların, kamu iktisadi teşebbüslerinin, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait kuruluşlar ile bunlara bağlı ortaklıklar ve müesseselerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının,

Ombudsmana Nasıl Başvuru Yapılır?

Dilekçe,Faks ve eposta yoluyla başvuru yapılabilir.Faks veya elektronik posta yoluyla yapılan şikâyet başvurularına ait dilekçe asılları, on beş gün içinde kuruma gönderilmedikçe başvuru geçerli sayılmaz.

E-başvuru yapmanız taktirinde, başvuru anı itiabiyle dilekçe aslına gerek kalmaksızın şikayet başvurusu kabul edilir.

E-Başvuru Sayfası :  http://ebys.ombudsman.gov.tr/eBasvuru/BasvuruGiris.aspx      

Kamu denetçiliği kurumu gerçek kişiler için şikâyet başvuru formu ekte olup gerekirse benzer bir başvuruyu idarenin uygulamalarından şikayetçi olan okul müdürleri de kendilerine göre düzenleyebilirler

Sonuç olarak, gelişmiş dünya ülkelerinde başarılı örnekleri olan Ombudsmanlık Kurumunun ülkemizdeki Şube Müdürlüğü Mülakatlarının İptali konusunda da katkıda bulunacağı inancındayız.

 Not: Aşağıdaki yazı kişilere göre uyarlanarak EK-1 KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU GERÇEK KİŞİLER İÇİN ŞİKÂYET BAŞVURU FORMU ya da yukarıdaki linkten başvuru yapılabilir.

Şikâyet konusu örnek yazı:

          Bakanlar Kurulunun hazırladığı‘31 Ağustos 2013 tarih ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik' doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 12.10.2013 tarih ve 28793 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ‘Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik' hazırlanarak yayınlamıştır. Anılan yönetmelik doğrultusunda 29.12.2013 tarihinde ÖSYM tarafından şube müdürlüğü için yazılı sınav yapılmış, yazılı sınav sonucuna göre de ............ puan alarak başarılı oldum. Yazılı sınavın ardından Milli Eğitim Bakanlığı, Başkent Öğretmenevinde 10-28/02/2014 tarihleri arasında sözlü(mülakat) sınavları yapmıştır. Anılan mülakata yazılı sınavda ......... puan alarak başarılı olduğum için ..../02/2014 tarihinde katıldım. Mülakat puanım .......... verilmiş ve başarısız olarak nitelendirilmişimdir. Şube Müdürlüğü kadrolarına atamalar(idarece duyurulan kadrolara) 16.04.2014 tarihinde sadece sözlü/mülakat puanı esas alınarak yapılmıştır.

12.10.2013 tarih ve 28793 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan " şube müdürü, tesis müdürü ve basımevleri müdürleri bakımından sözlü sınav başarı listeleri üzerinden" ibaresinin Danıştay 2. Dairesinin 2013/10363 E. sayılı kararı ile 31 Ağustos 2013 tarih ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin yönetmeliğin sadece mülakatla atama yapılmasına ilişkin hükümleri Danıştay 5. Dairesinin 2013/7955 E. sayılı kararı ile yürütmeleri durdurulmuştur. Anılan yargı kararları ile yazılı sınavdaki başarı puanının değerlendirme dışı bırakılarak, başarı sıralamasının tek başına sözlü sınav sonuçlarına göre oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur. Danıştay 2. ve 5. Dairelerinin kararlarına göre tek başına sözlü sınav sonuçlarına göre oluşturulan başarı sıralamaları esas alınarak yapılan şube müdürü atamalarının tümünün iptali gerekmektedir. Keza Ankara 4. İdare  Mahkemesinin 2014/733 E. sayılı yürütmeyi durdurma kararı, Ankara 7. İdare mahkemesinin 2014/955 E. sayılı yürütmeyi durdurma kararı ve Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 11 Eylül 2014 gün ve E.2014/5897 sayılı kararı da bu yöndedir. 

           Bütün bu mahkeme kararlarının yanında 10-28/02/2014 tarihleri arasında Başkent Öğretmenevinde yapılan mülakatlar aşağıdaki belirteceğim şekilde uygulanmıştır.

1-        Mülakat esnasında hiçbir objektif kurala uyulmamış, teknolojik imkanlardan faydalanılarak kayıt tutulmamış, verdiğim cevapları yazmama dahi izin verilmemiştir.  Yaptığım itiraz da dikkate alınmamış, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre 1800 kişiye de aynı cevap verilmiştir. İtiraz eden tüm adaylara aynı cevabın verilmesi doğru bir uygulama olmasa gerekir.

2-        Mülakatta her adaya farklı sayıda soru sorulmuş olup ,kimi aday komisyon karşısında 10 dakika kalırken,kimi aday ise 2 dakika kalmıştır.

3-        Mülakatlar 10 ayrı komisyon tarafından uygulanmıştır.10 ayrı  komisyonun  olması bir adayın 1. kurulda 80 alabilecekken 2. kurulda 50 almasına neden olmuştur.

4-        Mülakat esnasında bütün adaylara aynı düzeyde sorular sorulmamış ,farklı düzeyde sorular sorulmuştur. Örneğin kimi adaya Gorbacov'un Hanımın adı sorulurken ,kimi adaya memleketi veya yaptığı master üzerine basit sorular sorulmuştur.

5-        Mülakatta,mülakat komisyonu üyeleri,sorulara verdiğim cevaplarda, Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında yönetmeliğin Sözlü Sınav  konulu 16. maddesindeki ; a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi,b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,c) Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu,ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,d) Genel kültürü ve genel yeteneği,e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı , kriterlerini gözetmemiş ,sadece o soruya verdiğim  cevabın doğru cevap olup olmadığı ile ilgilenmiş ‘Hayır olmadı, Yanlış cevap' şeklinde telkinlerde bulunarak başlarını doğru veya yanlış anlamında sallamakla yetinmişlerdir.

6-        Ve son olarak mülakat komisyonunda ; Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında yönetmeliğin Sözlü Sınav  konulu 16. maddesindeki (e ) fıkrasındaki ; Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı kriteri gereği tarafıma her hangi bir soru sorarak puanlamaya tabi tutmadığı  gibi komisyon üyeleri arasında bu yöndeki yeterliliğimi ölçecek herhangi bir BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ UZMANI yoktu .Zira Danıştay 12. daire 2013/8388 sayılı karar ile  Orman Genel Müdürlüğünün,  orman muhafaza memur alımında yaptığı mülakat uygulamasında , ‘orman muhafaza memuru olarak görev yapacak personelin, ormanların ve orman ürünlerinin bakımı ve korunması, damga ve işaretleme, kesim, görev sahaları dahilinde veya civarında çıkacak orman yangınları ve orman zararlıları ile mücadele çalışmalarına katılma, bina ve tesislere giriş çıkışların kontrolü ile sabotajlara karşı korunması, muhtelif maksatlarla kendilerine verilen her türlü silah, alet ve malzemenin iyi muhafaza ve bakımı, ayrıca kanunen el koymakla görevli bulundukları suçların arama, soruşturma ve kovuşturulması ile tutanak tanzimi gibi mesleki ve kolluk görevlerini yapacak olmaları ve bu zamana kadar idareleri bünyesinde işe alınıp da mesleki şartlara uyum sağlamayan, özellikle arazi şartları bakımından zorlanan birçok personelin' yukarıdaki yeterlilikleri yönü ile sağlık açısından değerlendirileceği belirtilsede   mülakat komisyonunda konunun uzmanı sağlıkçı  , bulundurulmaması nedeniyle ilgili mülakat uygulamalarını iptal etmiştir.

 5. Talep 

Yargısal denetim, hukuk devletinin olmazsa olmaz bir koşuludur. İdare karşısında, kişilerin hak ve menfaatlerinin korunabilmesi idarenin hukuk içinde tutulmasına bağlıdır. İdarenin hukuk kuralları içinde eylemde bulunmasını sağlamanın yöntemi de idarenin Yargısal denetime tabi tutulmasıdır. Görüldüğü gibi davalı idare hukuk kurallarını çiğnemektedir. Kişilerin idare karsısında korunması Yargısal denetim ile olasıdır. 2577 sayılı İYUK 27/2. maddesinde :”Danıştay veya İdari Mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.” hükmü yer almıştır. Bu yüzden: 10 Şubat 2014 - 28 Şubat 2014 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan Şube Müdürlüğü Mülakat işlemlerinin  iptal edilmesini arz ederim.

Tarih-imza         …………………

 *Şikâyet konusuna ilişkin her türlü belge başvuru formuna eklenir.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
#adaletyoksaoydayok 1 yıl önce

Eğer hukuk devletiysek yargı kararları uygulanır.

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber