Bu haber kez okundu.

Sınav kaygısını azaltan 5 altın öneri


İşte Reyhan Akgül'e göre sınav kaygısını azaltacak 5 altın öneri...

SOSYAL MEDYADAN UZAK DURUN



Sınavın bir gün öncesinde akıllı telefonlarınızı daha az kullanın ve sosyal medyadan kesinlikle uzak kalın. Akıllı telefon kullanımı ve sosyal medya gençlerin birbirlerini heyecan ve kaygı açsısından negatif yönde etkilemesine neden olabiliyor. Çok kaygılı bir arkadaşıyla konuşan ya da mesajlaşan bir gencin kaygısı artabiliyor ya da kaygıya kapılabiliyor. Yine sosyal medyada bazen yanlış ve spekülatif bilgiler dolaşabildiğinden bunlar da moral açısından olumsuz etkiler yaratabiliyor. Akıllı telefon, tablet gibi araçlar yaydıkları ışık ile gözleri de fazladan yoruyor. Yorulan gözlerde, sınavda sulanma, görmede bozulma ya da uzun paragrafları takip edememe gibi sorunlara neden olabiliyor.

MESAJLAŞIRKEN UYKUNUZDAN OLMAYIN

Uyku kişinin enerji gereksinimin yanında sinir sisteminin düzgün işlemesi ve öğrenilen bilgilerin kalıcı olmasını sağlıyor. Geç saatlere kadar uyumamak ve uyanamamak; metabolizmayı yavaşlattığı gibi dikkat sorunlarına da neden oluyor. Yine bu noktada gençlerin birbirleri ile mesajlaşmaları ya da konuşmaları, uyku düzenlerini bozuyor. Yine sınavdan önceki gece çok geç yatılmaması önemli. Sabahleyin trafiği de göz önüne alarak biraz daha erken saatte kalkacağınız için uykunuzu almaya dikkat edin.

YİYİP İÇTİKLERİNİZE DİKKAT EDİN



Performans gerektiren her türlü sınavda, beslenme gerçekten önemli bir yer tutuyor. Dengeli beslenmenin zihinsel ve fiziksel performansa olumlu etkileri var. Omega içeren ceviz, balık, bakliyat gibi gıdalara ağırlık vermek dikkat ve konsantrasyon üzerinde olumlu etkiler yaratıyor. Sınavdan bir gün önce ağır yiyecekler yememek, her zamanki beslenme rutinin dışına çıkmamak önemli. Özellikle sınavdan önceki gün daha önce yemediğiniz bir besin maddesi tüketmeyin.

‘YA HEP YA HİÇ’ DİYE DÜŞÜNMEYİN

Hayat siyah ve beyazdan daha çok gri renkte olduğundan ‘ya hep ya hiç’ diye düşünmek kişinin başarısını baltalayabilen etkenlerden biri. Öğrencinin kendisini tanıması, kendi kapasitesini ve çalışma performansını gerçekçi değerlendirmesi son derece önemli. Ancak bunun kadar önemli olan bir diğer nokta da ailenin çocuğunu iyi tanıması, açık veya gizli baskı yapmak yerine gerçekçi değerlendirmelerde bulunarak çocuğuna yardımcı olması. Çocuğunuza bugüne dek ‘sınava yeterince çalışmıyorsun’ demiş ya da baskı yapmış olabilirsiniz ama sınav öncesi artık onu ne kadar çok sevdiğinizi söylemenin tam sırası. Onu başarılı olsa da başarısız olsa da hayat boyu seveceğinizi ve hep yanınızda olacağınızı hissettirin.

'SINAV HER ŞEY DEMEK DEĞİL' BUNU BİLİN



Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül “Sınavlar önemlidir ancak hayattaki mutluluğun ve başarının tek göstergesi değildir. 'Şu okulu kazanmalıyım', ' şu puanı almalıyım' gibi düşünceler ile aileyi hayal kırıklığına uğratma korkusu da sınavlardaki kaygıyı artırır. Artık bu son saatlerde zihninizi dinlendirme ve güzel şeyler düşünme zamanı! Unutmayın asıl başarı; sevdiğiniz bir işi yapıp mutlu ve huzurlu hissedebilmektir” diyor.

Kaynak: Hürriyet
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber