Bu haber kez okundu.

Sınav kaygısından böyle kurtulun!

Sınav kaygısından zihinsel esneklik modeliyle kurtulmak mümkün!

Üniversite sınavlarında geri sayım sürüyor. Son dönemece girildi. Hayalini kurdukları üniversitede okuma hedefiyle yoğun bir maratonu geride bırakmaya hazırlanan adaylarda bugünlerde sınav kaygısı yaşanıyor. Kaygı sadece onlarda değil velilerinde de var. Prof. Dr. Nevzat Tarhan az miktarda kaygının faydalı olduğuna dikkat çekerek aşırı kaygıdan kurtulmanın püf noktalarını söylüyor. Tarhan adaylara zihinsel esneklik modelini öneriyor…

1 yıllık zorlu maratonda finale yaklaşılıyor.


YGS’nin ardından LYS’ye girmeye hak kazanan yüzbinlerce genç üniversiteli olmak için önümüzdeki iki hafta sonu da ter dökecek.


Sınavda süre daraldıkça heyecan da kaygı da artıyor. Sadece öğrencilerde değil ebeveynlerde de benzer durum söz konusu.


Sınav heyecanının kişide sinirlilik, huzursuz, gerginliğe neden olduğunu, fiziksel belirtiler olarak sık sık nefes alma, idrara çıkma, uykusuzluk ve titreme halleri gözlemlendiğini ifade eden Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü-Psikiyatr


Prof. Dr. Nevzat Tarhan, adaylara hayat kurtaracak önerilerde bulunuyor.


Kişinin bu süreçte olumlu olumsuz yüzlerce düşünceye maruz kalabildiğinin altını çizen Tarhan bu durumun normal olduğunu, ancak bu düşüncelerin, sınava odaklanmayı engelleyecek, abartılı olması halinde zarara dönüşebileceğini belirtiyor.


Kaygıyı kişinin zihninde çözebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, adaylara zihinsel esneklik modelini öneriyor.


KAYGIYA ZİHİNSEL ESNEKLİK MODELİ


“ Kişi zihinsel esneklik modelini uygulayabilmeli. Neden heyecanlandığını bilmeli. Kişi birkaç sebepten heyecanlanır. Başarısızlık, yapamamak, çevremdekiler ne der?…vs. Bu düşünceler tamamen sonuç odaklı düşünceler. Eğer bu durum zihinsel esneklikle düzeltilmezse kaygı ve heyecan daha da artacaktır. O nedenle sonucu değil süreci düşünmeliyiz. Sınav ne zaman, bu süreçte neler yapmalıyım, günlük kaç soru çözmeliyim, gerekli önlemlerimi aldım mı?…vs. süreç odaklı düşünebilmeliyiz. Kişi kontrol edemeyeceği şeye odaklanırsa kaygı artar. Sonuç, kontrol edemeyeceği şeydir. Kişi kendine güvenli alanlar oluşturmalı. Daha önce elde ettiği başarılarını düşünebilmeli. Kaygı halinde bu başarılarını düşünmeli. Dikkati bu alana yoğunlaştırabilmeli. Her insanın bu şekilde güvenlik alanları vardır. Güvende olduğunuz resmi düşünebilirsiniz kaygı durumlarında.”


Ebeveynlere de kaygıyı tetikleyecek davranışlardan uzak durmaya davet eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan sorumluluk alan ile almayan çocuk ayrımını anne babanın yapabilmesi hatırlatmasında bulunuyor. Olumsuz değil de olumlu üzerinden çocukla iletişimin kurulması gerektiğini vurgulayan Tarhan, beden dilinin önemli olduğunu, anne babanın kendi duygu ifadesini kontrol edebilmeyi başarabilmesi gerektiğini kaydediyor.

 

 

e-psikiyatri.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber