Bu haber kez okundu.

ÖSYM YGS Barajını 165’e Çekmelimi?

Bu sorunun cevabı bizce evet, yani geçen yıllarda da önerilen hatta kaldırılması düşünülen LYS’ ye katılma barajı  180 Puandan 165’e     çekilmelidir.


650 bin civarında öğrencinin barajı geçemediği ve LYS sınavları ile ikinci bir şansı yakalayamadığı bu sınavda, hem devlet üniversitelerinin hem de vakıf üniversitelerinin boş kalma ihtimali yanında gelecek yıl okul dışı sınav hazırlık faktörlerinin sınırlı olması bu baraj sorusunu şimdi olamasa bile, ileriki aylarda mutlaka gündeme oturtacaktır.  


Onun için ÖSYM’nin bunu öngörüp acilen bu konuyu değerlendirmesi lazım.


Böylece yüz binlerce öğrenci için ikinci bir şans ortaya çıkacak.


Bilhassa bu yıl 12.Sınıf olan öğrencilerden barajı geçemeyenler, gelecek sene Dershanelerinde olmaması ile çok büyük bir boşluğa düşecekler.


Parası ve gücü olanlar bir şekilde özel ders alma imkânı bulacaktır, ama ya durumu olmayanlar ne yapacak?


Şöyle ufak bir hesap yaparsak, bir Sayısal Öğrenci Matematik, Geometri, Fizik, Kimya, Biyoloji ‘den hazırlanmak zorunda. Bu derslerin hepsinden Özel Ders alam imkânı çok zor, onun için kendine 2 ya da 3 ders seçecek.


Bu dersler biri Matematik, biri Fizik, biride Kimya olsun.


Ortalama bir saat Özel dersin ücretinin 100 TL olduğunu düşünelim.


Bu öğrenci sınavlara hazırlık için Matematikten 70 saat, Fizikten 40 saat, Kimyadan da 30 saat alsın.(Bu rakamlar minimum düzeyde tutulmuştur).


Ortaya çıkan hesap 140 saat Özel ders ve bunun sonucunda toplam 14.000 Tl (Ondört bin).


Daha yayınlar, Deneme Sınavları ile derslerden Biyoloji, Geometri ve YGS için Türkçede işin içinde yok. Bunları dâhil etmeye kalksak nerdeyse 20-25 Bin Türk Lirasına dayanacak rakamlar.


Tamam, gelecek yıl Halk Eğitim Merkezleri ücretsiz ders verecek, birde gönüllü Dernek ve Belediyelerde var ama bunların donanımı, tecrübesi yeterli olabilecek mi?


Onun için ÖSYM bu sene bu LYS baraj işini çok iyi düşünmeli.


Özelikle Meslek Lisesi öğrencileri için M.T.O.K bölümlerine girme şartı olan LYS ‘den onları mahrum etmemelidir.


Sınavın zor olmasından, müfredatla sorular arasında ilişkinin en alt düzeyde olmasından dolayı, ortalamaların düşmesinde en çok kimin sorumluluğu var acaba.


 Eğitim kurumlarının mı, öğrencilerin mi yoksa ÖSYM’nin mi?


Tüm bunların yanında birde ilerleyen günlerde Vakıf üniversitelerinin yoğun baskısı ile karşılaşacak olan ÖSYM’nin bu durumu nasıl göğüsleyeceğini merak ediyoruz doğrusu.


Geçen yıllarda bile bu konu Cumhurbaşkanımıza kadar gitmedi mi?


Özelikle hükümet cephesinde 7 Haziran Genel Seçimlerinin hassasiyeti varken.


ÖSYM tüm bu gelişmeleri çok iyi değerlendirmeli ve tüm bunların sonucunda ona göre karar vermelidir.


Yoksa bize göre ortaya çıkan sonuçta ya kendi iradesi ile barajı aşağı çekecek ya da diğer etkenlerle buna zorlanacak gibi gözüküyor.


O zamanda düştüğü durum pek şık olmayacak.  

 

Bilgin PELİSTER - Eğitim Danışmanı

Kaynak: egitimajansi.com

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber