Öğretmen Diyarı

LYS ELEK SİSTEMİ
4+4+4 yıl okudukları ve bir şekilde bütün bu basamakları tamamladıkları halde üniversiteye girebilme konusunda bilgilerini ölçmeye dayalı bir sınava neden gerek duyuluyor diye düşünmüşsünüzdür eminim.
Çünkü bu uzun eğitim yılları boyunca öğrencileri izleyecek, onların kişisel ilgi ve beceri alanlarını belirleyebilecek, sahip olduğu niteliklerle hayatını hangi mesleği icra ederek yaşayacağı konusunda yönlendirebilecek fırsatı verecek ne bir eğitim sistemine ne de eğitim kadrosuna sahibiz. Çocuklarımıza bu hizmeti vermesi gereken kurum, başka türlü eleme ve belirleme şansı tanımadığı için ancak birkaç kez (bazen bir kez) gireceği bir sınavda göstereceği oransal başarıya göre bir elek sistemi olarak sınavlara dayalı bir sistem kurmuş durumda.
Elek sistemi evet bence şu an çocuklarımızın maruz kaldıkları her türlü sınavın içeriği bu.
Düşünsenize; 17-18 yaş aralığında çocuklarımız okul hayatları boyunca bir şekilde öğrendikleri hemen her şeyi bir sınavda, üstelik hem onların hem de ailelerin hayatlarının dönüm noktası olarak algıladıkları duygularla başarı göstermek ve geleceklerini kurtarmak için eleğin üstünde kalmak adına tüm gayretlerini sergilemek durumunda kalıyorlar. Yazarken bile cümlenin ağırlığı kelimelere çöktü bilmem fark ettiniz mi ?
Vatandaşı oldukları devletin onlara hak ettikleri düzeyde bir yaşam sunma görevi varken; onların hak ettiklerini bir sınavla ölçmeye kalkması bana doğru gelmiyor. İşin bir başka boyutu olan; bu sınavlara hazırlanırken, sınav anı ve sonrasında yaşadıkları duygusal ağırlıklar ve belki de yıkımları henüz hiç yazıya katmadım.
Eğer eğitim sistemimiz; çocukları yakından gözlemleyebilecek, birebir her birinin kişisel ilgi ve beceri alanlarını belirleyebilecek, onları bu yönde geliştirmeye fırsatlar sunabilecek bir yapılanmaya dayalı olsaydı bu elek sistemine gerek duyulmazdı. Bu şekilde kendisiyle yakından ilgilenilmiş ve kendisine dair farkındalıklar edindirilmiş çocuklar da hangi üniversiteye gideceği bilgisine zaten sahip olarak liseden mezun olur ve girmek istediği üniversitenin belirleyeceği standartları taşıyıp taşımadığı öngörüsü ile hareket edebilirdi.
Şimdi ise çocuklarımız ve aileleri gireceği sınavın ağır stresi altında eleğin üstünde kalmak çabası dışında pek bir çaba gösteremiyorlar.
Çocuklarımızın geleceğini hazırlama konusunda biz anne-babalarda eğitim sisteminden farklı davranmayı pek beceremiyoruz maalesef. İçinde yaşadığımız sisteme uymaktan başka ne yapabiliriz diyorsunuz bunu duyabiliyorum.
Evet sisteme uymak durumundayız bunu biliyorum ancak en azından bizler yani anne-babalar çocuklarımızı daha yakından gözleyip, onların hayata katılmak için donatıldıkları yetenekleri fark edip ( bu mutlaka akademik eğitim bile olmayabilir) bu içsel yönelimleri yönünde hayata tutunmaları için destek olabiliriz diye düşünüyorum.
Çok mu ütopik geldi….
O halde şunu sormama izin verin; siz eleği geçmiş ve kariyer anlamında başarılı olmuş olabilirsiniz ancak kaç kez kendinize acaba bu işi seviyor muyum diye sordunuz ?
Kaç kez içinizden benim bu okulda, işte veya her nerede iseniz orada ne işim var diye geçirdiniz ?
Kaç kez yaptığınız işin neye yaradığını sorguladınız ?
Tabi cevabınız ; tüm bunların bir önemi yok, bir diploması ve düzenli bir işi olsun yeter de olabilir. Ama üzülerek söylemek zorundayım ki bu sadece sizin cevabınız, çocuğunuzun da cevabı olmak zorunda değil.
Geçenlerde okuduğum bir araştırma da, şu an dünyada insanların en çok parayı hobilerinden kazandıkları yazıyordu. Bu ne demek anlıyorsunuzdur. Yaptığı işe bir şekilde kariyer ve gelir için odaklanmış kişilerin bir süre sonra içsel yönelimleri yönünde hareket etmeye başladıkları ve buna da hobi adını verdikleri anlaşılıyor. Sahip oldukları iç donanımları tam olarak bu hobi ile ifade etmeye başladıklarında işte asıl o zaman hem kişisel tatminlerini hem de düzenli gelir ile ulaşamayacakları kazançları elde etmeye başlıyorlar.
Geleceklerini bir sınavda alacakları puana endeksleyip, eleğin üstünde kalmazlarsa bir varlık sergileyemeyecekleri inancından vazgeçip çocuklarımıza bu gözle bakmaya başlasak belki de onların hayatı boyunca arayacakları o iç yeteneklerini ve hayata tutunma yönelimlerini birlikte fark edip açığa çıkarabiliriz.
Bu hem onların hem bizim dünyamızda çok şeyi farklı kılabilir.
Sevgilerimle 

Sema Deniz / Öğretmen Anne
Anahtar Kelimeler:
lys elek sistemi

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol