Bu haber kez okundu.

Liselerin YGS Sonuçları Açıklanmalıdır!

Son yıllarda yapılan üniversiteye giriş sınavlarında lise türlerinin başarı oranlarına ilişkin sonuçlar ve bilgiler gizli tutulmakta açıklanmamaktadır.


Okul türlerinin soru çözme sıralamalarının bilinmemesi başarısızlık nedenlerine yönelik tartışmanın sağlıklı yapılmasının önüne geçmektedir. Yapılan sınavlarda ortaya çıkan başarısız soru çözme ortalamalarının temel nedenlerinin ne olduğunu bilimsel manada araştırabilmek için bu verilerin bilinmesi gerekmektedir. 


 


Son yapılan TEOG 1.Dönem sınavlarında 4500 öğrencinin tam puan almasıyla övünen bakanlığın YGS sonuçlarının bütün yönleriyle kamuoyuna açıklanması beklenmektedir. İnandırıcı ve bilimsel temelden uzak çeşitli bahaneler arkasına gizlenerek veya bir takım sorunları toplumdan gizleyerek sağlıklı sonuçlara ulaşmak olanaklı değildir. Örneğin, bu yılın YGS soru çözme oranlarına dair sonuçların son beş yılın en alt seviyesinde olduğunu açıklanan sınırlı bilgelerden anlamaktayız 


 


Yasaklayıcı ve sansürleyici tüm yaklaşımlara rağmen eldeki verilerden yola çıkarak yinede bir değerlendirme yapmaya çalışacağım. Kullanacağım sayısal veriler MEB’in 2013-14 yılını kapsayan istatistiklerine dayanmaktadır. Henüz 2014-15 verileri yayınlanmamıştır. Yıl içerisinde edindiğimiz bilgiler din, meslek ve açık lise öğretiminde sayıların diğer lise türlerine göre daha fazla artış gösterdiği yönündedir. Son yıllarda açıklanmamakla birlikte geçmiş yıllarda açıklanan okul türlerinin başarı oranları sıralamasına bakarak; sınavlara giren meslek lisesi(din eğitimi veren liseler dahil) öğrenci sayısı arttıkça çözülen soru sayısının oranı düşmektedir. 


 


Son on yılda din eğitimi veren liselerde öğrenci sayısı yüzde 300 artarken(140 binden 470 bine)aynı yıllar içerisinde meslek liselerinde yüzde 150,genel liselerde ise yüzde 50 artış olmuştur. Liseyi bitiren öğrenci sayılarında ise MEB’in 2012-13 verilerine göre, bütün liselerde artış oranı %6,5 olurken, bu oran din eğitimi veren liseler içinde olmak üzere meslek liselerinde %12,60 olmuştur. Ayını verilere bakıldığında, son on yılda genel lise mezunlarının oranında ise %13,75’lik bir azalma olduğu görülmektedir. 


 


Genel liselerdeki öğrenci sayısının artmasına rağmen mezun sayılarındaki azalma açık liseye giden öğrenci sayısındaki artıştan kaynaklanmaktadır. Açık lisede okuyan 1,3 milyon öğrencinin büyük bir bölümünü (%88) genel liseden çeşitli nedenlerle ayrılan veya ilköğretimden sonra açık lisede genel lise programlarına devam eden öğrenciler oluşturmaktadır.


 


Bu değerlendirmeler bağlamında ulaşılan sonuçları bazı başlıklarda yorumladığımızda,


*Liselerde okuyan öğrencilerin %26’açık liseye,%32’si genel liseye,%42’si ise (din öğretimi dâhil) meslek lisesinde öğrenim görmektedir. Başka bir ifade ile ortaöğretimde okuyan her 100 öğrenciden 26 tanesi açık,32 tanesi genel,42 tanesi meslek liselerine devam etmektedir. 


*Son 10 yılda üniversite sınavlarına giren öğrenci sayısı artmaktadır.


*Meslek liselerinde okuyan öğrenci sayısı oranlarında belirgin artışlar olmuştur.


*Açık lisede okuyan öğrenci sayısı katlanarak artmaktadır. Açık lise öğrencilerinin büyük bölümünü genel lise programlarına devam eden öğrenciler oluşturmaktadır.


*MEB’in verileri incelendiğinde, genel liseden mezun olan öğrenci sayısında azalma, meslek liselerinden mezun olan öğrenci sayısında artışlar olduğu görülmektedir. 


Milli Eğitim Bakanlığının 2014 Yılı İdare Faaliyet Raporunda Zayıflıklar, Hedefler, Öneri ve Tedbirler Başlığı Altında Ortaya Konulan Analiz Yukarıda Açıkladığımız Tablonun Oluşmasını Doğrular Niteliktedir. Aslında Bir Tür “İtirafname” İşlevi Görecek Bulguları İçeren Bu Raporda Yer Alan Bilgilere Göre Zayıflıklar,


*Sınıf mevcutlarının fazlalığı, ikili öğretimin ve birleştirilmiş sınıf uygulamasının devam etmesi, Eğitim planlamalarının kısa dönemli yapılması ve sık sık değişiklik yapılması


*Öğretmen yetiştirme ve istihdamında arz-talep dengesinin yeterince kurulamaması ve bazıϖ bölgelerde yaşanan hızlı öğretmen değişimi, Özel eğitim alanında istihdam edilecek öğretmen sayısının mevcut ihtiyaca cevap vermemesi, 


*Okullardaki sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere ayrılan zamanın ve bu amaçla kullanılacakϖ mevcut alanların tam zamanlı ve işlevsel olarak kullanılmasında birimler-kurumlar arasındaki koordinasyon yetersizliği, 


*Kişilerin ilgi ve yeteneklerine uygun rehberlik ve yönlendirmenin istenilen düzeydeϖ yapılamaması,  


*Norm kadro uygulamasının tam olarak hayata geçirilememesi, Performansa dayalı izleme ve değerlendirmenin olmaması, Birimler arasında koordinasyon ve iş birliğinin yetersiz olması


*Mesleki teknik eğitim istihdam dengesinin yeterince kurulamaması,ϖ  Bakanlık birimlerinin meslek kuruluşlarıyla yeterli iletişim içinde olmaması,ϖ 


*Bütçe kaynaklarının büyük bir kısmının personel gideri olarak kullanılması nedeniyle yatırımlara ayrılan ödeneğin yetersiz kalması,  Bakanlık merkez teşkilatında fiziki mekânların dağınık, yetersiz ve çalışma ortamına uygunϖ olmaması.


 


Hedefler 


-İlköğretimde ikili eğitimden tekli eğitime geçilecektir. Bu durumun önündeki en önemli engellerden biri olan derslik ihtiyacı, plan dönemi içerisinde karşılanarak daha sonraki dönemlerde nicelik sorunu yerine nitelik sorununa ağırlık verilecektir. 


-İllerin ilköğretim derslik ihtiyaçlarının nüfus artışı, göç ve benzeri durumları dikkate alınarak valiliklerce planlanması sağlanacaktır. 


-Ortaöğretimde farklı okul türleri yerine program türünü esas alan bir yapıya geçilmiştir. Bu doğrultuda yatay geçişlere imkân veren etkin bir rehberlik ve yönlendirme hizmetini içeren esnek bir yapıya geçmek öncelikle ele alınacak konular arasında yer almaktadır. 


-Mesleki eğitimde sanayi ve hizmet sektörleri dikkate alınarak, program türünü esas alan ve programlar arasında kolaylıkla geçişlerin yapılabildiği modüler ve esnek bir sistem hayata geçirilip uygulanacaktır. Odalar, meslek kuruluşları ile işçi ve işveren kuruluşlarının mesleki teknik eğitimde daha fazla öncelik almaları sağlanarak özel sektör tarafından verilen uygulamalı eğitimi teşvik etmeleri ve destek olmaları sağlanacaktır. 


-Millî Eğitim Bakanlığının stratejileri arasında, özel sektörün eğitim alanında yatırım yapmasının teşvik edilmesi daha çok vatandaşın özel öğretim kurumlarından yararlanmasını sağlamak ve özel öğretim kurumlarındaki eğitim, öğretim ve yönetim kalitesinin yükseltilmesi yer almaktadır. 


-Okullaşma oranlarının artırılması için ihtiyaç duyulan yerlerde okul ve derslik yapılması yanında, imkânlar ölçüsünde kamu kuruluşlarına ait kullanılmayan uygun binalardan istifade edilecek, destek kampanyaları sürdürülecek ve özel kesimin yatırımları teşvik edilecektir. 


Yönetimde bilgisayar teknolojilerinden azami ölçüde yararlanma stratejik bir alan olma özelliğini sürdürecektir. Bu anlamda, özellikle izleme ve değerlendirme süreci ile karar alma süreçlerine girdi sağlayacak bir yönetim bilgi sistemi kurulacaktır. 


-Değişen iş ve yaşam koşullarına ve paydaşların beklentilerine paralel olarak gerekli program değişiklikleri yapılacaktır. Yine programların değişmesiyle birlikte ders araç-gereçleri, ders kitapları ve ölçme değerlendirme süreçlerinde gerekli değişiklikler yapılacaktır. Ölçme ve değerlendirmede çağın ve öğretim programlarının gerektirdiği değişiklikler uygulamaya yansıtılacaktır. 


-Uygulamaya konulan programların ve bu doğrultudaki diğer uygulamaların etkililiğine yönelik izleme ve değerlendirme araştırmaları yapılacaktır. Genel denetimlerde okul ve kurumların gelişimine katkı sağlayacak rehberlik faaliyetlerine ağırlık verilerek kurumsal performanslarının geliştirilmesine katkı sağlanacaktır. 


 


Öneri ve Tedbirler


*Eğitim ve öğretime erişimin arttırılarak fırsat eşitliğinin sağlanması, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, eğitim ve öğretimin sunumunda kalitenin iyileştirilmesi yönünde faaliyetler yürütülecektir. 


*Zorunlu eğitimin süresini 8 yıldan 12 yıla çıkaran eğitim reformu sayesinde Türkiye’de eğitimin her kademesindeki okullaşmada ve ortalama eğitim süresinde artış sağlanması hedeflenmiştir. 


*Bakanlığımızın eğitim ve öğretime erişimin artırılması, eğitim ve öğretimin niteliğinin geliştirilmesi ile kurumsal kapasitenin artırılması yönündeki çabaları geçmişte olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da devam edecektir. 


*Eğitim ve öğretime erişimin artırılarak fırsat eşitliğinin sağlanması konusunda derslik ihtiyacının giderilmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda Bakanlığa ayrılan ödenek her ne kadar geçmiş yıllara göre artış gösterse de ihtiyacın tam olarak karşılanması için yeterli gelmemektedir. Ayrıca, temel eğitim ve ortaöğretimde şartlar ve ihtiyaçlar dikkate alınarak 2003 yılından bugüne kadar, hayırsever vatandaşlarımızın da desteğiyle önemli sayıda dersliğin yapımı tamamlanıp eğitim ve öğretimin hizmetine sunulmuş olmasına karşın hayırseverler tarafından yapılacak okullara yönelik idari işlemlerde kolaylaştırıcı ve bürokrasiyi azaltıcı mevzuat düzenlemeleri yapılması gerekmektedir. 


*Özellikle kız çocuklarımızın okullaşması ve ilköğretimden ortaöğretime geçiş oranlarının artırılması amacıyla; öğrencilerimize verilen yardımlar devam etmektedir. Bu ödemenin bütçe imkânları dâhilinde arttırılması ile dezavantajlı bireylerin eğitim ve öğretime kazandırılması sağlanacaktır. 


-Ayrıca bilindiği üzere eğitimde fırsat ve imkân eşitliğine yönelik yürütülen uygulamalardan bir diğeri de ücretsiz ders kitabı dağıtımıdır. Bu uygulama önümüzdeki yıllarda da devam edecektir.


 


Sonuç olarak Öğrenci sayısı nicelik olarak artarken, eğitim ve öğretimin niteliğinin hızla düşmekte olduğunu söyleyebiliriz. Okul, öğrenci, üniversite ve kontenjan sayısını arttırmak sorunları çözmeye, ihtiyaçları karşılamaya yetmemektedir. Nitelik ve bilimsellik sorununa çare bulmak gerekmektedir. Din eğitimi programlarını yaygınlaştırma ısrarı ve bu alanda yapılan dayatmalar pozitif bilimlere olan ilgiyi azaltmakta, bu bilim alanlarını toplum nezdinde değersizleşmesine yol açmaktadır. İzlenmekte olan bu eğitim politikalarının sürdürülebilirliği kalmamış olup mutlaka demokratik bir anlayışla yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

29 Mart 2015 Alaaddin Dinçer/Eğitimci 

 

Kaynak: www.egitimajansi.com


 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber