Öğretmen Diyarı

LİDER EĞİTİMCİLERDEN TEOG SINAVINA 8 ALTERNATİF

            Eğitimden anlamayan birçok yazar veya sanatçının televizyonlara çıkıp, ceviz kabuğunu bile doldurmayan açıklamalarına kimse itibar etmiyor. Bu konuda da arkadaşlarımız müsterih olsunlar. İşte tam bu noktada bakanlığımıza destek olmak için, çocuklarımızın adil ve tarafsız bir sistemle yollarına devam etmeleri için biz Lider Eğitimci Yazarlar Derneği, üzerimize düşen araştırmayı yaparak kamuoyunun bilgisine ve bakanlığımızın onayına sunuyoruz. Özet olarak vereceğimiz alternatifler istenildiği ve muhatap alındığımız takdirde ayrıntıları da paylaşmaya hazırız.

            Şunu da unutmamak gerekir sabit ve monoton bir sistem başarıyı tetiklemez. Bilenlerle bilmeyenler de hiçbir zaman bir olmaz ve olmamalı.

            Bir diğer konu ise bazı akademisyenlerin sürekli dışa bağımlı gibi davranması ve diğer ülkelerin eğitim sistemini ülkemizde örnek olarak tanıtıp uygulamaya koyma isteği sorunudur. Şunu belirtmek gerekirse ülkemizdeki sınava giren öğrenci sayısı lise ve üniversitede 20 milyon civarında. Bu rakam örnek gösterilen ülkelerin neredeyse tamamının nüfusuna eşit. Burada durup düşünmek lazım. Atılan her bir adımın maliyeti de düşünülmeden olmaz. Sınıf mevcutları ve sunulan imkanlar da farklılık arz ettiğine göre diğer ülkelerle eşit şartlardaymışız gibi örnek gösterenler cehaletlerini ilan ederler. Ancak eğitimde diğer ülkelerin sistemleri araştırılıp yenilikleri ve bize uygun kazanımları değerlendirmeye alınabilir.

            Peki neler yapılmalıdır diye sorduğumuzda; değerli arkadaşım, sayın hocam Prof. Dr. Necati Cemaloğlu'nun şu cümleleri açıklayıcı olacaktır.

'' Yapılması gereken, eğitim sisteminde köklü reform yapmaktır. 21. Yüzyıl becerilerine uygun insan tipini nasıl yetiştirebilirim sorusuna verilecek cevap, yetiştirilecek insan tipinin de tanımını verecektir. Bu sistem bütünlüğü içerisinde mesleki ve teknik eğitim sistemi yenden düzenlenmeli, hem iç piyasanın hem de dış piyasanın ihtiyaç duyduğu meslek adamı yetiştirilmelidir. Bu meslek adamının iletişim, problem çözme, eleştirel düşünme, matematik, teknoloji kullanma ve yabancı dil bilgisi üst düzeyde olmalı ve uluslararası iş birlikleri kullanılarak istihdam edilmeleri sağlanmalıdır.''

            Herkese aynı eğitim sistemini dayatmak meselesi ise çok ilkel geliyor bana. Yani bizim yaptığımız şu anda ata et, aslana ot vermek gibi saçma sapan bir uygulama...

Ata ot, aslana et vermek lazım değil mi?

            Örneğin yeteneğine göre bir çocuğa pilotluk ve onunla ilişkili bilim dallarını verin, o çocuk büyüdüğünde uçağı evire çevire kullanır.

Mimarlık eğitimi verin, birçok Mimar Sinan daha çıkar.

Edebiyatta hayata hazırlayalım bir Balzac, bir Viktor Hugo da biz çıkarırız.

Devlet adamları ve yönetici okulları açalım, onları temelden yetiştirelim.

Siyaset ortaokulları açalım tarihimizin ve kadim medeniyetimizin gücünü iliklerine kadar işleyelim.

Özel olarak futbolcu yetiştirelim.

Dünyaya transfer edip ülkemizi ihya edelim.

Bir doktoru küçüklükten itibaren yetiştirelim bakın nasıl İbn-i Sinalar yetişiyor.

Emin olun Einstein bizim eğitim sistemimizde yetişseydi adı sanı duyulmaz tarih olurdu.

Eğitim sistemimiz pansuman tedavi ile bir yere ulaşamaz. Muasırın m'sine yetişemez.

Teşhis yanlış yapılınca, tedavi de yanlış yapılıyor. Sonuç ise bitkisel hayat.

Artık ameliyat şart olmuştur.(Reform kastedilmiştir)

İlgi, yeteneği, zeka alanı, mizacı ve fıtratı birbirinden farklı bütün öğrencilere aynı ve tek tip müfredat dayatmak kadar ilkel hiçbir şey yok bana göre.

Bu durum ve uygulama, kulağı duymayan birine Mozart dinletmek gibi bir şey...

           

1. ALTERNATİF: (sınavsız)

İLGİ ve YETENEKLERİNE GÖRE ÖĞRENCİ YERLEŞTİRME SİSTEMİ

Bu sistem tarafımdan geliştirilmiş olup, milli ve uzun uzun soluklu bir sistemdir.

Sisteme yön verecek öğretmenlerin yetiştirilmesi için üniversitelerle protokol imzalanıp gerekli çalışmalar başlatılmalıdır. Gerekli çalışmaları istenildiği takdirde paylaşacağımızı belirtmiştik.

Daha önce teklif ettiğim ''Tutaks'' projesinin hayata geçirilmesi ve devamında aşağıdaki maddelerin uygulanmasıyla mümkündür.

Herkese anaokulu şart olmalı.

Bu anaokullarında çocukların ilgi ve yetenekleri belirlenmeli. Gelişim süreci hem öğretmenlerce hem de müfettişlerce takip edilmeli.

Üstün zeki öğrenciler BİLSEM'ler tarafından daha özel bir programla yetiştirilmeli.

İlkokullar da aynı şekilde mecburi olup temel beceriler öğrencileri bunaltmadan okuldan soğutmadan kademe kademe verilmeli.

Sınıf öğretmenleri bütün sınıfları okutmamalı.

Daha profesyonel bir aşama olan her öğretmen her yıl bir sınıfı okutmalı.

Yani sınıf öğretmenleri:

*Birinci sınıf öğretmenleri

*İkinci sınıf öğretmenleri

*Üçüncü sınıf öğretmenleri

*Dördüncü sınıf öğretmenleri şeklinde uzmanlaşma yoluna gitmeli.

Sanat dersleri ve meslek dersleri de kademe kademe ilkokulda verilmeli.

Her senenin sonunda öğretmenler raporlarını hazırlamalı.

Müfettişler de ayrıca iletişim halinde olarak rapor sürecini takip etmeli sahaya inip dahil olmalı.

Anaokulu raporları, ilkokul öğretmenlerinin raporları, müfettişlerin raporu hazırlanarak veli ile oturup gelişim süreci velilere anlatılmalı.

Belirli yerlerde ve yeterli sayıda ''Yetenek Belirleme Merkezleri'' kurulmalı. Bununla ilgili ayrıntıyı da istenildiğinde sunabiliriz.

Veli onayı da alındıktan sonra öğrenciler Yetenek Belirleme Merkezlerine yönlendirilmeli.(Tutaks Projesi)

Zeka düzeyi RAM'larca daha profesyonel ve milli testimiz ASİS kullanılarak yapılmalı.

Belirlenen bu ilgi, yeteneklere ve hazırlanan yönlendirme raporlarına göre çocuklar spor, sanat, meslek ve akademik olarak liselere yönlendirilmeli.

Liseler arasında bir seferliğine ve 9. sınıfı bitirdikten sonra belirlenen kriterlere göre geçiş hakkı tanınmalı..

İlgi, yeteneği, zeka alanı, mizacı ve fıtratı birbirinden farklı bütün öğrencilere aynı ve tek tip müfredat uygulamak büyük bir hata olur.

''Osmanlı döneminde her çocuk kendi ilgi alanı ve yeteneğine göre eğitiliyordu. Bütün öğrencilere aynı dersler verilmiyordu. Ve mekteplerin duvarında şöyle yazıyordu: Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz''.

Herhalde bundan dolayıdır, ilim ve kültür merkezleri Osmanlı sınırlarında can bulmuş.

Yani sonuç olarak bir balığı sudan çıkarıp kanat takarsak uçmaz. Deneyin olmayacak. Yine deneyin yine olmayacak. Benden söylemesi...

2. ALTERNATİF:

TEK TİP SINAV YERİNE SÜREÇTEKİ BÜTÜN YAZILI SINAVLAR BAKANLIK TARAFINDAN YAPILSIN

Özel ve hayati önem taşıyan bir sınav yerine öğretmenlerin her dönem yaptığı iki ya da üç sınavdan birinin sorularını MEB öğretmenlere yollasın. Normal yazılı sınavı gibi sınavlar yapılsın. Hatta bunu öğrenci ve velilere söylemeye bile gerek yok. Normal sıradan birer sınav...

Kimsenin telaşlanmasına gerek de yok.

Birer sınav da branş öğretmenleri yapsın.

Dört senenin sonunda da puan ortalamasına göre öğrenciler okullara tercihlerine göre yerleştirilsin.

Sınav kriteri olacaksa bu yol izlenmeli.

3. ALTERNATİF:

SERBEST SEÇİM

Merkezi olarak bir sınav olmalı ancak bu sınava girmek mecburi olmamalı.

İsteyen öğrenciler sınava girsin. İstemeyen öğrenciler de sınava girmesin.

Sınav stresini yaşamak istemeyen sürece dahil olmasın. Öğrenci ve aileler bu hakka sahip olmalı.

Sınava girmek istemeyen adrese dayalı sisteme göre okul puan ortalamasına göre makul bir okula yerleştirilsin.

Sınava girenler ise aynen Teog süreci gibi tercih yaparak yerleştirilmeli.

4. ALTERNATİF

NOT ORTALAMA BAZLI SINAV İLE YERLEŞTİRME SİSTEMİ

Öğrenciler not ortalamalarına göre ve sportif başarılarına göre sınavlara alınmalı.

Not şişirme ve özel okulların denetimi sıkı takibe alınmalı. Ciddi cezalar belirlenmeli.

Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Lisesi sınavına girmek için not ortalaması 85-100 arası,

Anadolu Liseleri için 70-85 arası,

Meslek Liseleri için 45-70 arası,

İmam Hatip Liseleri için seçim serbest olsun.

Not ortalaması 45'ten düşük olanlar çıraklık eğitim merkezlerinde iş garantisi verilerek eğitime tabi tutulmalı.

Spor ve sanat alanlarında mülakat ile alımlar yapılsın.

5. ALTERNATİF

ADRESE DAYALI SİSTEM

Bu sistemde okullar, donanım ve kalite bakımından eşit seviyeye getirilmeden tercih edilmemelidir.

Eşitlik sağlanmadan tercih edilirse belirli bölgelerde kira fiyatları yüzde 500 artabilir.

Adres değişiklikleri artar. Sosyal huzur bozulabilir.

Yani eşitlik, iyi tabir edilen okulların çıtasını düşürmek şeklinde değil de her okulun çıtasını yükseltmek şeklinde olmalıdır.

Öğrencinin oturduğu bölgeye en yakın olan okul türleri belirlenir.

Not ortalamalarına göre yerleştirme yapılır.

6. ALTERNATİF:

OKULLAR ARASI  YATAY VE DİKEY GEÇİŞ SİSTEMİ

İlk dört sene temel becerileri kazandırma dönemi olacak.

5. sınıfta herkes en yakınında bulunan düz ortaokula başlar.

Sene sonunda aldığı notlara ve performanslara bağlı olarak gerekli yönlendirmeler yapılmalı.

Yani 6. sınıftan itibaren fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, meslek liseleri ve sanat liselerinin benzeri  gibi orta okullar açılmalı.

Belirlenen kriterleri taşıyanlar bu okullara yönlendirilmeli veya düz ortaokula devam eder.

Her yıl ölçülen performansa göre bir üst veya bir alt kuruma geçişler yapılabileceği gibi yatay olarak da istenilen okula geçiş hakkı tanınmalı.

Gerekli yönlendirmeleri okul, öğretmenler, rehber öğretmenler ve aile beraber yapar.

Bu sistemde okullaşma oranı ve okul sayısı ciddi manada arttırılmalıdır.

7. ALTERNATİF

HER OKUL TÜRÜ KENDİ SINAVINI YAPSIN

Fen ve Sosyal Bilimler Liseleri kendi sınavlarını yapsın. Yani tek sınav ve merkezi.

Anadolu Liseleri (eski tarzda başarı odaklı Anadolu Liseleri tekrar hayat bulsun diğerleri düz lise olsun) kendi sınavını yapsın.

Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri kendi sınavını yapsın.

İmam Hatip Liseleri de kendi sınavını yapsın.

Sorulacak sorular da okul türlerinin yapısına göre olsun.

Meslek Liseleri iş garantili kapsamında belediyeler ve sanayicilerin himayesine verilsin.

Sınav stresine katlanmak istemeyen ve bir an önce üretim ve iş odaklı hayata atılmak isteyenler için geçim kapısı olsun.

İsteyen öğrenci bütün okulların sınavlarına katılma hakkına sahip olsun.

Sınav sonuçlarına göre önce 20-25 tercih yapılarak liselere yerleştirme yapılabilir.

8. ALTERNATİF

EN ÇOK TALEP EDİLEN OKULLAR KENDİ SINAVINI YAPSIN

Kontenjan sınırı olup başvurunun çok olduğu, tercih edilen kurumlar kendi sınavını yapabilir.

Ancak bu alternatifte de planlama çok önemli.

Örneğin aynı gün hem Kabataş Erkek Lisesi hem de Kartal İmam Hatip Lisesi sınav yaparsa iki okulu da beğenen ve ikisinde de okuma isteği olan öğrenciler birini tercih etmek durumunda kalacaklardır.

Valilikler sınav organizasyonu yaparak çözüm üretebilir.

Bir diğer sakınca da bu sistemde bir öğrenci bir çok farklı okulun sınavına girerek yoğun strese maruz kalabilir.

Doğu ve Güneydoğuda okuyan öğrencilere de batı yolu kapanacağından bu soruna da çözüm bulunmalıdır.

Selçuk TÜTAK

Lider Eğitimci Yazarlar Derneği

Genel Başkan Yardımcısı

           

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim