Bu haber kez okundu.

Anadolu liseleri tercihleri- lise yerleştirme sonuçları - TEOG tercih sonuçları 2014

Liselerin taban puanlarıuna ve kontenjanlarına Milli Eğitim Bakanlığı'na ait internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Tercih sonuçları 15 gün içerisinde açıklanacak.

 









Dershaneleri kapatmak! Ali Bulaç köşe yazısı "Dershaneler konusunun “dershanelerin ötesi”nde bir anlamı olduğu açık. Konunun eğitim sisteminin sorunlar yumağıyla ilgisi olduğu kadar siyasetin yapmayı planladığı yeni düzenlemelerle ve elbette Türkiye’de Müslümanların son yüzyıldır büyük zorluklar sonucu geldikleri nokta ile de ilgisi var. Bugün “dershaneleri” kendi bağlamlarında ele alacağız. Cumartesi günkü yazımızın konusu “eğitim”, pazartesi de “siyasal, sosyal ve kültürel İslam”ın ana misyonlarıyla ilgili olsun. Belirtmek gerekir ki hükümet canibinden dershanelerle ilgili düzenlemeye mesnet teşkil edecek gerekçe ikna edici değil. Herkesin üzerinde söz birliği ettiği husus şudur: Dershaneler sistemin sebebi değil, sonucudur. Şu halde sorunu giderme iradesi belirmişse işe sonuçlardan değil, sebeplerden başlamak lazım. Ve artık açıkça telaffuz etmekte sakınca yok, eğitim sistemi hastadır, çocuklarımıza, genç nesillerimize fayda yerine büyük zararlar vermektedir. Anne-babalar çocuklarını isteyerek dershanelere göndermez. Dershane demek hem aile bütçesine bir maliyet hem öğrencinin dinlenebileceği iki günlük tatilinin elinden gasp edilmesidir. Tarihte hiçbir nesil modern zamanlarda olduğu kadar devletlerin eğitim cenderesi içine alınıp bunca eziyete maruz bırakılmış değildir. 6 yaşından başlayarak asgari 22 yaşına kadar devlet çocuğu sıkı takibat altına almakta, ona kendi dünya görüşünü, ideolojisini, hayat tasavvurunu sistemli yollarla propaganda etmektedir. Bugün savunulması gereken ilk sıradaki haklardan biri devletin insan onuruna yakışmayan eğitim işlemine karşı çocukların ruhsal, zihinsel ve sosyal özgürlükleridir. Velilerin büyük çoğunluğu çocuklarına okulda hangi bilgilerin verildiği meselesiyle ilgilenmez. Türkiye şartlarında eğitim “sınıf atlama”nın, ailelerin çocuklarını kendi düşük konumlarından daha yüksek mevkilere çıkartmanın aracıdır. Bu böyledir. Kişisel olarak ben okumasaydım Mardin Belediyesi su işlerinde çalışan bir işçinin çocuğu olarak bu konumda olmaz, büyük bir ihtimalle terzi veya marangoz olurdum; berber, kunduracı, garson da olabilirdim; çünkü hepsinde çalıştım. Ailelerin kız çocuklarını okutma konusunda gösterdikleri heveskarlığın gerisinde sahip olacakları diploma ile hem “iyi bir evlilik” yapmalarını mümkün kılmak, hem de hin-i hacette iktisadi piyasada veya bürokraside iş sahibi olmalarını sağlamak. Bu açıdan üniversite tahsili yapmak kaçınılmaz oluyor. Türkiye’nin genelinde kalitesi yüksek eğitim verilmediğini herkes bilir. Müfredat esasında çocukları hayata hazırlamak, iyi insan yetiştirmek, yüksek ruhî ve aklî formasyon kazandırmak üzere düzenlenmiş değil. Okulda öğretilen bilgilerle üniversite sınavı kazanmak imkânsız. Öğrencinin ilave destek görmesi veya kendisi fazla mesai yapması lazım. Dershaneler bu açıdan ilave desteği sağlıyor, sınav formasyonunu kazandırıyor. Gelir düzeyi yüksek aileler yanında orta ve hatta alt gelir grupları eğer dershanelere ilgi gösteriyorsa sebebi budur. Kısaca sınavı kazandıran “okul” değil, “dershane”dir. Ailelerin gücü yetse çocuklarını hem özel okullarda okutacaklar –ki özel okullar kontenjanının yüzde 30’u boş- hem dershanelere de gönderecekler. Gücü yeten ailelerin dershanelere ilaveten özel hocalar tuttukları da malum

 

." www.personelmeb.net

 

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber