Bu haber kez okundu.

Yeni kuşak antibiyotik bulmakta zorlanacak\'

Antibiyotiğin, biyolojik organizmaya karşı doğada var olan maddeleri ifade ettiğini ve toplumsal etkileri olan tek tedavi aracı olduğunu söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman; antibiyotik kullanımı konusunda dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.

“Bir hastada fazladan kullandığımız antibiyotik, günün birinde başka bir hastada dirençli mikrop enfeksiyonunun gelişmesine ve hastanın tedavisiz kalmasına neden olabilir” ifadesini kullanan Arman, bu nedenle antibiyotiklerin toplumsal etkisi bulunduğunu söyledi.

Türkiye’de en çok tüketilen ilaçlar listesinde antibiyotiklerin hep ilk sırada bulunduğunu, bu nedenle de direnç profilleri ortaya çıktığını vurgulayan Arman, ne kadar çok antibiyotik kullanılırsa mikroplara karşı o kadar fazla direnç geliştiğine dikkat çekti.

HER BADEMCİK ENFEKSİYONUNDA KULLANILMAZ
Ülkemizde yapılmış bir araştırmaya göre, bademcik iltihaplarının sadece % 30’unun bakteriyel olduğunu, antibiyotik yazılma oranının ise %94’lere çıktığını aktaran Prof. Arman, “Zaten kendi kendine iyileşecek bir tabloda hasta, kendini antibiyotikle iyileşmiş sanabiliyor” dedi.

ATEŞ DÜŞÜRÜCÜ DEĞİL!
Rinit denen nezle tablosunun bakteriyel değil, viral olduğunu söyleyen Prof. Arman, şöyle konuştu: “Rinit antibiyotikten etkilenmez, ancak antibiyotik verilme oranı yüzde 40. Ateşi düşürmek için antibiyotik kullanılıyor. Bu da bu yanlış bir kanıdır; antibiyotik ateş düşürücü değildir. Gereksiz antibiyotik kullanımı aslında her yaş grubunda tehlikelidir; ama çocuklar ve yaşlılar her zaman en duyarlı hasta grubunu oluştururlar. Antibiyotik kullanımı sırasında böbreğe, karaciğere yükleniyorsunuz. Bir de vücutta alerjik reaksiyonlar oluşabilir. Bunun yanı sıra antibiyotiğin kişisel zararını görmediğimiz noktada bile toplumsal zararını göz ardı etmemek gerekiyor.”

Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlarda antibiyotik kullanılmasına gerek olmadığını hatırlatan ve “Özellikle salya sümük hastalıklarında antibiyotik kullanmak, hem kişinin boğazındaki ve burnundaki mikroplarda direnç gelişmesine, hem de salyalarla dirençli mikropların toplumda yayılmasına neden olur. Virütik hastalıklarda değil bakteriyel hastalıklarda antibiyotik kullanılmalıdır. Bakteri dediğimiz, virüsten büyük olan mikroplarla gelişen enfeksiyonlarda, bazı sinüzitlerde, bazı bademcik iltihaplarında ve zatürreede hızlıca antibiyotik kullanımına başlamak gerek. Ancak grip ve nezle gibi virütik hastalıklarda antibiyotik kullanmamaya özen göstermek gerekiyor” şeklinde konuştu.

ENFEKSİYONLARA KARŞI D VİTAMİNİ
Grip gibi hastalıklarda gereksiz antibiyotik kullanmak yerine boğazı rahatlatacak pastil, limon ve bal gibi basit çözümlerden yararlanılabileceğini söyleyen Arman, D vitamininin etkisine değindi: “Son 5 yılda yapılan araştırmalar; D vitaminin pek çok enfeksiyonun gelişme aşamasında engelleyici rolü olduğu, eksikliğinin sık ve tekrarlayan enfeksiyonlara neden olabildiğini gösteriyor. Sık sık hastalanan bir yapınız varsa, güneşe çok çıkamıyorsanız, hekime başvurarak D vitamini takviyesine başlayabilirsiniz.”

Antibiyotiği tam dozunda almanın önemine vurgu yapan Arman, bu ilaçların doktorun önerdiği sürede kullanılması ve iyileşme hissedildiği anda bırakılmaması gerektiği uyarısında bulundu.

BÖBREKTE KALICI HASARA NEDEN OLABİLİR
Prof. Arman’ın verdiği bilgiye göre, gereksiz antibiyotik kullanımında;
• Mikroplar bağışıklık kazanabilir, direnç gösterir ve antibiyotik etki etmemeye başlar.
• Kişide; alerjik reaksiyonlar, böbrek ve karaciğer hastalıkları gibi yan etkiler görülebilir.
• Karaciğeri yorabilir ama kalıcı etkisi yok.
• Bazı antibiyotikler böbrekte kalıcı hasarlar bırakabilir.
• Güvenli olmayan antibiyotikler gebelikte veya süt verme sırasında bebekte hasar oluşturabilir.
• Bağırsak florası bozulabilir, bağırsak zarar görebilir.

“ANTİBİYOTİKLER YENİ KUŞAĞI ZORLAYACAK”
Yeni kuşağın antibiyotik kullanımı açısından sorun yaşayacağını ileri süren Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, “Bu kuşak, kendileri antibiyotik aldığı için değil ama antibiyotiğin toplumsal etkileri nedeniyle her geçen yıl daha fazla zorlanacak. İlaç sanayinde araştırma ve geliştirmeye yeterli yatırım yapılmıyor. Yeni ilaçlar geliştirilmiyor ve önümüzdeki yıllarda yeni antibiyotikler yok; bu da gençler için endişe verici bir durum” dedi.

Prof. Arman, önümüzdeki yıllarda antibiyotik direnci nedeniyle kaybedilen hasta sayısının ise artacağını sözlerine ekledi. 

ntvmsnbc

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber