Bu haber kez okundu.

Yediğimiz hazır baklavanın içinde ne var?

Osman Müftüoğlu

Baklavaların bazılarının fruktoz şekeriyle yapıldığını biliyor musunuz? Baklavanın içine şekerden daha ucuz olan fruktoz koyarak maliyeti düşürüyorlar. Üstüne de tereyağı "aromasını" basıyorlar. Sonuç olarak kan şekeriniz yükseliyor, insülin üretiminiz patlıyor ve karaciğeriniz yağlanıyor...

Hazır gıdaların çoğunda karşımıza çıkan, mısır nişastasından üretilmiş fruktoz tam bir baş belası. Gelin görün ki bu baş belası "tatlı" katkı yiyecek ve içecek endüstrisinin baş tacı oldu. Hem sofra şekerine göre çok daha ucuz hem de yiyende tokluk hissi yaratmıyor!
Yani bir taşla iki kuş birden vurulabiliyor. Mesela afiyetle yediğiniz baklavaların bazılarının fruktoz şekeriyle yapıldığını biliyor musunuz? Baklavanın içine şekerden daha ucuz olan fruktoz koyarak maliyeti düşürüyorlar. Üstüne de mis gibi tereyağı koksun diye tereyağı aromasını basıyorlar (dikkatinizi çekerim, tereyağının kendisi yok aroması var!). Sonuç olarak kan şekeriniz yükseliyor, insülin üretiminiz patlıyor ve karaciğeriniz yağlanıyor. Peki fruktoz neden bu kadar tehlikeli? Ucuz baklavada, çocuklarınızın severek yediği boyalı, jelatinli şekerlerde, gofretlerde, gazlı içeceklerde (ve kim bilir daha nelerde) bulunan mısır nişastası kökenli fruktoz yağa en hızlı dönüşen şeker de ondan!

Fruktoz kana geçince trigliserid (yağ) olur, sonrasında o trigliserid hemen karaciğerde depolanır. Kötü haberler bu kadarla da bitmiyor. Bu fruktozun kullanılması için insüline de gerek yoktur ve fruktoz tokluk hissi de yaratmaz. Halbuki sofra şekerinden yapılan bir tatlıdan bir miktar yediğinizde doyar ve yemeyi bırakırsınız. İçinde fruktoz olan bir tatlı yediğinizde ise doymayı bilmezsiniz. Hatta sırf daha çok yemeniz için bazen tuzlu bir kurabiyenin, tuzlu bir bisküvinin bile içine fruktoz eklendiğini görüyoruz.

Uzmanlar, çok fazla fruktoz tüketmenin önce karaciğer yağlanması ve göbeğinizin büyümesine, ardından şeker hastalığı ve kansere zemin hazırladığı konusunda uyarıyorlar. Bütün bunları söyledikten sonra günümüzde giderek artan karaciğer yağlanmasının temel nedeninin de aşırı miktarda meyve şekeri, yani fruktoz tüketmek olduğunun altını çiziyorum.

Tehlikeyi artıran başlıca neden fruktozu meyveden değil, meyve sularından, gazozlardan ve eklendiği hazır yiyeceklerden, tatlılardan alınmasıdır. Bazı uzmanlar ise bir adım daha ileri giderek, korkutucu ama mantığa hiç de aykırı olmayan bir iddia öne sürüyorlar: "Çok fruktoz, çok şeker, nişasta ve un -ama özellikle fruktoz- tükettiğiniz zaman siroza yakalanma ve karaciğer kanseri olma riskiniz de artıyor" diyorlar. Bayramınız güzel geçsin. Bayram ziyaretlerinizi tabii ki baklavayla da tatlandırın ama kaliteli, markalı ve güvenli üreticilerin ürünlerini kullanın ya da "ev yapımı baklava" yapımını yeniden bir düşünün.

 

Hürriyet
 
 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber