Bu haber kez okundu.

Yediği halde kilo almıyorsa dikkat!

Çocuklarda kalp hastalıklarının belirgin nedenleri sıralandı bu nedenler arasında çabuk yorulması da yer alıyor.

\"\"Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zübeyir Kılıç, erişkinlere göre, çocuklarda 3 binin üzerinde seyreden farklı kalp hastalıkları olduğunu bildirdi.

Aynı zamanda Pediatrik Kardiyoloji Bilim Dalı Başkanlığı görevini de yürüten Kılıç, çocuk kalp hastalıklarının yüzde 85′inin doğuştan ve yüzde 15′inin ise sonradan oluştuğunu söyledi.

Doğuştan kalp hastalıklarının, kalbin iki kulakçık ya da iki karıncık arasında delik olması, kapaklarda darlıklar, damarda delik veya yer değişikliği gibi birçok şekli bulunduğunu anlatan Kılıç, “Çocuklarda, erişkinlerdeki gibi sadece kapak, koroner hastalık yok, 3 bin civarında farklı şekilde seyreden kalp hastalıkları var” diye konuştu.

BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT

Doğuştan kalp rahatsızlıklarının belirtileri hakkında bilgi veren Kılıç, şunları kaydetti:

“Çocuğunuzun morarması, büyüme geriliği varsa, çabuk yoruluyor, sık akciğer enfeksiyonu geçiriyorsa, geçmeyen öksürüğü varsa, ayakları, karnı ve boyun damarlarında şişlikler varsa, doğuştan kalp rahatsızlığı olabilir. Bizde en önemli kıstaslardan biri bebeğin kilo alamaması. Eğer bebek, beslenmesinde sorun olmadığı halde kilo alamıyorsa beraberinde doğumsal kalp hastalığı olabileceğini düşünmemiz lazım.”

KIZ ÇOCUKLARDA “KALPTE DELİK” DURUMU DAHA FAZLA

Doğumsal hastalıkların genellikle kız ve erkek çocuklarda eşit seyrettiğini ifade eden Kılıç, kalp deliği durumunun kız çocuklarda, kalp adalesini etkileyen hastalıkların da erkek çocuklarda daha sık görüldüğünü bildirdi.

Kalp rahatsızlıklarının bir kısmının hemen tespit edilebildiğini, bir kısmının da kişi erişkin olduğunda ortaya çıktığını aktaran Kılıç, doğar doğmaz teşhis konularak, müdahale edilmesinin önemli olduğunu bildirdi.

Doğuştan kalp hastalıklarının iki şekilde tedavi edildiğini dile getiren Kılıç, şöyle konuştu:

“Biri cerrahi tedavidir. Bunun operasyonunu cerrah yapar ama ‘girişimsel’ dediğimiz bir tedavi yöntemi olan ‘anjiyo’ ile de kişinin hastalığına müdahale edebiliyoruz. Hem tanı koyabiliyoruz hem de delik varsa kapatılabiliyor, balonla açabiliyor ve stent takabiliyoruz. Diğer bir tedavi yöntemi de ilaç tedavisidir.”

“HER ÜFÜRÜM DOĞUŞTAN KALP HASTALIĞI DEĞİLDİR”

Yeni doğan bebeklerde karşılaşılan ve aileleri endişelendiren bir durumun da “üfürüm” olduğunu vurgulayan Kılıç, şöyle devam etti:

“Üfürüm, kalpteki kanın dolaşımı sırasında ortaya çıkan bir sestir. Bu ya damar darlığı sonucu ya da debinin artması sonucu ortaya çıkar. Bir akarsuyu düşünün dar bir yerdeyken ses çıkarır, vadi yatağı genişledikçe ses kaybolur. Çocukların damarları bu vadi gibidir, damarlar büyüdükçe sesler kaybolur. Çocukluk yaş gurubunda üfürümün duyulmasının nedeni damar yapılarının küçük ve dolaşımın hızlı olmasından kaynaklanır. Her üfürüm doğuştan kalp hastalığı değildir.”

 

 

 

sozcu.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber