Bu haber kez okundu.

Yaz aylarında oruç ve hipertansiyon

 

Ramazan ayında oruç tutmak isteyen hipertansiyon hastalarının ise çok dikkatli olmaları gerekiyor. Emsey Hospital’dan İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Songül Özer, hipertansiyonun riskleri ve tedavisi hakkındaki görüşlerini paylaşıyor. 

 

Yaz aylarında oruç ve hipertansiyon

 

Halk arasında tansiyon yükselmesi hastalığı da denilen hipertansiyon, kan basıncında meydana gelen yükselme olarak tanımlanır. Bu yükselme, belirtisiz ve sinsi bir seyir gösterebilir. Vücutta atardamarlarda, kalpte ve böbreklerde ateroskleroz denilen ve damar yapılanmasında bozulma ile karakterize sorunlara yol açar. Daha da ileri giderek, halk arasında inme dediğimiz beyin rahatsızlığına veya kalp krizine kadar giden büyük problemlere de sebep olabilir. Yaz aylarında oruç nedeniyle uzun süre aç kalma ve sıcak havalar, hipertansiyon hastalarını olumsuz etkileyerek, hastalığının ilerleyişine hız kazandırır. Bu nedenle, hipertansiyon hastalarının rutin sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri ve mümkünse oruç tutmaktan kaçınmaları gerekir. 

 

Hipertansiyonun belirtileri nelerdir? 

 

Hipertansiyonun belirtilerini anlamak güç olabilir. Belirtiler, çoğu zaman belirti vermeden sinsice, yıllarca devam edebilir. Hatta bazen hiçbir belirti vermeyen ama yüksek risk taşıyan hipertansiyon vakalarına rastlanır. Ancak vakaların küçük bir kısmında, ilk zamanlarda belli belirsiz baş ağrısı, baş dönmesi nöbetleri, zaman zaman burun kanamaları gibi belirtiler olabilir. Güneş altında uzun zaman geçiren ve oruç tutan hastalarda belirtiler daha ileri seviyede olabilir. Bu belirtiler, çoğu zaman hipertansiyon ilerlemiş ve yüksek sınırlara gelmiş olduğunda daha baskın görülür. 

 

Hipertansiyon hangi organlara zarar verir? 

 

Göz, böbrekler (böbrek yetersizliği), kalp (koroner kalp hastalığı), beyin (inme), atardamarlar (ateroskleroz-halk arasında damarlarda kireçlenme olarak adlandırılmaktadır) hipertansiyondan zarar görür. Özellikle de küçük tansiyonun 120 mmHg üzerinde olduğu durumlarda, acil tıbbi müdahale gerekir ve söz konusu organlardaki hasar ciddi boyutlara ulaşır. 

 

Hipertansiyonun sebepleri nelerdir? 

 

Halk arasında tansiyon veya yüksek tansiyon denilen hipertansiyon vakalarının % 90 ile % 95’inde sebep tam olarak bilinmez. Bu tip hipertansiyona tıp dilinde esansiyel hipertansiyon veya primer (birincil) hipertansiyon denir. Geri kalan % 5 veya % 10’luk hipertansiyon grubunda ise, altta yatan başka bir hastalık veya hastalıklar vardır. Bu hastalıklar, dolaylı olarak hipertansiyona sebep olur. Bu tip hipertansiyona tıp dilinde sekonder (ikincil) hipertansiyon denilir. 

 

Hipertansiyon riskini artıran sebepler nelerdir? 

 

Obezite, aşırı alkol tüketimi, ailede hipertansiyon olması, yüksek miktarda tuz tüketimi, yaş, stres, insülin direnci, düşük potasyum-magnezyum ve kalsiyum alımı bu riski artıran sebeplerdir. 

 

Hipertansiyon teşhisi nasıl konulur? 

 

Çok şiddetli hipertansiyon vakaları hariç, 3 veya daha fazla sayıda yapılan ölçümlerde sistolik kan basıncının 140 mmHg veya diyastolik kan basıncının 90 mmHg’nin üzerinde olması veya her ikisinin bu değerler üzerinde olması teşhis için yeterlidir. Bir kereye mahsus yapılan ölçüm sağlıklı olmayabilir, ancak malign hipertansiyon dediğimiz şiddetli hipertansiyon vakalarında ilk ölçümde teşhis konulabilir. 3 veya daha fazla periyodla yapılan ölçülerin arası sık olmamalıdır. Burada 1 veya 2 haftalık aralıklar periyodunda, 3 veya daha fazla ölçüm yapılabilir. Hipertansiyon teşhis edildikten sonra, hekiminiz sizden birtakım kan ve idrar tetkikleri isteyecektir. Tetkikler, bir hastalığa bağlı hipertansiyon durumunu işaret ediyorsa, o hastalığa yönelik tedaviye başlanacaktır. Eğer tüm tetkikler normal sınırlarda ise, esansiyel yani birincil hipertansiyon teşhisi konulacaktır. 

 

Hipertansiyon tedavisi nasıl yapılır? 

 

Organları hipertansiyondan zarar görmeyen ve kalp hastalığı gibi risk faktörü olmayan hastalara, hekimler yaşam tarzlarında değişiklik ve hipertansiyon ilaçlarını birlikte önermektedir. Yaşam tarzında yapılacak değişiklikler arasında, uzun süre güneş altında kalmama ve yaz aylarına denk gelen ramazanda oruç tutmaktan kaçınma gibi öneriler de bulunur. Eğer kan basıncı değerlerinde büyük tansiyon 160-180 mmHg, küçük tansiyon 100-110 mmHg arasında ise, bu hastalarda ciddi diyet ve birden fazla hipertansiyon ilacı uygulaması ile tedavi yapılmaktadır. Unutulmaması gereken en önemli unsur, hipertansiyon tedavisi sırasında birçok grup ilaç olduğu ve tedavi sırasında hekimlerin, bu ilaçları tıbbi kurallar çerçevesinde kademe kademe uygulayarak uygun ilacı bulmaya çalıştıklarıdır. Hastalar, kendilerine yarayacak olan ilacı hekim deneyerek bulmaya çalıştığından sabırlı olmalıdır. Özellikle çok yüksek seyreden hipertansiyonlarda ilaç kombinasyonları denenerek, hastaya en uygun tedavi bulunmaya çalışılmaktadır. Zaman zaman bu süreç içerisinde her ilaç, her hastaya yarar sağlamamakta, bazen de ilaçların yan etkileri ortaya çıkabilmektedir.

 

http://yasamsayfalari.blogspot.com.tr/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber