Bu haber kez okundu.

Vücudun sana ne diyor?

MERVE TUNÇEL

 

 

"Başım ağrıyor, kesin tümör var beynimde!", "Kolum uyuştu, felç mi geçiriyorum yoksa?" "Çarpıntım var, kalp krizi olmasın!" Hastalık hastalarının en ufak şikayetlerinden yola çıkarak 'dermansız derde' yakalandıklarını düşünmesi an meselesi. Çoğu insandaysa durum tam tersi; kanserin son safhasına kadar doktora gitmeyi erteleyenler mi dersiniz, kalp krizi geçirdiğini saatler sonra hastaneye gidince öğrenenler mi... Uzun lafın kısası, vücudun hastalıklara karşı verdikleri sinyalleri yabana atmamak gerekiyor. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Hayykitap'tan çıkan "Neyim Var, Ne Yapmalıyım?"da tam da bu konuyu mercek altına alıyor.

 

Başınız ağrıyorsa: Baş ağrısı şikayetiyle doktora başvuranların ancak yüzde 5'ine beyin kanaması, tümörü, damar tıkanıklığı ya da enfeksiyon gibi bir teşhis konuluyor. Yani paniğe gerek yok. Göz problemleri ve göz tansiyonunun çoğu zaman tek belirtisi olabiliyor. Orta kulak iltihabı ya da sinüzit aklınıza gelebilir. Özellikle aç olduğunuzda başınız ağrıyorsa kan şekeriniz düşmüş olabilir ve hipoglisemi olabilirsiniz. Ensede çember şeklinde bir basınç hissediyorsanız yüksek tansiyon hastalığı probleminiz olabilir.

 

Ayaklarınız şişiyorsa: Başlıca nedenleri toplardamardaki genişlemeler, gizli ya da açık varisler. Genişleyen damarlarda pıhtı oluşumu enfeksiyonu hızlandırıyor, bu da şişkinlik yapabiliyor. Şişliğe deride kızarıklık, gerginlik, ağrı ve yanma da eşlik edebiliyor bu durumda. Atardamarlardaki bozukluklar ve lenf sisteminde tıkanıklıklar da şişliğin nedeni olabilir. Sürekli ayakta veya hareketsiz durmak da bunu tetikleyebilir. Bol bol su içmek ve maydanoz tüketmek vücuttaki ödemi azaltır.

 

Başınız dönüyorsa: Nedeni kansızlık olabilir. Demir ya da B12 eksikliğine bağlı kansızlığın belirtilerinden biri de budur. D vitamini eksikliği de olabilir. Tansiyon oynaması, kalp yetmezliği, ritim bozukluğu veya kalp krizi de baş dönmesinin nedenlerinden. Aşırı su kaybı, depresyon, panikatak, tiroit problemleri, ateşli hastalıklar, eklem ve kas hastalıklarının da bariz belirtisidir.

 

Karnınız ağrıyorsa: Sinirsel kolit, reflü, gastrit ve ülser ilk akla gelenlerden. Sinirsel kolit varsa tabloya depresyon ve panik atak gibi psikolojik hastalıklar eşlik edebiliyor. Hastalar özellikle gergin ve sinirliyken daha çok ağrı çekiyor. Ağızda acı bir tat, kötü kokulu nefes ve baş ağrısı da varsa safra taşları, akut safra kesesi iltihabı da akla gelebilir.

 

Çarpıntınız varsa: Sanılanın aksine çoğu zaman tehlikeli değildir. Kalp atım hızını etkileyen faktörleri de dikkate almak gerekir. Gençlerde solunumsal kalp ritim bozukluğu ve buna bağlı çarpıntı sık görülüyor. Çarpıntılar çoğu zaman vücudun gergin ve stresli olduğunu anlatıyor. Aşırı sigara, çay ve kahve tüketiyorsanız daha sık çarpıntı yaşayabilirsiniz. Çarpıntılar sık sık tekrarlıyor ve uzun sürüyorsa dikkate alınmalı. Kalp yetmezliği, ritim bozukluğu, kalp kapağı genişlemeleri, kalp zarı iltihaplanmaları ve birçok kalp damar hastalıkları, tansiyon ve tiroit problemleri de en büyük belirtilerindendir.

 

Boynunuz ve beliniz ağrıyorsa: Yalnız değilsiniz, zira ülkemizde her iki kişiden birinin derdi. Sırt ve boyun kaslarındaki problemler, fıtıklar ya da kireçlenmeler de bel ve boyun ağrılarının sebeplerinden. İltihabi hastalıklar ve verem de bir nedeni olabilir. Kalp, damar ya da pankreastaki bir ağrıyı da sırt ağrısıyla karıştırmak mümkün. Omurlarda oluşan kanserlerse en tehlikeli sebeplerden. Kayma, kırılma, çökme, zedelenme gibi omurga kemiklerinde meydana gelen sorunlar da ağrı yapıyor.

 

El ve ayaklarınız uyuşuyorsa: Bazen psikolojik olmakla beraber uç motor ve duyu sinirlerindeki hasarın belirtisidir. Uyuşma, yanma ve karıncalanma varsa elinizdeki eşyaları düşürmeye başladıysanız ellerde güç kaybına neden olan karpal tünel sendromuna yakalanmış olabilirsiniz. Sinir sistemiyle ilgili problemler de uyuşmalara yol açabilir. Sinir liflerindeki hasara şeker hastalığı, zehirlenme, enfeksiyon, demir, magnezyum ve B12 eksikliğinin yanı sıra tiroit problemleri de neden olabilir.

 

Saçlarım dökülüyor: Birçok insan filmlerden görüp etkilenerek kanser olduğunu sanabiliyor. Oysa saç dökülmesine bizzat kanser değil kemoterapi gibi tedaviler neden olabiliyor. Durum her zaman bu kadar ciddi olmak zorunda değil. Ateşli hastalıklar, enfeksiyon, gebelik, kansızlık, beslenme problemleri ve hormonal bozukluklar da saç dökülmelerine yol açabiliyor.

 
\"Zaman\"
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
Vücudun Sana Ne Diyor?

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber