Bu haber kez okundu.

Kötü Dünya Sendromu

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarhan, yaptığı yazılı açıklamada, her an bir şiddete kurban  gitme korkusu, korku filmlerinde yaşananların kişinin başına gelme ihtimali,  nükleer veya biyolojik savaşın çıkabilmesi, bir virüsün bütün insanlığa  bulaşması, Hollywood filmlerinde olangenetik sapma sonucu ortaya çıkan garip bir  yaratığın insanlığı yok etmesi gibi ihtimallerin, insanları günden güne  karamsarlığa sürüklediğini belirtti.

İnsanların dünyayı tehdit edici bir yer olarak görmeye başladıklarını ve  yaşama küstüklerini ifade eden Tarhan, şunları kaydetti: ”Bu durum dünyanın (kötü dünya sendromuna mı sürükleniyor) sorusunu  akıllara getiriyor. Kötü dünya sendromuna dünyadaki güven ortamının azalması ve  dünyanın daha tehdit edici bir yer haline gelmesi neden olur. Bu durum, toplum ve  birey psikolojisinde olumsuz sonuçlara yol açıyor. Kötü dünya sendromu empati  yoksunluğunun en önemli sonuçlarından biridir. Toplumsal duyguların hasar görmesiyle bu sendrom ortaya çıkıyor. Kötü dünya sendromu, dünyanın eskiye  kıyasla daha tehdit edici bir yer olduğu algısını tanımlamak için  kullanılmaktadır. Dünyanın kötüye gittiğini düşünenlerde üç türlü tepki göze  çarpar; şiddeti örnek alıp, şiddet davranışını arttırmak, şiddete karşı  duyarsızlaşmak ve korkuya kapılıp, kendilerini şiddet kurbanı gibi algılayarak,  kaçınma davranışı geliştirmek. Bu 3 tepki türünün de sağlıklı olduğunu söylemek  güçtür.”

         

Kötü dünya sendromunun toplumun psikolojisine etkisi

Prof. Dr. Tarhan açıklamasında, kötü dünya sendromunun toplumun  psikolojisini direkt etkilediğine işaret ederek, sebep ve belirtilerini şu  şekilde sıraladı: ”Birinci sebep, insanlık içindeki şiddetin ve cinayetlerin artmasıdır.  Okullarda çocuklar arasında, toplumda şiddet artmaktadır. Okullara silah götürme,  anneyi babayı öldürme gibi cinayet olayları eskiye göre toplumda hızla  yaygınlaştı. Örneğin ABD’de aile içi şiddet olaylarında ciddi bir artış  görülmekte ve acil servislere başvuranların neredeyse yüzde 20’si aile içi şiddet  sonucu geldiğini belirtmektedir. Kadına ve çocuğa yönelik şiddet eğiliminde ve  çocuklarda cinsel istismarda ciddi artış görülmektedir. İnsanların da güvenlik  yatırımlarına eğilimleri fazlalaştı. Silah ve alarm satışları her geçen gün  artmaktadır. Bütün bu olaylar güvenliğin zayıfladığını ve kötü dünya içinde  bulunduğumuzu ortaya çıkarmaktadır.”

 

Prof. Dr. Tarhan, medyanın, saldırı görüntülerini devamlı vermesinin  sebebinin ise bütünAmerika’da ve dünyadaki insanların o olayı yaşamış gibi  algılaması olduğunu belirterek, şöyle devam etti: ”Küçük bir azınlığın yaşadığı olay böylece bütün dünyada insanların  kendilerinin de böyle bir şiddete mağdur ve kurban olabilecekleri duygusunu  geliştirdi. Korku ve huzursuzluk giderek arttı, bunun sonucunda kaçınma  davranışları ortaya çıktı. Dünya büyük ve kötü bir yer olarak görülmeye başlandı.  Gerçek ve fantezi ayırt edilemez hale geldi. Meydana gelen herhangi bir tehlike,  insanlarda her gün olacak duygusu yaşatmaya başladı. Bu duygu politik olarak da  sürekli beslenmektedir. Şiddet görüntülerini yoğun düzeyde izleyenlerin bir  grubunda, dünyayı korku dolu, acımasız, gelecekle ilgili kötü ve tehlikeli bir  yer olarak görme şeklinde bir tepki ortaya çıktı. Diğer bir grupta ise tam  tersine agresif davranışlar haline dönüştü. Radikallik geni olan bu insanlar,  böyle korku zamanlarında daha çok saldırganlaşırlar, daha agresif olurlar ve  şiddete karşı şiddetle karşılık verirler. Şiddet davranışlarının sonuçlarına  karşı şiddeti yöntem olarak benimserler. Ortadoğu insanında bu kültür vardır. Bu  coğrafyanın insanında şiddet davranışı karşısında agresif olma, karşı şiddete  yönelme gibi radikallik eğilimleri ortaya çıktığı için şiddeti yöntem olarak  seçme görülmektedir.”

 

 

haber kaynağı:eğitim ajansı.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
kötü dünya sendromu

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber