Bu haber kez okundu.

Kanser hastalarında diyetsel yaklaşım

Günümüzde genellikle sağlıklı beslenme bir hastalık oluşması durumunda ya da fazla kilolardan kurtulmak için dikkat edilecek bir kavram olarak görülmektedir. Fakat yapılan araştırmalarda bireysel diyet ve sağlık uygulamalarının önceden düzenlenmesi, önlenebilir hastalıkları, sakatlıkları ve erken ölümleri azaltmaktadır. Beslenme ve Diyet Uzmanı Aysu Aydın, hastalıklara göre beslenme hakkında bilgi verdi.

 

Sağlam vücut için dengeli ve sağlıklı beslenme şart

Sağlığın korunması,  kaliteli bir şekilde devam ettirilebilmesi, hastalıklardan korunma, hastalık oluştuktan sonra hastalığın tedavi edilebilmesi ve tedavi sürecinde yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme en temel koşuldur. Her hastalık türünde farklı tıbbi beslenme tedavisi uygulanmakta ve hastalığın en etkin şekilde tedavi edilmesi planlanmaktadır.

 

Ameliyat sonrası yağ ve kalori alımı kısıtlanmalı

Beslenmesine en çok dikkat etmesi gereken grup aşırı kilolu olan hastalardır. Morbid obez hastalarda, ağırlık kaybının sürdürülmesinde bariatrik cerrahi en etkili yöntemdir. Operasyon öncesi ve sonrasında hastanın diyetisyen tarafından mutlaka değerlendirilmesi yapılmalı, yeterli ve dengeli beslenme programı oluşturulması gerekmektedir. Bu sayede diyete bağlı komplikasyonlar önlenmiş olacaktır. Kilo kaybetmek ve kilo kaybını korumak için yağ ve kalori alımının kısıtlanması gerekmektedir.

 

Tıbbi beslenme tedavinin etkinliğini artırır

Özellikle kalp hastalıkları, beyin ve böbrek damarlarını etkileyen hastalıklar ve periferik damar hastalıkları beslenmelerine özellikle dikkat etmelidir. Bu hastalıklarda kolesterolün ve kan yağlarının belirli bir seviyede tutulması sağlıklı beslenme ile mümkündür. Beden ağırlığının arzu edilen sınırın %15ini geçmeyecek düzeye indirilmesi ve gerekli tıbbi beslenme tedavisinin yapılması tedavinin etkinliğini artırmaktadır.

 

Bu nedenle endotel hücrelerinin nitrik oksit üretimini artıran besin desteklerine ihtiyaç duyulduğunu anlatan Uslu, içinde L-arginine ile L-citrulline, protein ve omega-3 yönünden zengin olan gıdalar yenilirse nitrik oksit üretiminin artırılmış olacağını kaydetti.

 

"Karpuz, sarımsak, soğan, enginar (pişmiş), avokado, muz, kuru fasulye, siyah erik, böğürtlen, yaban mersini, badem, siyah çikolata, kavun, kırmızı et (ölçülü), balık yağı, keten tohumu, tavuğun göğsü, greyfurt, üzüm, marul, ıspanak, çilek, balık türleri vücudumuzda nitrik oksit miktarını artırır" diyen Uslu, şöyle devam etti: "Böylece hemen hemen her türlü hastalıktan korunmuş oluruz. Alzheimer'dan tutunda kalp, damar hastalıklarına, tansiyon ve felç gibi pek çok hastalığın önlenmesinde faydalıdır. Böylece bu hastalıkların önüne geçmiş oluruz."

 

Karpuzdaki citrulin sayesinde epitel hücreler daha rahat nitrik oksit üreteceğinden, alzheimer, kalp, damar, tansiyon ve felç gibi pek çok hastalığın önüne geçilebileceği öğrenildi.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber