Bu haber kez okundu.

Kadınların korkulu rüyası şişkinlik..

Özellikle kadınların en çok şikayetçi olduğu sorunlarından biri karın şişkinliği. Stres ve birçok faktör şişkinliğe yol açabiliyor. Nedenini bilirsek, çözümüne kolay ulaşabiliriz.
 

Bugün şişkinliğin 70’e yakın nedeni olduğu biliniyor. Siroz, nefrotik sendrom, tüberküloz, Akdeniz ateşi gibi hastalıkların karın bölgesinde şişkinlik ve ödeme yol açtığı tıbbi bir gerçek. Fakat ciddi bir sağlık sorunu olmayan, hatta tamamen sağlıklı kişilerde bile şişkinlik gözlenebiliyor. Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber karın şişkinliğinin neden oluşabileceğini ve şişkinlikten kurtulma yöntemlerini şöyle açıklıyor:

 

KABIZLIK

 

Genellikle 3 günden fazla süren kabızlık probleminde, karın şişliği ve vücudun ödem tutması doğaldır. Bağırsakların doluluğu karın bölgesine yansır ve kişi genelde karnının alt bölümü olmak üzere bazen tamamını şiş hissedebilir.

 

Kabızlığın yaygın nedenleri: Yetersiz sıvı tüketimi, yetersiz lif tüketimi, düzensiz beslenme, hareketsizlik ve stres.

 

Kabızlıkla savaşmanın yolları: Günde 2-2,5 litre sıvı tüketimine özen gösterilmeli. Çiğ sebze, sebze yemekleri ve meyveler günlük beslenme düzeninde mutlaka yer almalı. Kabuklu tüketilebilen meyvelerin kabuğunun soyulmaması önemli. Uzun süre aç kalmamak ve gün içerisinde 3 saatte bir düzenli beslenmek kabızlıkla mücadele ederken en önemli faktörlerden biri. Gün içerisinde yapılacak yarım saatlik kısa yürüyüşler ve stres koşullarının iyi yönetimi de kabızlığın çözülmesi için gerekli.

 

Kabızlık için soframızdaki ilaçlar: Kuru kayısı, kuru erik, kuru incir, kivi, ananas, kayısı, ıspanak, semizotu.

 

Kabızsanız bir süre tüketmeyin: Muz, şeftali, tatlı elma, asitli içecekler, beyaz ekmek.

 

HORMONAL DEĞİŞİMLER VE REGL DÖNEMLERİ

 

Regl dönemleri öncesinde birçok kadının ortak şikâyeti şişkinlik hissidir. Özellikle PMS (Premenstrüal Sendrom) sorunu yaşayan kadınlarda şişkinlik hayatı kâbusa çevirebilir.

 

Regl öncesi şişkinliğin yaygın nedenleri: Aşırı tatlı tüketimi, yanlış karbonhidrat tüketimi, yetersiz sıvı tüketimi, yağlı besinlerin aşırı tüketimi, asitli içecek tüketimi, aşırı tuz tüketimi.

 

Regl öncesi şişkinlikle savaşmanın yolları: Günde 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterilmeli. Beyaz şeker ve beyaz un içeren besinlerin tüketimi minimal düzeye indirilmeli, mümkün olduğunca tam tahıllı ekmek ve tam tahıl ürünleri tercih edilmeli. Tatlı ihtiyacı hissedildiğinde, meyve ve bitter çikolata ile karşılanması daha sağlıklıdır. Asitli ve kafeinli içecek tüketimi bu dönemde şişkinlik hissini ciddi derecede artırır. Şişkinlik hissinin azalması için az tuzlu besinler tercih edilmeli, salamura, turşu, konserve gibi tuz içeriği yüksek besinler bu dönemde tüketilmemelidir. Yağ, midede uzun süre kaldığından ötürü kızartma, kavurma gibi yağ içeriği yüksek besinler şişkinlik hissini artırır. Tenecere yemekleri, ızgara ve fırında pişirilmiş yemekler tercih edilmeli, yemeklere mümkün olduğunca az yağ eklenmelidir.

 

Regl öncesi şişkinlik için soframızdaki ilaçlar: Maydanoz, semizotu, yeşil çay, kiraz sapı çayı.

 

Regl öncesindeyseniz bir süre tüketmeyin: Beyaz şeker, beyaz un, kolay sindirilebilir pirinç gibi diğer karbonhidrat çeşitleri, asitli içecekler, konserve, turşu, salamura besinler, kızartma, kavurma, yağlı et çeşitleri, tavuk derisi.

 

YEMEK YERKEN YAPTIĞIMIZ HATALAR

 

Hızlı yemek yemek, yemek yerken konuşmak, yemek yerken aşırı sıvı tüketimi gibi durumlar karnımızın şişmesine neden olabilir. Yemek yerken konuşmak, hava yutmayı kolaylaştırdığından ötürü karnımızı daha şiş hissetmemizi sağlar. Asitli içecekler de benzer etkiler gösterir.

 

Yemek yerken yapılan hataların yaygın nedenleri: Asitli içecek tüketimi, yemeğe zaman ayırmamak, yemek yerken TV izlemek, yemek yerken konuşmak, yemek yerken aşırı sıvı tüketmek, sosyal yemeklerde konuşarak besin tüketimi, tatlandırıcı içeren içecek ve sakızların aşırı kullanımı

 

Yemek yerken yapılan hatalar ile savaşmanın yolları: Yemeğe zaman ayırmalı ve iyi çiğneyerek besin tüketilmelidir. Mümkün olduğu kadar yemek yerken konuşulmamalı ve başka işlerle ilgilenilmemesi gerekir. Yemek esnasında aşırı sıvı tüketiminden kaçınılmalı ve tüketilecekse bile asitli içecekler tercih edilmemelidir.

Yemek yerken yapılan hatalara karşı soframızdaki ilaçlar: Yemek sonrası maden suyu tüketimi, yemekten sonra hemen uzanmamak veya uyumamak, yemekleri iyi pişirmek.

 

Bir süre uzak durun: Tatlandırıcı içeren içecekler ve sakızlar, asitli içecekler. GAZ PROBLEMLERİ
Bazı sindirim sistemi hastalıkları, yemek yerken yapılan bazı hatalar, düzensiz ve dengesiz beslenme gaz problemlerine yol açabilir.

 

Gaz problemlerinin yaygın nedenleri: Hızlı yemek yemek, yemek yerken asitli içecek tüketimi, reflü ve gastrit gibi bazı sindirim sistemi sorunları, aşırı lifli beslenme, gaz yapan bazı besinlerin aşırı tüketimi, probiyotik ürünlerin yanlış kullanımı.

 

Gazla savaşmanın yolları: Yemekler mümkün olduğunca yavaş ve iyi çiğnenerek tüketilmeli. Yemek esnasında asitli içecek tüketiminden ve konuşmaktan kaçınılması gerekli. Aşırı lifli beslenmekten (sadece çiğ sebze ve meyve ağırlıklı beslenme) kaçınılmalı. Ek lif takviyesi alınıyorsa bir süre için bırakılması uygun olacaktır. Probiyotik ürünlerin tüketim miktarlarına dikkat etmek gerekir. Kurufasulye, nohut gibi kurubaklagiller bir gece önceden suda bekletilmeli ve bekletilen suda pişirilmemelidir. Meyvelerin kabuğu soyularak tüketilmelidir. Laktozsuz sütler tercih edilmelidir.

 

Gaz problemlerine karşı soframızdaki ilaçlar: Adaçayı, yemek sonrası maden suyu tüketimi, yavaş besin tüketimi.

 

Gazınız varsa bir süre tüketmeyin: Karnabahar, brokoli, iyi pişmemiş kurubaklagiller, pişmemiş soğan ve sarımsak, yeşil soğan, lahana, mor lahana, aşırı miktarda salata, laktozu ayrılmamış süt ürünleri.

 

LAKTOZ İNTOLERANSI

 

Doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebilen bir sindirim sistemi problemi olan laktoz intoleransı; ciddi karın şişliğine ve gaz problemlerine yol açabilir. Laktoz; süt ve süt ürünlerinde bulunan bir çeşit karbonhidrattır.

 

 

Laktoz intoleransının yaygın nedenleri: Doğuşsal, süt ve süt ürünlerinin uzun süre tüketilmemesi, reflü ve gastrit gibi bazı sindirim sistemi sorunları.

 

 

Laktoz intoleransı ile savaşmanın yolları: Doğumsal olmayan laktoz intoleransında; süt ve süt ürünlerinin uzun süre tüketilmemesi en önemli etmendir. Bu nedenle süt ve süt ürünlerini beslenme düzenine yeniden eklemek gerekir. Sonradan gelişen (sekonder) laktoz intoleransında; bir süre gaz problemi çıkarsa dahi günde 1 bardak sütün düzenli tüketiminin zamanla vücudu laktoza yeniden alıştırabildiği bilinir. Süt her durumda şişkinlik yapmaya devam ediyor ise süt yerine yoğurt ve peynir tercih edilebilir.

 

 

Laktoz intoleransına karşı soframızdaki ilaçlar: Laktozsuz süt, laktazlı süt, yoğurt, probiyotik yoğurt, probiyotik içecek.

 

 

YUMURTALIK KİSTLERİ VE BAZI DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ

 

Yumurtalık kistlerinin ve bazı doğum kontrol yöntemlerinin şişkinliğe sebep olduğu biliniyor. Genelde bu tür şişkinlikler, dönemsel tekrarlıyor. Bu dönemlerde regl öncesinde dikkat edilmesi gerekenlere özen gösterilmesi gerekiyor.

OBEZİTE

 

Karın bölgesindeki aşırı yağ dokusunun şişkinlik hissine ve sindirim sistemi problemlerine neden olduğu biliniyor. Bu durumda kişinin ideal kilosuna dönmesi önem taşıyor.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber