Bu haber kez okundu.

Kadınlar hangi yaşta, hangi testi yaptırmalı?

Kadınların yaptırması gereken testler. Kadınlar hangi yaşta, hangi testi yaptırmalı?

Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesi ile hastalıklar da çok erken safhalarda artık tespit edilebiliyor. Bu gelişmelerden yararlanmak için teknolojinin nimetlerinden faydalanmak gerekiyor. Hiçbir problem bile olmasa kişilerin belirli yaşlarda ve aralıklarla bazı testleri yaptırmaları gerekiyor.

Söz konusu kadınlar olunca yaptırmaları gereken testler yaş grubuna göre farklılıklar gösteriyor. Bu testler, 40 yaşa kadar ve 40 yaşından sonra olarak incelenebilir. Jinekolog Ayşe Darama, tüm bu testler hakkında bilgiler verdi.

Pap smear testi: Jinekolojik muayene 18 yaşından sonra yılda bir kez ve aktif cinsel yaşam varsa pap smear testi ve vajinal ultrasonografi yapılmalıdır. 40 yaşına kadar pap smear 3 yılda bir, her yıl muayene olmak ve hiçbir sorun olmaması kaydıyla yapılmalıdır. 40 yaşından sonra ise pap smear her yıl 1 kez mutlaka yenilenmelidir. Pap smear testi jinekolojik muayene sırasında rahim ağzı ve vajinal sekresyondan alınan sürüntünün patolojik incelemesinin yapılmasıdır. Çok kolay yapılan ağrısız bir işlemdir. Rahim ağzı ve rahim kanserleri çok erken safhada bu testle yakalanabilmektedir.

SMEAR TESTİ NASIL YAPILIR?

Meme muayenesi: 20 yaşından itibaren kadınlar her adet dönemi bitiminde meme kontrollerini kendileri yapmalı, bunun nasıl olacağı konusunda doktorları tarafından eğitilmelidir. 20-40 yaş arasında meme muayenesi uzman doktor tarafından 3 yılda bir yapılmalı, muayenede ele gelemeyecek kadar küçük patolojilerin tespiti için de meme ultrasonografisi yapılmalıdır. 40 yaşından sonra ise her yıl meme muayenesi, mamografi ve meme ultrasonografisi yapılmalıdır.

KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ NASIL YAPILIR?

20 – 30 yaş arasında genel dahili muayene: Açlık kan şekeri, kan yağları, kolesterol seviyesi, karaciğer ve böbrek testleri, tiroit testleri, kanda prolaktin seviyesi tespiti, gaitada gizli kan, parazit tespiti, HIVtesti, hepatit b ve c testleri, direkt akciğer grafisi, karın içi organların ultrasonograik taraması, senede 3-4 kez belirli aralıklarla kan basıncı (tansiyon) ölçümü şeklinde sayılabilir. Her şey normalse ve hiçbir sağlık sorunu yoksa bu testler 5 yılda bir yapılmalıdır. 40 yaşından sonra bu incelemeler 2 yıl aralıklarla tekrarlanmalıdır. Sigara içiliyorsa akciğer grafisi senede bir kez yenilenmelidir.

40 – 50 yaş arası testler: 40 yaş civarında gastroskopi (mide içinin bir cihaz vasıtasıyla direkt gözlemlenmesi), 50 yaş üstünde kolonoskopi yapılmalı ve problem gözlenmiyorsa 5 yılda bir tekrarlanmalıdır. 50 yaş üstünde yılda iki kez gaitada gizli kan baktırılmalıdır. Çok ucuz ve kolay olan bu testle hazım sisteminde kanamaya sebep olan kanser vakaları yakalanabilir. 40 yaş üstünde göz tansiyonu ve göz dibi muayenesi yapılmalıdır, sorun yoksa 5 yılda bir tekrarlanabilir.

Menopoz öncesi: 45-50 yaş aralığında kemik yoğunluğu ölçümü yapılmalı, daha sonra 4 yılda bir yapılacak ölçümlerle mukayese etmek için saklanmalıdır.

Kilo kontrolü: Kadın sağlığında en önemli noktalardan biri vücut ağırlığını ve yağ oranını ideal seviyelerde tutmak, kilo kontrollerini ihmal etmemektir. Meme, kolon, rahim kanseri, safra kesesi hastalıkları ve diyabetin kilolu kadınlarda, zayıflara göre daha fazla oranda görüldükleri ispatlanmıştır.

Kan tahlilleri 
Düzenli olarak yaptırılan kan tahlilleri, genel sağlık durumu hakkında bilgi veriyor. Herhangi bir yakınma olmasa da, kişilerin 35 yaşından itibaren 2 yılda bir kan tahlili yaptırmasında yarar var. Damardan kan örneği alındıktan sonra laboratuvarlarda alyuvar ve akyuvarların durumuna bakılıyor, lökositler inceleniyor. Testlerden alınan sonuçlara bakılarak vücutta enfeksiyon ve alerjik bir durum olup olmadığı tespit edilebiliyor. Kolesterol ve kan şeker değerleri hakkında bilgi ediniliyor.

Daha çok 40’lı yaşlardan sonra görülen gut hastalığının teşhisi için kandaki ürik asit bakılması ve özellikle menopoz sonrasında kalsiyum vs’nin değerlendirilmesi için kan elektrolitlerinin (sodyum, potasyum, kalsiyum) kontrol edilmesi gerekiyor.

Gastroskopi ve kolonoskopi
Mide-bağırsak sisteminin değerlendirilmesi için 40 yaşından itibaren 50 yaşına kadar her 5 yılda bir, 50 yaşından sonra her 3 yılda bir gastroskopi ve kolonoskopi yaptırılmalı.

Kolon kanseri, en sık görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Sinsi tehlike, özellikle 50 yaş ve üzerindekileri tehdit ediyor.

Kolonoskopiyle kalın bağırsağın tümü incelenebiliyor. Çekim sırasında hastalar tomografi cihazına yatırılıyor ve kalın bağırsağa hava verilerek iç bölgenin görülmesi sağlanıyor. İşlem sonunda verilen hava geri alınıyor. Kolonoskopi yöntemiyle hekim ileride tümöre dönüşebilecek polipleri teşhis edebiliyor. Poliplerin cerrahi yöntemlerle alınması sayesinde, kolon kanseri oluşma riski önlenmiş oluyor.

Tonometre ile göz taraması 
Göz tansiyonu (glokom) yaptığı sinir hasarı ile körlüğe neden olabilen bir göz hastalığıdır. İlaç tedavisi ve lazer ile körlüğün önüne geçilir, ancak bu da erken teşhisle mümkündür. Dolayısıyla körlük riskine karşı glokomun rutin muayenelerine en geç 40 yaşında başlanmalı. Ancak ailede glokom hastası varsa bu testler daha erken yaşlara alınmalı.

Göz içi basıncında genel adı tonometre olan cihazlara başvuruluyor. Retina kontrolünde, gözün arka bölümünü görebilmek için gözbebeği damla formundaki ilaçlarla genişletiliyor.

Göz içi basıncı, tonometre cihazından kontrollü bir şekilde hava püskürtülmesiyle ölçülüyor.

Kalp için efor testi
Uzmanlar, 40 yaşını geçmiş her kadının yılda bir kez kardiyolojik check-up’tan geçmesini öneriyor. Ailede kalp krizi hikayesi bulunanlar içinse bu check-up daha erken yaşlarda yaptırılmalı. Efor testi, bu yaşamsal önem taşıyan check-up’ta başvurulan yöntemlerden biri.

Test, çoğunlukla koşu bandında uygulanır. Yaklaşık 10 dakika süren test sırasında kalp ve kalp kapaklarının durumu ile işleyişi hakkında bilgi veren EKG sürekli izlenir, belirli aralıklarla damar basıncı ölçülür. Efor testi egzersizi ritim ve ileti bozukluklarını araştırmak amacıyla yapılır. Bu sayede kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları da ciddi boyutlara ulaşmadan tedavi edilebilir.

Cilt muayenesi 
Özellikle vücudunda çok sayıda ben bulunanlar ve ailesinde cilt kanseri hikayesi olanlar, yılda bir kez dermatoloğa muayene olmalı. Çünkü benler, ölümcül bir kanser türü olan melanom riski taşır.

Melanomda yeni tanı yöntemi, dijital dermatoskopidir. Bu yöntemde yağlanmış deri yüzeyi ışıklı bir büyütme sağlayan dermatoskop ile incelenir. Vücuttaki benlerin haritası oluşturularak noktasal lokalizasyonlar belirlenir. Ardından her bir ben için dermatoskopik görüntü alınır ve kaydedilir. Böylece bir sonraki kontrolde elde edilecek görüntüyle karşılaştırma şansı sağlanır.

Tükürük testi
Dişlerde ciddi bir sorunla karşılaşmamak için her yıl düzenli olarak diş hekimi ziyaret edilmeli. Diş ve diş eti problemlerinin tespitinde, doğal bir koruyucu olan tükürüğün test edilmesi önemli. Bu test için tükürüğünüzün incelenmesi yeterli. Testte tükürüğün kimyasal ve mikrobiyolojik yapılarına bakılıyor. Bu sayede çürüklerin önemli bir sağlık sorununa neden olması önleniyor.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber