Bu haber kez okundu.

Günde 4 fincan felç riskini azaltıyor

Türkiye, kaliteli siyah çaya kolaylıkla ulaşabildiğimiz muhteşem bir coğrafyaya sahip. Bu nimetten faydalanmak konusunda oldukaça başarılı olduğumuz da aşikar. Peki günün her saati severek tükettiğimiz siyah çay hakkında bildiklerimiz ne kadar doğru ya da yeterli? Özellikle son yıllarda yeşil çay, siyah çaya oranla çok daha popüler hale geldi. Öyle ki yeşil çaya atfedilen tüm faydaların siyah çaydan elde edilemeyeceğine dair bir algı dahi oluştu. Oysa durum farklı. Her iki çay da aynı çay yaprağından elde ediliyor. Çay yaprağının toplanmasının ardından uygulanan kurutma yöntemi, aynı öze sahip farklı tipler oluşmasına sebep oluyor. Toplanan çay yaprakları, oksidasyon sürecinden önce fermante edilir. Yaprakların oksidasyon süresi, çay tiplerini ayırmada en önemli unsurdur. Konumuz olan siyah çay; beyaz, yeşil ya da oolang çaylarının tümünden daha uzun süre okside edilir. 

 

SİYAH ÇAY DAHA AROMATİK 

Uzun oksidasyon süresi, siyah çayın çok daha aromatik ve yoğun bir tada ulaşmasını da sağlar. Siyah çay, Çin ve Çin'e yakın ülkelerde demlendikten sonra ortaya çıkan renk sebebiyle 'Kırmızı Çay' olarak adlandırılır. Batı ülkeleri ise, yaprakların kuru halinden esinlenerek siyah çay demeyi tercih etmişlerdir. Ülkemizde her iki isim de kullanılıyor. Demlenmiş çayın kalitesi, kırmızının tonuyla ifade edilirken, bu tip çayın genel adı siyah çay olarak geçiyor. Siyah çay, sahip olduğu yoğun aromayı uzun yıllar koruyabilir. Peki siyah çayı öven araştırmalar, siyah çayın insan sağlığı üzerinde ne gibi faydalarını tespit etmişler dersiniz? Yapılan araştırmalara kısaca bir göz atalım: Hollanda Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü tarafından yapılan uzun soluklu bir araşırmada, düzenli çay içenlerin felç geçirme risklerinin azaldığı saptanmış. Siyah çayda oldukça yüksek seviyede bulunan Flavonoids'in (anti-oksidan özelliklere sahip bir madde) incelendiği farklı araştırmalardan da yardım alan ekip, 552 erkek günüllüye 15 yıl boyunca her gün düzenli olarak siyah çay içirmiş ve etkilerini incelemiş. Gönüllülerin büyük bir kısmında kalp krizi ve felç olma riskini arttıran LDL (kötü kolesterol) seviyesinde düşüş gözlemlenmiş. Bu faydalı düşüşe sebep olan madde ise tabi ki Flavonoids. Ancak içilmesi gereken çay miktarı da elbette önemli. Aynı araştırma sonucu göstermiş ki; günde dört fincan siyah çay içenlerin felç ve kalp krizine yakalanma riski, üç veya iki fincan içenlere oranla daha düşük. 

 

ANORMAL HAREKETLER AZALIYOR 

Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapılan bir diğer araştırmada; 66 gönüllü erkeğe dört ay boyunca her gün dört fincan siyah çay içirilmiş. Araştırma sonucunda, siyah çayın kan damarlarında meydana gelen, kalp krizi ve inme riskini oluşturan anormal hareketlerde azalma olduğu tespit edilmiş. Aynı araştırma sonucuna göre, bir fincan siyah çay içenlerin iki saat boyunca kan damarlarının işleyişinde uzun vadede hipertansiyon riskini azaltacak iyileşmeler yaşandığı tespit edilmiş. 

 

SİYAH ÇAY YEŞİLİ KADAR YARARLI

Çay hakkında yapılan araştırmalara bakıldığında bilim adamlarının daha çok yeşil çaya yöneldiklerini görürüz. Yeşil çay, oldukça güçlü bir anti-oksidan madde olan Epigalokateçin Galat'tan (EGCg) oldukça zengindir. Siyah ve yeşil çay arasındaki farkları inceleyen bilim adamları, EGCg değerlerini karşılaştırdıklarında, yeşil çayın daha zengin olduğunu görmüşler. Aynı çay yaprağından olmalarına rağmen EGCg değerleri arasındaki farkın, siyah çayın fermantasyon sürecinden kaynaklandığını da tespit etmişlerdir. Elde ettikleri bu veri, siyah çay yerine yeşil çay içmenin çok daha doğru bir seçim olduğu kanısını oluşturmuş durumda. Oysa bu yaklaşım, farklı ve faydalı birçok maddeyi bünyesinde barındaran siyah çaya yapılan bir haksızlık. Böyle düşünen bilim adamları siyah çayın içerdiği maddeleri de incelemişler. Siyah çaya koyu rengini veren theaflavins ve thearubigens adlı bileşiklerin, insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin yeşil çayı aratmadığını da tespit etmişler. Suudi Arabistan'da yapılan araştırmada; 3 bin kişiye düzenli olarak çay içirilmiş. Yapılan incelemenin ardından, kalp krizi riskini artıran kandaki trombosit seviyesinin, düzenli çay içenlerde düşüş gösterdiği tespit edilmiş. Öyle ki arastırmacılar, düzenli çay içenlerin kalp krizine yakalanma riskinin yüzde 50 azaldığı kanısına varmışlar. 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber