Bu haber kez okundu.

Duygusal Şişmanlığa Dikkat!

Bu konuda yapılması gerekenleri sıralayan Zünbülcan, "Duygusal açlık veya duygusal şişmanlık, fizyolojik açlıktan oldukça farklıdır. Fizyolojik açlık, bedenin ihtiyacı olan kalori ve besin ihtiyacıdır. Duygusal açlık, kalbin ve ruhun sıkıntısından karnın doyma sesinin duyulmadığı bir açlıktır. Günümüzde hem kadınları hem erkekleri derinden etkileyen duygusal açlık, özellikle hormonal ve psikolojik açıdan çeşitli değişimlerin yaşandığı dönemlerde ortaya çıkar.

Duygusal açlık dönemlerinde yeme sınırı yoktur. Adeta bir boşluğu doldurmak istercesine çikolata, pasta, hamburger gibi yüksek kalorili besin tüketimi vardır. Keyif veya mutluluk bulma amacıyla oturulan sofralardan, genelde alınan yüksek kalorilerin vicdan azabıyla kalkılır. Kişi yemek yedikçe problemin çözüleceğine veya üzerinin örtüleceğine inandığı için duygusal yeme dönemlerinden kilo alınarak çıkılır. Bu durumda yeme krizlerinin nedenleri bulunmalı ve çözüm sürecine gidilmelidir." dedi.

Zaman’da yer alan haberde stres anında kortizol adı verilen hormonun fazlaca salındığına dikkat çeken Zünbülcan, "Kortizol metabolimayı yavaşlatır, besin alımını arttırır. Bu nedenle stresli dönemlerde duygusal şişmanlıkla karşılaşılır. Aç değilken besin tüketimi, gizlice ve hızlı bir şekilde yemek yeme eğilimi, kızgınken öfkeli bir şekilde besin tüketimi, yedikçe sakinleşme durumu varsa duygusal açlıktan bahsedilebilir. Duygusal açlık, kısır döngünün başlangıcıdır. Kişi mutsuz oldukça yer, yedikçe mutsuz olur. Başta sadece mutsuz oturulan sofradan, kilolu ve mutsuz kalkılır. Bu durum insülin direnci, reaktif hipoglisemi, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve depresyon için önemli bir risk faktörüdür." şeklinde konuştu.

Başa çıkmak için öncelikle fiziksel mi yoksa duygusal mı aç olunduğunun tespit edilmesi gerektiğini belirten Derya Zünbülcan, "Kendinize, 'Gerçekten aç mıyım?' diye sorun ve bedeninizin cevabını içten bir şekilde dinleyin. Aldığınız cevap eğer, 'Aç değilim ama yine de yemek istiyorum.' ise duygusal yeme probleminizin nedenini bulmaya çalışın. Hangi besinlere yöneldiğinizi tespit edebilmek için yediklerinizi, saatleri ve besini tükettiğiniz andaki hislerinizle birlikte not edin. Yediğiniz şeyleri kaydetmek, daha kontrollü yemenizi sağlayacaktır." dedi.

Hızlı zayıflamak adına bilinçsize uygulanan düşük kalorili diyet programlarının, kişiyi gece yeme ataklarıyla birlikte duygusal açlığa itebildiğine dikkat çeken diyetisyen Zünbülcan, bu sebeple bunlardan da uzak durulması gerektiğini ifade etti. Özellikle buzdolabının düzenli olması gerektiğini belirterek, poğaça, börek, pasta gibi aşırı yağlı ve kalorili besinler yerine süt, yoğurt ve taze mevsim meyveleri bulundurulmasını tavsiye etti.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber