Bu haber kez okundu.

Dİliniz hakkında bilmedikleriniz

Diliniz hakkında muhtemelen bilmediğiniz 13 şey…

 

Dilimiz vücudumuzdaki en özel organlardan biri. Dil denince akla hemen lisan geliyor ancak bu küçük ama etkili organın çok fazla görevi ve özelliği mevcut. İşte size diliniz hakkında muhtemelen bilmediğiniz 13 şey!

Kimisi dondurma yerken, kimisi öpüşürken, kimisi de dudaklarını silerken anlar önemini dilin. Ancak dilimiz hakkında bilmemiz gerekenler muhtemelen bildiklerimizden daha fazla. Sizler için diliniz hakkında bilmek isteyeceğiniz en ilginç bilgileri bir araya topladık.

 

GÜÇ

 

Dilimiz vücudumuzdaki en güçlü kaslardan biridir. Örnek vermek gerekirse dünya rekoru 10 kilo kaldırabilen bir dil olarak kayıtlarda bulunuyor. Diliyle uçak, araba gibi araçları çekenleri bir kenara bakacak olursak, dil kaslarına yeterli antrenmanı yaptıran biri 10 kiloya kadar bir ağırlığı dilinde taşıyabiliyor.

 

GENİŞLİK

 

İnsanlar arasında en geniş dil 8 santime kadar çıkabiliyor. 8 santimden daha geniş bir diliniz varsa kesinlikle bir doktora görünmenizde fayda var çünkü normal oranlardan fazla genişlemiş bir dil kötü hastalıklara delalet olabiliyor.

 

UZUNLUK

 

Dünyadaki en uzundiller ise erkeklerde 10, kadınlarda 7 santime kadar çıkabiliyor. Diliniz daha uzun bir ölçülere sahipse hemen rekorlar kitabına girmek için başvurunuzu yapabilirsiniz!

 

TATLAR

 

Dilimiz 5 faklı tadı alma özelliğine sahiptir. Bunlar arasında 4 tanesi: acı, ekşi, tatlı ve tuzlu olarak yaygın bir şekilde bilinir. Bilinmeyen ise “Umami” olarak adlandırılan tat türü. En azından ülkemizde bilinmiyor çünkü Türkçe’de bu kelimenin karşılığı olacak bir terim bulunmuyor. Ancak ‘buruk mayhoş’ olarak tanımlayabileceğimiz bu tadın mucidi Japonlar, tanımlamayı yaparken; uzun süre kalan, ağzı sulandıran ve dilin üzerini kaplayan bir his veren tat olarak anlatıyorlar. Şimdi diyeceksiniz “Kardeşim bildiğimiz dilden konuşun!” O zaman şöyle diyelim; olgun domates, mantar, terbiye edilmiş et, çin pırasası, balık gibi gıdalar umami tadını en net şekilde veren yiyecekler olarak biliniyor.

 

Bu tat türü 1908’de Japonya’da ortaya atıldıktan sonra, 1985 yılında yapılan bir sempozyumda dünya literatürüne geçecek şekilde kabul edilmiştir. Buradan bu vesileyle bu tadı literatüre sokan Kikunae Ikeda’yı da rahmetle anıyoruz, insanlığa verdiği büyük hizmetten dolayı tebrik ediyoruz.

 

DİL İZİ

 

Dil izimiz, parmak izlerimiz gibi kendimize özel bir imzamızdır. Yarın öbür gün bir suç işlerseniz olay mahalinde herhangi bir şey yalamamaya özen gösterin, dil iziniz sizi ele verebilir. Zaten en başta suç işlemeyin dilinizi de buna alet etmeyin.

 

DİL FARKI

 

Dilimizle burnumuz arasında büyük bir tanımlama farkı vardır. Dilimiz herhangi bir maddeyi tadından daha hızlı bir şekilde tanıyacak şekilde, burnumuzdan 25.000 molekülden fazla bir güçle çalışır. Misal madende çalışanlar herhangi bir taşın ne taşı olduğunu kokusundan değil, tadından tespit ederler.

 

MİKROPLAR

 

Dilimizde 600 farklı türde bakteri barınır ve ağzımızın içerisinde adeta bir imparatorluk kurmuşlardır. Ancak iğrenmeyin bunların çoğu iyi huylu bakterilerdir ve dilimizin salgıladığı her bir damla sıvıda 1 milyon bakteri bulunur. Bu bakterilere karşı bağışıklığı olmayan bir canlı türünü yalayarak öldürebilir misiniz bilinmez, ancak bilim kurguya girecek olursak teknik olarak ağzımızdaki bakterilere karşı zaafı olan bir uzaylı ırkı dünyayı istila edecek olursa, onları Fransız öpücüğüyle püskürtmek zorunda kalabiliriz.

 

KÜLTÜR

 

Dil hareketleri farklı kültürlerde farklı anlamlara gelebilir. Misal dünyanın genelinde dil çıkartmak, dalga geçmek veya eğleniyor olduğunuzu göstermek anlamına gelebilir. Ancak Tibet’te dilinizi çıkartmak karşınızdaki kişiye “iyi günler” , “merhaba” anlamında bir mesaj gönderir.

 

TEMİZLİK

 

Dil ağız temizliğimizde birinci derecede rol oynar. Eğer diliniz olmazsa, dışarıdan bir yardım almaksızın ağzınız kendisini temizleyemez. Dil bu konuda reflekslere sahip bir organdır, yemek yemenizden hemen sonra otomatik olarak ağzınızı temizlemeye başlar.

 

PERFORMANS

 

Dilin hangi gıdayı ne kadar sürede tüketebileceğine dair kesin deliller yok ancak Tootsie Roll firması bir lolipopun yarısını dilin ne kadar sürede tüketebileceğini öğrenmek için bilimsel bir deney gerçekleştirmiş. Bu deneyin sonucunu yazının sonunda bulabilirsiniz. Ancak şimdi bir düşünün, bir lolipopun yarısını kaç dil darbesiyle tüketebilirsiniz?

 

KONUŞMA

 

Ses çıkartmak dünyadaki kara canlılarının çoğunda bulunan bir özellik. Ancak sesleri bir konuşmaya dönüştürmek insanların uzmanlık alanı. İnsanlar haricinde kelimeleri dile getirebilen canlılar olarak kuşlar başı çekiyor. İnsan, sesini gırtlaktaki ses kolonları içerisinde oluşturur ve ağza gönderir, ağız içerisinde dil, dişler, dudaklar koordineli bir çalışmayla sesi kelimelere ve sözlere dönüştürürler. Fakat bu koordinasyon içerisinde en büyük rol dilindir. Şimdi diş yapınızda bir bozukluk olursa söylediğiniz bazı kelimeler anlaşılmaz. Mesela al dişlerini çok öndeyse “ş” ve “ç” harfleri birbirine karışır. Üst dişleriniz, alt dudağınızın uzanamayacağı kadar çok öndeyse “f” harfi size sıkıntı yaratır. Dudaklarınız olmazsa söyledikleriniz çok güçlükle anlaşılır. Ama diliniz olmazsa hiç birşey söyleyemezsiniz. Bu yüzden zaten konuştuğumuz lisanlara “Dil” diyoruz. Dil hareketleri konuşmamızı birinci derecede etkiler. Yapılamayan dil hareketleri bize harf kaybettirir. Bunun en yaygın örneği “R” harfidir. Doğru dil hareketi yapılamadığında “R” harfi bir türlü ağzınızdan çıkmaz.

 

DİL DÖNMESİ

 

Her ne kadar dilimiz konuşmamızı sağlasa da bazen dilimiz dönmez. Dilimizin dönmemesinin sebebi, birbirinden zor dil hareketlerini art arda yapamayışımızdır.

 

RADİKAL

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber