Bu haber kez okundu.

Çocuğunuzun yemeklerini hazırlarken…

\"\"

–               Aldığınız sebze, meyve ve etlerin taze olduğundan emin olun

–               Yemek hazırlarken kullandığınız bıçak, kesme tahtası, mikser gibi ekipmanların temiz olması,

–               Yemeği hazırlamaya başlamadan önce mutlaka elinizi yıkayın,

–               Kullanıcağınız gıdaları az suda buharda pişirin. Çünkü bazı besinler ısıya dayanaklı değildir ve vitamin kayıpları meydana gelir.

–               Yemeklere şeker ve tuz eklemeyiniz.

–               1 yaştan önce bal vermeyiniz.

Bebeğin aile sofrasına oturarak yemeğe başlaması ilerki yıllarda daha sağlıklı bir beslenme alışkanlığı  kazanması açısından çok  önemlidir.

Yaşamın ilk 2 yılı fiziksel olarak ve sosyal büyüme ve gelişme açısından birçok değişikliğin hızlı geçtiği bir dönem. Bu dönemde yaşanan değişiklikler çocuğun yemesini ve besin alımını etkiler.

Çocuklukta alınan yeterli ve dengeli besin alımı, çocuğun ileriki yaşlarında, çevresiyle olan etkileşimini etkiler, yaşadığı ortama daha kolay adapte olabilir, yeni şeyleri öğrenmek için enerji ve istek duyar ve  ailesiyle daha kolay iletişim kurabilir.

1-5 yaş grubu çocukların en önemli silahı yiyecekleri reddetmesi ve aileye veya çevreye karşı duyduğu tepkiyi yemek yememekle göstermesidir. Bu yaş grubu çocukların özentilerinin geliştiği bir dönem olduğu için, çok sevdikleri, örnek aldıkları bir yetişkini taklit edebilirler veya çok yakın arkadaşlarından etkilenebilirler. Kızlar genelde annelerini, erkek çocuklar ise babalarını taklit ederler. Bu yüzden ailenin beslenme konusunda ki davranış ve tutumları çocuk için model oluşturur. Çocuklar mutlaka 10. aydan itibaren aile sofrasında aile ile birlikte yemeğe alıştırılmalıdırlar. Masa kurallarını öğrenmeleri açısından bu önemlidir. Birlikte yemek yenilirken yemekler hakkında yapılan yorumlara dikkat edilmelidir, unutulmamalıdır ki çocukların hafızası çok kuvvetlidir ve herşeyi dinleyip, kaydederler.

Anne ve babanın, aile büyüklerinin veya çocuğa bakan kişilerin sorumluluk duygusu ile çocuğun günlük beslenmesinde tükettiği besinlerle yetinmemesi, zorlaması, kendi çocuğunuz ile başka çocukların yediklerini kıyaslaması ciddi sorunlara yol açabilir.

Eğer ki çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi normal ise, yemek alışkanlıkları bir sağlık sorunu yaratmıyorsa, çocuğunuz gerektiği kadar yiyorsa, bazen öğün atlasa bile bu bir sorun yaratmaz. Burada çocuğunuzun bir birey olduğunun bilinmesi ve iştahının zaman içinde değişebileceği unutulmamalıdır. Çocuğunuzu yemek yemesi için zorlamak yerine neden yemek istemediği belirlenmelidir. Gerçekten aç olmayabilir, çok yorgun düşmüş ve yemek yemek  için hali olmayabilir.

Eğer çocuğunuz yemek yemeyi reddediyorsa,  yemek sofrasından kalkmalı. Hiç yorum yapılmadan tabağı masadan kaldırılmalıdır. Bu aile için belki zor bir yöntem olabilir ama bir sonraki yemek zamanında çocuğunuz acıktığı için yemek yemek isteyecektir.

1 yaşındaki bir çocuk bir yetişkinin yiyebiliceği 1 porsiyon yemeğin yarısının 1/3 ini tüketebilir. 3 yaşına geldiğinde yarısını, 6 yaşına geldiğinde ise 3/2 sini yiyebilir.

2 yaşına geldiğinde çocukların %50 si seçici olurlar, yeni bir gıda denetilmek istendiğinde tepki gösterirler. Aileler istekli ve sabırlı olup 8-15 kez o besini denetmek için uğraşmalılar, pes etmemelidirler. Genellikle çocuklar sade çok karışık olmayan yiyecekleri tercih ederler. Mideleri küçük olduğu için sık sık ara öğün yapmaları gerekir. Bu ara öğünlerde meyve, meyve suyu, peynir, süt, kraker tercih edilebilir. Bu gıdalar enerji ve vitamin içerir. Eğer çocuğunuz ana öğünlerde iştahsızsa o zaman ara öğünleri azaltabilirsiniz.

Bir yetişkin gibi çocuklarda önlerine konulan yemeğin rengine, kokusuna, tadına, görüntüsüne , ısısına önem verirler. Karışık lezzetlerden hoşlanmazlar. 2-6 yaş çocukları pişmiş sebze yerine çiğ sebzeyi daha çok tercih ederler. Sadece sevdiği, favorisi olan 1-2 yemek vardır, hep onları yemek yemek isterler. Sevdiği hep aynı yiyecekleri değil farklı yiyecekler denetilmelidir. Aileler, küçük porsiyonlarda o yemek hakkında yorum yapmadan ve zorlamadan denetmeye çalışmalıdırlar, o zaman başarılı olacaklardır. Tahılların içine sebze ve meyveler eklenerek tükettirilebilir. Arada nadiren tatlı, tuzlu seçenekler verilebilir.

Çocuklar mutlaka küçük yaşlardan itibaren kendi kendine yemeğe teşvik edilmeli, aileler yetersiz enerji ve besin alacak endişesi duymamalıdırlar.

Çocuğun gerçekten ne yediğini bilmek önemlidir. Yaşına göre boy, kilo takibi yapılarak, büyüme ve gelişmesi takip edilmeli, günlük aldığı enerji, protein, vitamin ve mineral gereksinmesi hesaplanarak, tükettiği ile karşılaştırılmalıdır.

 

 

 

 

sozcu.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber