Bu haber kez okundu.

Bebeklerin bağışıklığını güçlendirmek!

Havalar yavaş yavaş soğumaya başlıyor. Bebeğiniz hastalanmaya daha meyilli. Ama siz mikroplarla savaşmasında ona yardım edebilirsiniz!

Aşırı sıcak evler, havasız alışveriş merkezleri ve kalabalık otobüsler… Bunların hepsi kış mevsiminin dezavantajları arasında. Ama bu bebeğinizi pamuktlara sarıp battaniyelere sarmalayıp dolaştırmanız anlamına gelmiyor! Soğuk algınlıkları gibi bebeğinizin ufak enfeksiyonlar kapması çok normal. Hatta bu şekilde vücudundaki antikorlar devreye girer ve gelecekteki hastalıklar için yavrunuz daha dirençli olur. Şu da bir gerçek ki onu bütün mikroplardan korumanız mümkün değil! Ama bebeğinizin bağışıklığını güçlendirerek hastalıklardan korunma şansını artırabilir, hastalansa bile çabucak ondan kurtulmasına yardım edebilirsiniz.

Emzirin
Soğuk algınlıkları baş gösteriyorsa bebeğinizin vücudundaki antikorların üremesini hızlandırın. Bağışıklık sistemindeki proteinler, bakterileri ve virüsleri etkisiz hale getirir. Bebeğinize anne sütü vererek bu antikorların onun vücuduna geçmesini sağlayabilirsiniz. Emzirmek bebeğinizin korunmasına ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine destek olur. Onu, dört aydan altı aya kadar sadece anne sütüyle beslemeye çalışın. Katı besinlere geçmeye başladığınızda da anne sütünü biraz da olsa vermeye devam edin. Yaklaşık bir yaşına kadar bu şekilde besleyebilirsiniz.

C vitaminini artırın
C vitamini bebeğinizin bağışıklığının güçlenmesi için çok besleyici ve yararlı. Zararlı bakterileri yok eden akyuvarların ve bağışıklık sitemindeki bütün virüslerin üzerinde etkili, doğal bir protein olan interferonun üretimi için oldukça gerekli. Böylece bebeğinizin vücudu virüslere karşı korunur.

Bütün sebze ve meyveler C vitamini açısından zengin. Bu yüzden bebeğinizin bu besinlerle en iyi şekilde beslendiğine emin olun! Bir kez bebeğinizi sütten kestiğinizde, bir yaşın altındaki bebekler için günlük 25mg. (Beş adet çilek, yarım porsiyon kivi ya da bir tutam brokoli.) olan C vitamini gereksinimini eksik etmeyin!

Uyusun da büyüsün
Eğer bebeğiniz yeteri kadar uyumuyorsa ya da bir uyku düzeni yoksa bu onun bağışıklık sistemini de etkiler. Uykusunu yeteri kadar alamayan yetişkinlerin vücutları nasıl fazla antikor üretemezse bebekler de aynı şekilde kendini güçlü tutamaz. Genel bir kural olarak 3 aylığın altındaki bebekler, yetişkinlere oranla bütün gün ve gece boyunca uykuya iki katı daha fazla ihtiyaç duyar. 6 aydan itibaren gündüzleri iki-üç kez uyuklayan çoğu bebekler ise geceleri 12 saat kadar uyur. Bebeğinizin uyku sırasında aşırı soğuğa ya da aşırı sıcağa maruz kalmamasına özen gösterin! Çünkü yanlış ayarlanan bir ısı derecesi yavrunuzun uyanık kalmasına neden olur. Eskiler, uyuyan bebeğin üzerine kar yağarmış derler, çok doğru ancak aşırı sıcak da bebeğinizde sıkıntı yaratır. Odasının yaklaşık 16 derece ve 20 derece arası olması gerekir. Miniğiniz size yeteri kadar uyumuyor gibi gözükse de endişelenmeyin! Birkaç aylık bebekler genelde gündüzleri çok fazla uyur ve geceleri uyanık kalır. Önemli olan bebeğinizin sessiz ve rahat bir ortamda yeteri kadar uyuyor olması!

Temiz hava demek, bol uyku demek
Soğuk kış günlerinde içgüdüsel olarak bebeğinizi evde, sıcak bir ortamda tutmak isteyebilirsiniz. Ama küçüğünüzü arabasına bindirip dışarıda dolaştırmak inanın ona çok iyi gelir. Temiz havanın ve egzersizin kıymeti genelde bilinmez! Oysa ki temiz hava alması bebeğinizin bağışıklık siteminin gelişmesini destekler.

Sebebini tam olarak bilmesek de halinden memnun, rahatlamış bebekler daha iyi bir bağışıklık sistemine sahip olur ve enfeksiyona daha az yakalanırlar. Bu yüzden onu sık sık dışarıda dolaştırın. Böylece öğleden sonra da rahat rahat uyumasını sağlamış olursunuz.

Sıcağa sarın
Son yıllarda “Soğuk hava insanı hasta etmez, virüs ve mikroplar hasta eden.” Gibi bir düşünce var. Doğrudur ancak bir küçük ayrıntı dışında. Soğuk hava doğrudan hastalığın nedeni değildir ama bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğinden hastalıklara davetiye çıkarır. Anlayacağınız bu sadece eskilerin bir söylemi değil. Bebeğinizin soğuğa maruz kalması bazen hastalanmasına neden olur. Yapılan bir çalışmaya göre kişilerin  % 29’u soğuğa maruz kalarak, % 9’u ise sıcağa maruz kalarak hastalanır. Araştırmacılara göre soğuklar baş gösterdiğinde birçok insan az da olsa enfeksiyona yakalanır ama bazılarında belirtilerine rastlanmaz. İnsanlar üşütseler bile burun kanallarındaki kan damarları, enfeksiyonlarla savaşan beyaz hücrelerdeki kan akışını yavaşlatır. Bu da virüslerin etkisi altına girmesine izin verir. Bu yüzden dışarı çıkarken küçük burnunu bir güzel sarıp önleminizi alın.

Mineral alımını artırın
Demir, oksijeni ve vücut için gerekli diğer besleyicileri taşıyan sağlıklı alyuvarlar için önemli bir mineral. Bebeğiniz bir çeşit ‘demir deposu’ ile doğar. 6. aydan itibaren bu depo tükenir. Bu yüzden yedirdiğiniz besinlerle ona mineral desteği yapmanız gerekir. Etler mineral bakımından zengin olur. Dolayısıyla bebeğinizi sütten kestikten sonra günde bir porsiyon et yedirmeniz yararlı olur. 6 ve 8. aylıkken beyaz et; 8.aydan sonra da kırmız et verebilirsiniz.

Koyu yeşil lifli sebzeler, kuru kayısı, bezelye, baklagiller, vitaminle zenginleştirilmiş mısır gevreklerinin hepsi, demir bakımından çok zengin! Bebeğinizin enfeksiyonlarla savaşan akyuvarlarının ve bağışıklık sistemini güçlenmesi için çinkoya da ihtiyacı var. Doğumundan 6 aylık olana kadar günlük önerilen çinko miktarı 4 mg. 7 aydan 3 yaşa kadar önerilen miktarsa 5 mg. Çinko ise anne sütünde, tam tahıllarda, ekmek ve tohumlarda, yağsız et ve balıkta bulunuyor.

Havayı temizleyin
Lavanta yağının bebeğinizi sakinleştirici bir etkisi var ayrıca antibakteriyel. Ama lavanta yağını direk olarak bebeğinizin cildine uygulamamanız gerekir. Bu yüzden kışın yavrunuzu mikroplardan korumak için odasını hafif hafif lavanta kokusuyla havalandırın. Bir kap sıcak suya bir damla lavanta yağı damlatın ve bebeğinizin karyolasının başına koyun. Bu sadece onu hastalıklardan korumaz ayrıca rahatça uykuya dalmasını sağlar.

Ev terapisi yapın
Doktorunuza sorarak evde yaptığınız bazı bitkisel ilaçlar da bebeklerin soğuk algınlığına yakalanmasını engeller. Bitkisel çaylarla da soğuk algınlığına karşı önlem alabilirsiniz. Hepimizin bildiği, şarkısı bile olan nane limon kabuğunun yanı sıra mercanköşk, ıhlamur, papatya gibi çayları, tekrar söyleyelim doktorunuza da danışarak bebeğinize verebilir, onu rahatlatabilirsiniz. Ayrıca bıldırcın otu da özellikle geceleri artan kulak ağrıları için bebeğinize iyi gelir. Ayrıca sarımsağa kokusunu veren allicin maddesi bebeğinizi soğuk algınlığından ve gripten korur. Onu sütten kestiğinizde mamasının içine bir miktar sarımsak koymayı unutmayın!

 

 

 

 

sozcu.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber