Bu haber kez okundu.

Bazı insanlar neden yazın bile üşür?

Ancak ısıtma tarafı hasarlı olan kişilerde bu üşüme bir türlü geçmez. Bunun sebebi kansızlık, tiroid hastalıkları, bazı hormon hastalıkları, astım, müzmin nezle-sinüzit, KOAH ve şeker hastalığı olabilir…

İnsanlar otomatik ısı kontrolü olan canlılar grubundandır. Vücut ısılarını kutupta -50 derece veya ekvatorda +50 derecede dahi ortalama 36.5 derece civarında tutabilirler. Bu kontrol sistemi otomatik çalışan bir termoregulatuar sistemdir. İnsanlar bu özelliklerinden dolayı, benzer birçok memeli, omurgalı ve sıcakkanlı gibi dünyanın her yerinde yaşayabilir. Ama bedenlerinde bu ısı ayarı olmayan soğukkanlı canlılar ise(örnek olarak yılan ve kertenkeleler) ancak dünyanın belli bölgelerinde yaşamaktadır.

BELİRTİLER ORTAYA NASIL ÇIKAR?

İnsanlardaki bu otomatik ısı kontrol sistemi harikulade bir adaptasyon mekanizmasıdır. Yandaki fırın gibi sıcak odaya girdiğimiz anda, terlemeye başlarız, su içme ihtiyacı duyarız, üstümüzdeki giysilerimizi azaltırız, serin bir köşe ararız vs. Tam tersi buzhane gibi bir ortama girer girmez hemen kıl diplerimizdeki adalelerimiz kasılarak enerji tasarrufu yapar, enerji üretmek için durduğumuz yerde yapabileceğimiz her şeyi yapmaya başlarız (titremek, astımlı veya eğilimli iseniz öksürmek, allerjik veya nonallerjik nezleniz varsa ardı ardına hapşırmak gibi).

HEPSİ İÇGÜDÜSEL

Burada amaç en kısa yoldan enerji üretmek ve vücudumuzu ısıtmaktır. Sıcak-soğuk sıvı içmek, tuvalete gitmek, giysileri çıkarmak veya ilave giysi giymek, soğuk-sıcak bir köşe aramak hemen içgüdüsel olarak yaptığımız olaylardır. Düşünün insanlar ve birçok memeli omurgalı sıcakkanlı canlı, dünyamızın eski buzul çağlarını, dokumacılık ve modern inşaat imkanları olmadığı dönemlerde, her şeye rağmen hayatta kalarak atlatmıştır.

HERKESTE ISI KONTROLÜ TAM ÇALIŞIYOR MU?

Hayır. Kabaca insanların dörtte birinde bu sistemde arızalar olmaktadır. Bazıları her ortamda yazın ağustosta bile üşürken, bazıları da kışın en soğuk günlerinde bile terleyebilir. İnsan dahil tüm memelilerdeki beden kıl sayısı aşağı yukarı aynıdır, 200 milyon civarında. Ancak kılların özelliği her canlı için farklılık gösterir. Aynı sayıda kılı olan kedi soba, kalorifer kenarını pek severken, kutupköpekleri ise kar üzerinde uyumayı tercih eder. İnsanlarda da kıllar giderek, tıraş, epilasyon gibi yöntemlerle azaltılmaya çalışılmaktadır. Normal sağlıklı bir kişi, 22-25 C sıcaklıkta bir denize girdiğinde ortalama bir dakika civarında üşümesi geçmesi lazımdır, vücudu hemen deniz sıcaklığını dengeler. Ancak ısıtma tarafı hasarlı olan kişilerde bu üşüme bir türlü geçmez ve kişiler kaçarcasına denizden çıkarlar. Kansızlık, tiroid hastalıkları, bazı hormon hastalıkları, astım, allerjik olsun olmasın her tür müzmin nezle-sinüzit, KOAH, şeker hastalığı gibi sorunlar bu duruma yol açabilir. Bazen de her şey normalken, önceden geçirilmiş bir hastalık sekeli olarak üşüme kalabilir.

TİROİD DE ETKİLEYEBİLİR

Özellikle menopoz dönemi ile birlikte hanımların ısı kontrolünün soğutma tarafı hasarlanır. Yine bazı tiroid hastalıkları, bazı hormonal hastalıklar, bazı kan hastalıkları buna sebebiyet verebilir. Bazı insanlarda bu bozukluk doğuştandır. Bazı insanların hem ısıtma hem de soğutma sistemleri bozuk olabilir.

Fazla giyinmek sizi korumaz!

Yine bizim kendi eğitim-kültür ve geleneklerimize göre belirlediğimiz önemli son etken de giysilerimizdir. Giysiden amaç; üşümemek, terlememek, yeterli güneş temasına engel olmamak, gelenek ve modaya uygun olmak denilebilir. Kol, bacaklar ve yüzümüz direkt güneş ışınlarını günde en az yarım saat özellikle öğlen saatlerinde almalı, bu durum özellikle D vitamini sentezi için çok hayati… Fazla giyinmek insanı üşümekten korumaz, bilakis ne kadar çok giyinirseniz, zamanla o kadar çok üşüdüğünüzü anlarsınız. İnsan zamanla kendi kültürünü normal zannederek her şeye alışıyor. Kışın Avrupa ülkelerine gittiğinizde her yerde mini etek ve tişörtle bisiklet kullanan kızlar görüyorsunuz, bizimkiler ise kat kat giyinip yine üşüyorlar. İşin mutlaka bir tarafı da, çocukluktan beri olan şartlanma kısmı. Süreki hep üşüme uyarısı ile büyüyen kişiler daha çok üşüyor belki de. Niye Avrupalılar yıl boyu dondurma yiyor da biz dondurmayı sadece yazın yiyoruz? Herhalde sağlıklı insanların bazı alışkanlıklarını değiştirme zamanı geldi.

GÜNLÜK YAŞAMA DA SEKTE VURUYOR

Siyah beyaz tele-vizyon dönemindeki reklamların klasiklerinden biri de; “Yak şu kaloriferi donuyoruz ve söndür şu kaloriferi pişiyoruz” diyen apartman sakinleri arasında kalıp “Elmor” diye bağıran kapıcıydı. Günümüzde bu sorun kombi sistemleri ile büyük oranda çözüldü ama bu sefer de sorun ev içine taşındı. Üşüyen bir hanım ile kışın ortasında şort-atletle gezen eşinin odaları ayrıldı. Kabaca ten uyumu, elektrik almak denilen paket programın önemli bir ögesinin de bedenlerin ısı uyumu olduğu anlaşıldı.
Biz zaten üşümeden fobik korkan bir toplumuz. Bizler için idrar yolları iltihabı üşütmek, sinüzit-bronşit olmak üşütmek, zatürre olmak üşütmek, akıl hastalığı kafayı üşütmek vs dir. Neden de hep; terliksiz dolaşmak, banyo yapıp sokağa çıkmak, az giyinmek gibi olaylardır. Halbuki ısı kontrol sistemi normal çalışan kişilerde bu nedenler hiç de hastalık sebebi değildir. Demek bu olaylardan etkilenenler, ısı merkezi hasarlı-bozuk kişilerdir.

TEDAVi iÇiN NE YAPILABİLİR?

EŞLİK eden hastalık varsa uygun olarak tedavi edilmelidir. Astım ve allerjik olsun olmasın müzmin nezlesi olan kişilerde en etkin ilaç kortizon bazlı olanlardır. İnsanların boy-kilo oranları bozuldukça, kural olmamakla beraber, ısı kontrol sistemleri de bozulmaya başlar. Bu nedenle ideal kilolarında olmaları önemlidir. Hareket etmek, spor yapmak çok önemlidir. Isı kontrol sistemimizi ayakta tutar, düzenli spor yapmak bu nedenle çok önemlidir. Vücudumuzu bir kombi-kalorifer sistemi gibi düşünürsek, açık damarlar da sistemin su borularıdır. Damarları tıkayan iki önemli olay sigara içme ve yüksek kolesterol-lipid düzeyleridir, sigara içilmemeli, yağ oranları normalize edilmelidir. Özellikle yaşlılıkta en önemli organlarımız, açık damarlardır. Eski hamamlardaki sıcaktan sonraki soğuk oda veya havuzlar, muhtemelen bu ısı kontrol sistemimizin daha iyi çalışmasına olanak vermekteydi. Birçok kültürde olan bu ardı ardına sıcak-soğuk temaslı banyoları bu düşünce ile değerlendirmeliyiz.

 

sozcu.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber